Türkân Saylan ve Çağlayan mitingi!

Hayatını ülkesinin ilerlemesine, çağdaş cumhuriyet değerlerinin korunmasına, eğitimin yaygınlaştırılmasına adamış bir sivil toplum abidesidir o bana göre...

Haberin Devamı

Hayatını ülkesinin ilerlemesine, çağdaş cumhuriyet değerlerinin korunmasına, eğitimin yaygınlaştırılmasına adamış bir sivil toplum abidesidir o bana göre... Ciddi yaşam tehlikesi yaratan bir hastalıkla mücadele döneminde bile çalışmalarını aksatmamış, tedavisi devam ederken, dökülen saçlarıyla Türkiye’nin dört köşesine koşturmuş bir cesaret ve irade örneğidir. İnsanların, ülkelerinin geleceği söz konusu olduğunda her şart altında elini taşın altına sokabileceğinin en canlı kanıtıdır.

İşte bu değerli bilim kadını, başında olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve yanında hepsinin başkanı yine çok değerli sivil toplumcu kadınlar olan 8 sivil toplum kuruluşu 29 Nisan’da İstanbul Çağlayan’da yapılacak olan ikinci ‘Cumhuriyet Mitingi’ni hazırladılar.

Diyorlar ki: “29 Nisan Pazar günü, halkımızın tepkilerinin devamı olarak İstanbul Çağlayan’da saat 13’te toplanarak 14.00-16.00 arasında Cumhuriyet Mitingi yapılacaktır. Bu mitingin özü olarak, toplumca şeriata, bölücülüğe, darbeye ve ırkçılığa karşı olduğumuzu, laik cumhuriyetimizin çağdaşlaşma yolunda birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde hızla ilerlemesi gerektiğini, seçilmiş ve atanmışlardan, seçilecek ve atanacak olanlardan Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda hareket etmelerini beklediğimizi haykıracağız.

Toplumun yarısından fazlasını oluşturan ve hâlâ çocuk yaşta parayla satılma, töre cinayetleri, berdel ve kuma edilme kıskacında bulunan kadınlar bu mitingin düzenlenmesinde öncü olmuşlardır.

29 Nisan Pazar günü yurtsever, demokrat, laikliğin olmazsa olmazlığını özümsemiş, kadın, erkek, genç, yaşlı tüm yurttaşlarımızı saat 13’ten itibaren ellerinde bayraklarıyla Çağlayan Abide-i Hürriyet Meydanı’na bekliyoruz.”

Bu mitingde hiçbir STK’nın adı diğerinin önünde değil, 9 örgütün ortak organizasyonu...

Ankara’daki 14 Nisan yürüyüşünün farkı “Anıtkabir’de buluşma” olmasıydı. Zorda kalan, yıllarca susup sabreden ama artık dayanamayacağını anlayan insanların bir anlamda Atatürk’ün huzuruna kavuşması ve onun kurduğu Cumhuriyet’i koruma yemini etmesiydi.

Bu yürüyüşün doğru algılanmaması, Başbakan tarafından neredeyse alay konusu yapılması, büyük toplum tepkisine rağmen hâlâ aynı ısrarın sürdürülmesi ve Türkiye’nin geçmişte yaşadığı rejim bunalımlarının yeni bir versiyonuna sürüklenmesi Çağlayan Mitingi’nin nedeni olmuştur.

Aynı endişe sürüyor. Bu görüşte olan vatandaşların Çağlayan Mitingi’ne katılması sivil toplum tepkisinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak açısından büyük önem taşıyor. Mazeret aramayın, sorumluluk hissediyor ve endişeleri paylaşıyorsanız bunu gösterin.

Önce Çağlayan’a, sonra da mutlaka ama mutlaka sandığa gidin. Türkiye bu çıkmazdan yine ancak toplumumunun sağduyusuyla kurtulabilir!

*****

Miting mi? Evde yokuz!
Bir okuyucumuz; Amaç Bükmen’in mektubu çok ilginç. Sizinle paylaşmak istiyorum.

“Ruhat Hanım,

Pazar günü İstanbul’da yapılacak olan cumhuriyet mitingine gidelim diye bütün arkadaşlarımı arıyorum. Hepsinin bir bahanesi var, şu ana kadar ‘tamam gidelim’ diyen olmadı. Hatta tepki gösterdiğimde bazıları cumhuriyeti sevmenin göstergesi mitinge gitmek mi diye soruyor, ‘ne peki oturmak mı’ diyorum, cevap yok... Tabii ben gideceğim, tek başıma!”

Amaç Bükmen’in arkadaşlarına söyleyebileceği çok şey var. Örneğin; Cumhuriyet’i kuranlar da onlar gibi davransa ve bırakın gösterdikleri büyük cesaret ve özveriyi bir yana, en ufak bir yorgunluktan kaçsalardı bu beyler ve hanımlar bugün özgür bir ülkenin nimetlerinden yararlanıyor olmayacaklardı.

İkincisi; şimdi kılını kıpırdatmaktan kaçanlar yakında o özgürlüğü ve huzuru da mumla arayabilirler. Demokratik bir “çözüm” ama göstermelik değil gerçek bir çözüm (gelecekte rejime yeni müdahaleleri veya başka sorunları önleyecek) için herkesin üstüne düşeni yapması gerektiğini gerçekten kör olanlar bile görebilirler.

Ve son olarak; 14 Nisan mitinginde karnı burnunda hamileler, iki bacağı da sakat kol değnekli yaşlı kadınlar, tekerlekli sandalyeyle gelenler vardı.

Neyse ki herkes Amaç Bükmen’in arkadaşları gibi değil, üzülmesin!

*****

Okurlarıma teşekkür!
Son birkaç gündür yoğun gündeme paralel olarak ve bu durumda doğal olarak sizlerden gelen mektuplar fazlasıyla arttı. Her gün 20 dakikada bitirdiğim “e-posta”ları artık 40 dakikada ancak tamamlayabiliyorum.

Hepsini tek tek okumakla birlikte tek tek cevaplamam maalesef mümkün olamıyor. Görüşlerinizi, endişelerinizi ve gönderdiğiniz bilgileri yazılarımda dikkate aldığımı bilmenizi istiyor, hepinize ilgilerinizden dolayı teşekkür ediyorum. Tabii nazik takdirlerini yazanlara da...

Okurken yorumlarını hayranlıkla izlediklerim oluyor, onu da unutmadan söylemek isterim.

Sağolun, varolun.

DİĞER YENİ YAZILAR