Türban tartışmasındaki büyük hata!

Haberin Devamı

“Türbanın üniversitelerde serbest bırakılması” ile ilgili TV tartışmalarında, köşe yazılarında ve siyasetçilerin açıklamalarında hep “başörtüsünün (ya da türbanın) serbest bırakılmasından yanayım, bu dini inanç özgürlüğüdür, türbanlı öğrencilerin eğitim hakkı verilsin” veya “CHP türban değişikliğine karşı çıkmasaydı bugüne kadar çözülürdü” benzeri ifadeler kullanılıyor.

Dün bir köşe yazısında “yasak taraftarı rektörler... Yasak taraftarı Danıştay” gibi suçlamalar vardı. Sanki bu yasak Türkiye’de icat edilmiş ve üstelik sırf yasakçılık adına birileri, bir parti ya da yüksek mahkemeler tarafından yaratılmış gibi... Aslında yeni bir durum da değil, bugüne kadar siyasi nedenlerle halka her zaman böyle empoze edildi, bu süreçte de giderek artan şekilde ediliyor...

Oysa laik bir devletin, laik üniversitelerin uyması gereken kurallar, bizi almakta geç kaldıkları için meydan okuduğumuz AB’nin “İnsan Hakları Sözleşmesi”nde de yer alıyor (Prof. Dr. Safa Reisoğlu’nun ‘Uluslararası Boyutlarıyla İnsan Hakları’ kitabında net açıklamaları var.
Sayfa 62-63). “Laik bir üniversitede öğrenim görmek isteyen öğrenci üniversitenin kurallarına uymayı kabul etmiştir. Üniversite, öğrencilerin din ve inançlarını açıklama özgürlüğüne yer ve şekil olmaksızın sınırlama getirebilir ve bu sınırlamalar din- inanç özgürlüğüne aykırı sayılmaz” dedikten sonra uzun uzun açıklıyor ve özellikle de “halkının büyük çoğunluğu aynı dinden olan ülkelerde ortaya çıkacak baskılar”ı vurguluyor.

Kısacası bu “belli bir partinin veya mahkemelerin, yasağı kendileri yazmış gibi suçlanması” tamamen popülizm ve kolaycılığa giriyor. Bunu söyleyenlerin; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde aynı konuya neden yer verilme gereği duyulduğunu, acaba bunun ülkelerde yaşanmış olan gelişmelerin deneyimiyle alınmış bir karar olup olmadığını, Danıştay veya Anayasa Mahkemesi’ne “yasakçı” derken AİHM’nin aynı yöndeki kararlarına ve gerekçelerine neden hiç değinmediklerini de bilmeleri, açıklamaları gerekir.
CHP’nin de geçmişteki farklı yaklaşımının bu nedenden kaynaklandığını açıklaması gerekirdi, bunu yapmaması, atlaması önemli bir hatadır bence.

Ortada keyfe bağlı veya siyasi olarak kullanılacak değil, hukuki açıdan, bilimsel olarak ve tüm boyutları, sonuçları düşünülerek tartışılıp karar verilmesi gereken bir mesele var ama hala bu yapılamıyor.

AYM NEDEN DAHA ÖNCE İPTAL ETTİ?

Türban Türkiye’de ilk kez üniversitede serbest bırakılacakmış gibi bir hava yaratılıyor ki çok yanlış. 89’da serbest bırakıldığında başı açık öğrencilere karşı eylemsel baskıların ortaya çıktığı bu olayları yaşayan öğretim üyeleri tarafından açıklanmıştı, umarız bu kez benzer sorunlar yaşanmaz.

TARAFSIZLIK VE EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI

Asıl önemli konu ise; yeni yasayla veya başka şekilde, bu değişikliğin sadece “türbana özgü” olarak çıkarılmasının da hukuken, ‘inanç eşitliğine aykırı’ olması nedeniyle yanlışlığı. Hukukçular “laik devletin tanımının; bütün din ve inançlara eşit mesafede olması ve aynı hakları tanıması olduğunu, yalnızca türbana tanınacak hakkın, devletin tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu” söylüyorlar.

Anayasa Mahkemesi’nin daha önce AKP ile MHP’nin anlaşarak yaptığı Anayasa değişikliğini iptal etmesinin nedeni de bu zaten. Değişiklik metninde “türban” geçmese de kanun gerekçesinde “türbanlı kızların üniversiteye alınmaması”nın belirtilmesi... Belli bir dinin, belli bir mezhebine ait olan bir kıyafetin söz konusu olması, tek bir dinin referans alınması. Yani eğer bir devlet laikliği benimsemişse halkın çoğunluğunun aynı dinden olması kuralı değiştirmiyor.

Yine aynı nedenle “türban izni” değil, “tüm dini simgelere izin”in tartışılması gerekiyor. Bu da eğer bir başka öğrenci “inancı gereği peçeye, çarşafa da, bir başka dinin kıyafetine de izin” istiyorsa bunun da çözülmesini, objektif bir düzenleme yapılmasını zorunlu kılıyor.
Bu bilgiler ışığında, acaba hukuki bir tartışma süreci mi izlenecek yoksa popülist kavgalara devam mı edilecek ve sonuçta yine hukuk umursanmayarak başka bir çözüm mü bulunacak, bekleyip göreceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR