Töre katilini bırak, rektörü hapset!

Moliere 17. yüzyılda "Burada insanları önce asıyor, sonra yargılıyorlar" demiş. Burada da 21. yüzyılda öyle ama yalnızca bazı durumlarda ve bazı kişiler için

Haberin Devamı

Moliere 17. yüzyılda "Burada insanları önce asıyor, sonra yargılıyorlar" demiş. Burada da 21. yüzyılda öyle ama yalnızca bazı durumlarda ve bazı kişiler için...

Eğer küçücük çocuklara, gencecik kadınlara tecavüz ediyor, çoğu kez grup tecavüzleri yapıyor, bununla da yetinmeyip öldürüyor, kadınlara ve güçsüzlere her tür şiddeti uyguluyor, trafik canavarı olup masum insanların canını alıyorsanız tutuksuz yargılanıyor ve "zaten suçsuz" bulunuyorsunuz. Önce suçlu bulunsanız da korkmanıza gerek yok. Ceza indirimleriyle ya da "iyi hal'inize bakarak nasılsa sizi kısa sürede toplumun içine salıverecekler.

Bunlar hafif(!) suçlardır Türkiye'de!

Ama misâl, eğer bir üniversite rektörü, hele de bazı kesimleri Atatürkçülüğünüzle rahatsız eden bir rektörseniz o zaman "önce asılır, sonra yargılanırsınız", kesinleşmemiş suçlamalarla anında bileğinize kelepçe takarak sizi cezaevine atarlar. Suçlamaların bazılarından beraat etmeniz de durumu değiştirmez, "ya diğerlerinde de suçlu çıkmazsa" korkusuyla tutuksuz yargılamazlar sizi... Harta gerekiyorsa bunu yapma ihtimali gördükleri hâkimi de değiştirerek içerde tutarlar sizi...

Zira katiller, tecavüzcüler tutuksuz yargılanabilir, onlar kaçmazlar ama siz?.. Üniversitede cihaz alımlarında hatalı karar verdiği, insanlar hakkında dosya tuttuğu iddia edilen siz... Ya kaçarsanız?

Hiçbir ülkede böyle "çifte standartlı adalet" görülmemiştir.

Toplum isyan halinde!

Meclis, yargı, kısacası devlet farkında değil belki ama hergün okurlarından 40-50 mail alan bizler farkındayız; üniversite öğrencilerinden başlayarak toplum bu ülkede olup biten saçmalıklara artık isyan halinde.

Ve inanın bana öyle az buz bir isyan duygusu değil bu, dalga dalga hissediliyor. Dün basında yer alan "18 yaşındaki Gülderen'i 'boşandı, kısa kollu kıyafet giydi' diyerek töre bahanesiyle öldüren 17 yaşındaki kardeşi müebbetle yargılanırken serbest bırakıldı" haberi bu dayanılmaz saçmalıkların sadece bir tanesi.

Neymiş efendim "yaşı küçükmüş, iyi hali görülmüş"!

öldürdüğü kızın da yaşı küçük ama o bundan sonraki yaşları göremeyecek, böyle adalet olur mu?

Devam edeceğiz...

Yeni albüm, yeni konser!

19 Aralık Pazartesi günü Erol Evgin 20 eski şarkısının orijinal kayıtlarını topladığı yeni albümü "İşte Öyle Bir Şey"in çıkışını kutlamak üzere basına ve yakın arkadaşlarına bir toplantı yaptı...

"İşte öyle", huzur veren, samimi, keyifli 'bir şey'di. Şarkılarının söz yazan ve bestecisi olan rahmetli Çiğdem Talu-Melih Kibar ikilisinin sık sık anıldığı, Erol Evgin'in en güzel şarkıları oğlu Murat Evgin'in nefis gitan eşliğinde "mikrofonsuz olarak ve aynı başarıyla" söylediği birkaç saatin nasıl geçtiğini hiç kimse anlamadı.

O şarkıları dinleyenlerin hepsi, yıllardır duyduğumuz bu huzur veren sesi ve müziği dinlemekten asla sıkılmayacağını farketti.

Hiç eskimeyen, sade "gerçek bir star" kimliğiyle her kuşağa yenilenerek hitabetmeyi bilen bir sanatçı Evgin... Albümünü dinlemeye doyamıyorum.

Onu sahnede izlemek isteyenler bugün saat 19.00'da Caddebostan Kültür Merkezi'ndeki "Mustafa Kemal'i Gördüm Düşümde" isimli konseri kaçılmasınlar. Yeni açılan Merkez'de bu, Fazıl Say'dan sonra ikinci konser olacak.

(Not: Yazılanını Internet'ten alarak bir bölümünü kendi notlarıyla birlikte bana gönderen okurlarımın mektuplarında 'bu yazılarda hata olduğunu' farkettim. Örneğin; sorulmamak "sorulmamak", tabii "tabu" şeklinde çıkmış. Bunlar sadece Internet'te oluyor, sistem bazı harflerde hata yapıyor. Benden kaynaklanmadığını hatırlatmak istedim.)

DİĞER YENİ YAZILAR