Toplu taşıma kullanın ki itmeniz kolay olsun!

Haberin Devamı

Geçenlerde bir gazetede gözüme çarptı “TBMM’de deprem risklerini araştıracak ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacak bir komisyon kuruluyor”muş...

Düşünün, on yıl geçti büyük depremin üzerinden ve on yıldır örneğin İstanbul’da sonuçları ağır olacak bir büyük deprem beklendiğini uzmanlar söyler durur, bugüne kadar Gölcük veya Haiti’deki gibi toplu ölümleri, felâketleri önleyecek yaygın deprem önlemi alındığını duymadık.

Şimdi “Olur mu öyle şey; şu semtte binalara baktık, burada şunu yaptık” diyebilirler. Hayır efendim biz birkaç semtten söz etmiyoruz, Japonya’da veya ABD’nin Los Angeles şehrindeki gibi depreme dayanıklı inşaat seferberliğinden söz ediyoruz. Artık oralarda deprem can kaybına neden olmuyor, siz de 2010 yılı Türkiyesi’nde, her türlü imkân elinizdeyken (hele de Kültür Başkenti İstanbul’da) bunu sağlamak zorundasınız.

“Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek” lâfla olmaz, göstererek olur. Örneğin bir yandan sizden farklı düşünen veya eleştiren insanlara hatta kendinize bağlı olmayan basına düşman muamelesi yaparak, halkın gerçek gündemini, sıkıntılarını bir yana bırakıp yapay gündemlerle aylar, yıllar ziyan edilerek “yaratılan” sevilmez. Yolsuzluklarla, israflarla, kaldırımları beş on kez söküp söküp yeniden yapmakla ülkenin maddi kaynakları ziyan edilirken deprem önleminde halâ birkaç semtten öteye gidemezseniz bu lâflara kimse inanmaz.

Her yağmurda sel felâketleri yaşayan ve insanlarını kaybeden ülkede kimse sevgiden söz edemez.

Kırk yılda bir kar yağdı, İstanbul’da hayat durdu, ana yollar hariç kimse evinden çıkamıyor. Önümüzdeki günler daha beter olabilir.

Bırakın dağınık kalsın

Belediye Başkanı, Vali “Toplu taşıma araçlarını kullanın” çağrıları yaptı, bu araçlara koşanlar topluca araçları ittiler. Yine işe yaramayınca kar fırtınası içinde ellerinde poşetleri, kucaklarında küçük çocuklarıyla sürünüp “topsuz” araç aradılar!

Avrupa veya Amerika şehitlerinde kar hayatı durdurmuyor çünkü bizde böbürlene böbürlene küçücük alanlara kurulan metrolara harcanan zaman ve paralarla onlar şehirlerinin bir ucundan öbürüne metro ağı kurmuş, bu metroların güvenliğini ve saat kadar sistemli çalışmasını sağlamış, vatandaşlarını sıkıntıdan kurtarmışlar.

Onun için sanki her şey kontrol altındaymış gibi çağrı yapmaktan vazgeçip hiç değilse kendi haline bıraksınlar halkı. Normal araçların yolu açılıp toplu taşıma araçlarının yolu düşünülmediği için milletin nasıl perişan olduğuna bakınca insanın aklına, iki tel saçı olan adamın “nasıl tarayayım” diye soran berberine “Bırak dağınık kalsın” dediği fıkra geliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR