Tom Miks ve TÜSİAD!

Dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'nin, nüfusuyla birebir ilgili bunca sorununu bildiği halde 'Çoğalın, Allah ne verdiyse'..." şeklindeki konuşmasından söz etmiştik

Haberin Devamı

Dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'nin, nüfusuyla birebir ilgili bunca sorununu bildiği halde 'Çoğalın, Allah ne verdiyse'..." şeklindeki konuşmasından söz etmiştik. Bir yandan (işsizlik nedeniyle) Anadolu'daki şehirlerden istanbul'a akını durdurmanın öneminden ve önleminden söz ediyor ama temelde çoğalmanın yararına inanıyordu.

Birkaç okurum "çoğalın" dediği konuşmayı 2002'de yaptığını hatırlatmışlar. O zaman şöyle diyeyim; Bugün de 2002'dekinden farklı düşünmüyor. Sayın Erdoğan'ı şu anda nüfus artışıyla, çoğalmayla ilgili ne düşündüğünü açıklamaya davet etsek acaba size, bize farklı bir şey söyleyebilir mi?

"İstanbul'a vize koyalım" dediği gibi "Halkımıza nüfus plânlamasından söz edelim, onlara, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki vatandaşlarımıza besleyemeyecekleri / besleyemeyeceğimiz kadar çok çocuk yapmalarının zararlarını anlatalım. İş yok, sağlık, eğitim imkânlarımız yetersiz. Nüfusumuz şimdi 72 milyon, 80 milyona çıkarsa ne yaparız? Peşinden koştuğum AB de tamamen hayal olur" diyebilir mi?

Değişti mi acaba?
Diyemez... Demez... Zira bir başka yanılgı sonucu, ne kadar çok ezilmiş; eğitimsiz, işsiz insan varsa o kadar çok oy kaynağı vardır bugünkü yönetimin... Ezilmiş ve eğitimsiz insanlarda tepki yaratmak da, din üzerinden taraftar toplamak da, onlan yanıltmak da daha kolaydır, (örneğin "Ben de kaçak evde oturdum" diyenler şimdi kaçak yapıları yıktırıyorlar.)

Ayrıca din üzerinden siyaset yapanlar için, nüfus nedeniyle iş bulamayan, açlık sınırının altında yaşayan insanları bile nüfus plânlamasının dinen sakıncalı olduğuna inandırmak zor değildir.

Kısacası Tayyip Erdoğan'ın açıkça "Ben laik değilim ama laikliği korumakla yükümlüyüm" dediği gibi, laiklik hakkındaki düşünceleri nasıl Erbakan'ınkilerle örtüşüyorsa, 'çoğalma' hakkındaki düşünceleri de örtüşmektedir. (Aksinin doğru olduğunu söylerse, ben de hata yaptığımı söyleyerek derhal özür dileyeceğim. Ama sanmıyorum.)

"Dinsiz derler"
Başbakan Erdoğan birçok konuda Türk halkını yanıltmayı, bile bile kelime oyunlarıyla olayları yanlış yorumlamalarına neden olmayı sürdürüyor.

Sanki kaçak liselere, hastanelere ve yasa dışı olan her şeye bu ülkede izin varmış gibi kaçak Kur'an kurslarına serbestlik tanıyan yasayı çıkardıklarında, gelen itirazlara karşı büyük, ciddi bir saptırmayla cevap vermişti:

"Tom Miks okumak serbest de Kur'an niye değil?"

Oysa bunu söylerken Kur'an'in da serbest olduğunu, herkesin kendi Kur'anını okumasına bir engel olmadığı gibi binlerce yasal kurs bulunduğunu biliyordu.

Son olarak TÜSİAD Başkanı ile arasında geçen konuşmanın da bundan farkı yok... Ömer Sabancı ona "Din konularındaki İsrarınızı yadırgıyoruz" derken din üzerinden siyaset yapmalarındaki İsrarı, kaçak Kur'an kurslarını, her fırsatta laiklik kurallarına karşı yaptıkları çıkışları kastetmişti kuşkusuz.

Onun cevabı ne olmuş:
"Böyle konuşursanız TÜSİAD'a dinsiz derler."

Bu kışkırtmadır. Türkiye'nin çok önemli bir sivil toplum kuruluşunu, işadamlarını halka yanlış tanıtmadır.

Saygı dışı, resmi üslup dışı, bugüne kadar benzen görülmemiş bir "tavır" dır. Söylenen sözü kasıtlı olarak saptırmadır.

Tayyip Erdoğan ile adamlan, bu ve benzeri davranışlarla o kadar meşguller ki halletmeleri gereken sorunlar ortada duruyor. Ve hızla çığ gibi büyüyor.

Göremiyor ve yanılgıları sürdürüyoruz.
Gerçekten, aptal mıyız biz?

DİĞER YENİ YAZILAR