Çin seyahatinden dönen bir arkadaşım uçakta hosteslerin "Bu son seyahatimiz" dediklerini anlatıyordu. Nedenini sorunca aldığı cevap şöyle olmuş:
THY 25 yaşın üstüne çıkan hostesleri emekli ederek yerine "steward"lar yani erkek uçuş görevlileri getiriyormuş. Kadınları gözönünden çekmek, diğer devlet kuruluşlarında ve belediyelerde olduğu gibi erkekleri tercih etmek AKP'nin politikalarından biri...
Diğer kuruluşlar yurt içine hitabediyor, THY ise dünyanın her köşesine...
"Kadınlara özel cami" haberinde, "içki yasağı" haberinde ve birçoğunda tepkiler üzerine inkâr yoluna giden hükümetten veya THY'den bir gazeteci olarak doğru cevabı alamayacağımı biliyorum. Ama haber hosteslerin kendi ağzından verildiğine göre yalan da olamaz.
Bırakın bütün uluslararası havayollarında 40 yaş üstü deneyimli hosteslerin çalıştığını, 25 yaşındaki hosteslere verilecek tazminatların, emekli aylıklarının yükü devletin omuzuna bindiriliyor.
Türk Ceza Kanunu'na göre suç olan cinsiyet ve yaş ayırımcılığı yapılıyor. Bir sonraki adım acaba daha önce "O günler de gelecek" dediğimiz gibi uçaklarda harem/selâmlık uygulama mı olacak?
THY konusu çok önemli, bilgi istiyoruz!
Bakın şu konuşana!
Meclis'te "töre ve namus cinayetleri ile kadın ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi" için kurulmuş bir araştırma komisyonu var. Bu komisyonun üyeleri töre ve namus cinayetlerinde İstanbul'dan sonra Diyarbakır, Urfa. Batman ve Van geldiği için Diyarbakır'a gitmişler. Komisyon Başkanı AKP Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin mağdurlarla görüşeceklerini ve şiddetin önlenmesi için zihinsel devrimin şart olduğunu söylemiş.
Meclis'in, Türkiye'nin çok ciddi sorunu olan töre ve namus cinayetlerinin üzerine eğilmesi ve bir komisyon kurması yerinde bir gelişme, Fatma Şahin'in sözleri de çok doğru; zihinsel devrim şart!
Ama Şahin'in hatırlamadığı/hatırlatmadığı önemli bir gerçek var ortada; bu zihinsel devrimin AKP'den başlaması gerektiği... 21. Yüzyılda kadının 8 yaşındaki erkek çocuklardan bile kaçması/kaçırılması, erkeklerin bulunduğu masalarda bile çok zorunlu olmadığı (siyasi vitrin olarak) durumlarda oturmaması, harem-selâmlık ayırımlar yapılması, her ne kadar üniversiteye gitmesini ister görünüyorsa da çalışmaması gerektiğine inanan, kadını erkeğin koruması altında, kendini idare edemeyecek ancak saklanarak ve tesettürle korunabilecek aciz bir yaratık olarak gören anlayışın değişmesi gerekiyor önce...
Siz tepeden toplumu eğitip geliştireceğinize sürekli bu anlayışı empoze ederseniz bırakın eğitimsiz, geri kalmış bölgeleri İstanbul'da bile kadına karşı vahşeti önleyemezsiniz. Bütün bu görünürdeki gayretler, "zihinsel devrim" lâflarınız da havada kalır.
Devam edeceğiz...
Adaleti anlatın bize!
Dün başladığımız Töre katilini bırakın, rektörü hapsedin' başlıklı yazıya devam ediyorum.
Ceza kanunlarının değişmesi, bu "cinayete eşdeğer afların kalkması için basın, hukukçular, STK'lar senelerce mücadele ettik. Nihayet "Değişti, cezalar ağırlaştı" dediler, sevindik.
Ağırlaştı ise müebbetle yargılanan mahkûmu türlü bahanelerle nasıl serbest bırakabilirsiniz?
Bir genç kızı kabloyla boğan kişilerin (baba da var) yeniden toplum içine karışmasına ne hakla izin verirsiniz? Verdiğiniz takdirde benzer cinayetleri nasıl önleyebilirsiniz?
Adalet Bakanı ortaya çıkarak topluma bunların nasıl kanun, nasıl adalet olduğunu açıklamak zorundadır.
Zira bu kararlar "veren hakimlerin de adalet önüne çıkması gerektiğini" düşündürüyor insana. Yeter artık, siyasetçimizden, adaletimizden her şeyimizden utanan kompleksli bir toplum olmaktan bıktık.
Biraz sorumluluk hissediyorsa Adalet Bakanı'nın "adalet"i bize anlatmasını istiyoruz!
THY hostesleri gönderiyor mu?
Çin seyahatinden dönen bir arkadaşım uçakta hosteslerin "Bu son seyahatimiz" dediklerini anlatıyordu. Nedenini sorunca aldığı cevap şöyle olmuş:...
Haberin Devamı

