Terörün altından Türkiye'nin de çıkması şart mı?

Bugüne kadar Amerika'da yapılan dizilerde veya filmlerde terörün "Türkiye ve Türkler" le ilişkilendirilmesine kızıyor, tepki gösteriyorduk. Böyle giderse kuzu kuzu kabul edip susmak zorunda kalacağız...

Haberin Devamı

Bugüne kadar Amerika'da yapılan dizilerde veya filmlerde terörün "Türkiye ve Türkler" le ilişkilendirilmesine kızıyor, tepki gösteriyorduk. Böyle giderse kuzu kuzu kabul edip susmak zorunda kalacağız... Bununla da bitmeyecek "Türküm" demekten çekinir hale geleceğiz, Araplarla, Afganlarla aynı muameleyi görecek, böylece kendi içimize kapanıp kalacağız. (Tabii bunda Hükümet'in Türkiye'nin görüntüsünü değiştirmek için kendi içinde giriştiği yarışın da yardımı olacak.)

11 Eylül "İkiz Kuleler" saldırısının arkasından Almanya'da yakalanan bazı teröristlerin Türkiye ile bağlantılı (veya Türk) olduğu söylenmişti.

Londra'daki terör saldırılarının arkasındaki isim El Garbuzi'nin de ailesi Türkiye'de ve kendisi de sık sık gelerek tekstil işi yapıyormuş. Dün VATAN'da "Londra saldırısının baş mimarı olduğuna inanılan Fas'lı terörist El Garbuzi'nin İstanbul'da El Kaide kurmaylarının yaptığı toplantıya katıldığı" yazıyordu.

Ben de son zamanlarda dönüp dolaşıp Türkiye'nin sınırlarının korunmadığını Moldovya, Rusya, İran, Irak, Suriye, Afganistan, Türki Cumhuriyetler ve her ülkeden kaçak işçilerin,
mültecilerin akın akın yüzer, biner geldiklerini yazıyorum.

İçişleri'nden cevap
İçişleri Bakanlığı'ndan bu yazılarıma gelen (7 Temmuz tarihinde) cevapta "Sakıncalı göçmen" başlığı altındaki yazımın dikkatle incelendiği söylenerek şu noktalar vurgulanıyor:

"1990'lı yılların başlarından bu yana Türkiye gerek yasal yollardan gelen yabancıları, gerekse iltica, insan ticareti, yasa dışı göç eylemlerini devlet politikası şeklinde ciddiyetle
ele almaktadır.

Toplam 9678 km kara ve deniz sınır uzunluğu, 114 hudut kapısıyla Türkiye'de halen 2700 civarında eğitimli personelle etkin bir kontrol ve denetim mekanizması yürütülmektedir.

Yasal olarak çalışma, öğrenim, aile birliği gibi nedenlerle ikamet eden yabancı sayısı 164.856'dır.

Sadece 2004 yılı içinde yerli ve yabancı 24 milyon insanın giriş çıkış yaptığı hudut kapılarımızdan giriş yapmak isteyen ama sakıncalı bulunduğu için geri çevrilen yabancı sayısı 1999-2005 yılları arasında 77.516'dır.

Sınırlarımızda kaçak girişe ve ülke içinde vize ihlaline yönelik kararlı mücadele sonunda ise son 10 yılda toplam 535.773 yasadışı göçmen yakalanmıştır.

Bu sayının her yıl ortalama olarak AB ülkelerine kaçak giriş yaptığı tahmin edilen SOObin sayısının üzerinde olduğu, yine her yıl ABD'ye kaçak girdiği tahmin edilen sayının yarısı olduğunu söylemek yanlış bir değerlendirme olmayacaktır."

Göçmen cenneti
İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre sınırlar "iyi" kontrol ediliyor. Ama son paragraftaki karşılaştırma aslına bakarsanız bizim ilgi alanımız içinde değil ve açıkçası bu rakamlarda bir hata olabileceğini düşünüyorum. Şimdi gelelim sorulara:

Madem ki bu kadar iyi korunmaktadır, nasıl oluyor da Türkiye son birkaç yıl içinde bir göçmen cennetine dönüştü?

Karadeniz'deki yabancı kadın ticareti nasıl açıktan açığa aldı başını gitti?

Evlerde, otellerde kaçak çalışan ve 200 dolara rahatça Türkiye'ye girip çıkan işçileri neden kimse kontrol ermiyor? (Otellere stajyer adı altında getiriliyorlar.)

Azılı teröristler Güneydoğu'da nasıl cirit atabiliyor ve El Kaide istanbul'da toplantı yapıyor? Fas'lı teröristlerin bağlantıları araştırılmadan nasıl ailece Türkiye'ye yerleşebiliyorlar?

Bu ülkenin vatandaşlarıyla aynı hakka sahip olmak için sınırdan giriş yapmak yeterli midir?

Konuyu "gönderdikleri bilgiler ışığında yeniden değerlendirmemi" istemiş İçişleri Bakanlığı... Bunu yaptım. Umarım onlar da bu soruların cevaplarından bizi mahrum bırakmazlar.

İlgilerine teşekkür ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR