Ankara'nın ünlü avukatlarından biri, değerli arkadaşımız Şevket Çizmeli önceki gün telefonla arayarak:
"Bu kadar davayla uğraşıyorsunuz ve beni aramıyorsunuz. Ben de size destek olmak isterim" diye sitem etti.
Eksik olmasınlar, binlerce okurumuz, dostlarımız, hukukçularımız, sivil toplum örgütlerimiz hepsi ellerinden gelen desteği veriyorlar zaten. Onların bu konunun arkasında durduklarını bilmek bile yeterli destek.
"Tecavüz", "cinayete tahrikte indirim" gibi maddeleri içine alan "Özel Hükümler" Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı. Yani şu an, en önemli an.
Tepkilerin ortaya konması, istenmeyen maddelerin (ki Avrupa Konseyi de 30 maddeye "eşitliğe aykırı, cinsel ayrımcılık var" diyerek çekince koymuşken) değiştirilmesi, olacaksa şimdi olacak. Avukat Şevket Çizmeli konuşmasında "Yaptığınız çıkışta ne kadar haklısınız. Bakın ilk kez 'töre cinayeti' diye işlenen namus cinayetlerine hakimler müebbet hapis cezası vermeye başladılar" dedi.
Çok doğru, aynı davaya ben ve birçok yazar daha önce de dikkati çekmişti. Türk Ceza Kanunu sadece benim değil, bütün basının, bütün toplumun davası. Dünkü gazetelerde; İzmir'de 2 yıl içinde 4 ile 13 yaş arasındaki 14 kız çocuğuna bıçak tehdidiyle tecavüze kalkan bir üniversitelinin 18 yıl hapse mahkûm olduğu haberi de vardı.
İki profesör istedikleri kadar tecavüze, cinayete indirim sağlamaya çalışsınlar bu ülke sahipsiz değil.
Hukuk işliyor. 21. yüzyılda daha da iyi işleyecek inşallah!
Tarihe düşülen notlar!
Dün bu köşede yayımlanan "Atatürk'ten rahatsız olanlar için..." başlıklı yazıma okurlarımdan gelen tebrik ve teşekkür telefonları, postaları sabahın erken saatlerinde başladı.
"Birçok yazarın, gazetenin nasıl bu kadar suskun kalabildiğini hayret ve dehşetle izliyorduk. Bizim düşüncelerimizi dile getiren sizin gibi yazarlarımız olduğu için mutluyuz. Elinize, yüreğinize sağlık. Allah yolunuzu açık etsin. Bilin ki her zaman, her olayda, her yazdığınızda arkanızdayız. Yaptıklarınız, yazdıklarınız tarihe düşülen notlardır" diyen emekli, meslek sahipleri, genç öğrenciler, kısacası her yaş ve her kesimden okurlarım büyük bir heyecanla konuşuyor, yazıyorlardı.
Ve tesadüfen, tam benim "Rahatsız oluyorlarsa çıksınlar o Meclis'ten. Türk milleti onun fotoğraflarını sonsuza kadar koruyup hayranlıkla, sevgiyle, saygıyla bakacaktır" cümlelerimin altında Vizontele Tuuba filminin ilân fotoğrafı (belki afişi) vardı ve orada Tarık Akan'ın arkasında koca bir Atatürk tablosu durmaktaydı.
Onun "Onurlu bir toplum" olarak ortaya çıkardığı Türk ulusu Ata'sını asla unutmayacak ve ona dil uzatılmasına izin vermeyecektir.
"Susma Konuş"
TRT 1'de Pazartesi akşamları son derece kaliteli bir açık oturum programı yapılıyor. Değerli meslektaşımız Baki Özilha'ın başarıyla sunduğu "Susma Konuş" bütün TV kanalları içinde dikkat çeken, zevkle izlenen sayılı sohbet programlarından biri.
Kısa süre önce "2004 yılına girerken Türkiye'de kadın sorunları" konulu olanına ben de katılmıştım. Dün Devlet Bakanı (Kadın ve Aileden Sorumlu) Güldal Akşit'ten o programla ilgili bir yazı geldi.
"Programın sonunda 'Kadından Sorumlu Bakan'a ulaşamıyorum' şeklindeki beyanımdan üzüntü duyduğunu, ona en kolay ulaşan isimlerden biri olduğumu" söylüyor Sayın Bakan. Yine her zamanki nezaketiyle.
O programın sonunda ben yalnızca eski İçişleri Bakanı Meral Akşener'le konuşmuş ve o dönemde, o hükümetin kadınlarla hiç ilgilenmediğini, Medeni Kanun'un Mal Rejimi Yürürlük maddesi gibi en önemli bir yasa Meclis'ten geçerken çoğunun salonda bile olmadığını söylemiştim. Sayın Güldal Akşit'le ilgili böyle bir cümle söylemediğime kesinlikle eminim. Söylemem de büyük bir haksızlık olurdu, çünkü gerçekten de her zaman Sayın Güldal Akşit'le gayet kolay görüşmüşümdür, ayrıca her konuda da beni bilgilendirmiştir.
İmkân olursa o programın bandını alıp kendim de izlemek ve Bakan'a da göndermek istiyorum.
Hiç sanmıyorum ama, eğer isimlerde bir hata olduysa ve söylemişsem şimdiden özür dilerim.
Susma Konuş'ta gelecek Pazartesi Türk Ceza Kanunu konusu işlenecek. Kaçırmamak lâzım.
Tepkinin tam zamanı!
Ankara'nın ünlü avukatlarından biri, değerli arkadaşımız Şevket Çizmeli önceki gün telefonla arayarak: "Bu kadar davayla uğraşıyorsunuz ve beni aramıyorsunuz. Ben de size destek olmak isterim" diye sitem etti
Haberin Devamı

