Evlere şenlik bir Bayram gündemi... Gazetelerini eline alan iki tepkiden birini seçmek durumunda; ya ağlayacak, ya sinir bozukluğundan kahkahalarla gülecek... Haberlere bakıp da toptan tırlatanları ayrı bir grup olarak düşünebilirsiniz (ben galiba onlardanım.)
Tanrının evrensel sözcüsü (!) Mesih Ağca da bütün plânlı cinayet işleyen katiller gibi serbest bırakıldı. Abdi İpekçi'yi öldüren, ona eklediği Papa'ya suikast girişimi ile adı "dünyanın en ünlü katili"ne çıkan Mehmet Ali Ağca Türkiye'ye verildikten 5,5 yıl sonra serbest. Cezası 36 yıl, İtalya'da 20 yıl yatmış, Türkiye'de ise ancak 5,5 yıl... Demek 10 yıl sonra verseler, adam 15 yıl yatacaktı.
Abdi İpekçi'nin kızı Nükhet ipekçi doğru söylüyor; "Zafer katillerin"... Sadece Ağca olayında değil, her cinayette zafer onlann. Türk adaletinden kararlar hep katil lehine çıkıyor. Vatandaş olarak ne kadar üzülsek, ne kadar utansak az gelir.
Artık utanç değil, isyan duygusu geliyor insanın içinden, vatandaşına bunu yaşatan devlete hangi duygu uygun acaba? Arkadan Adalet Bakanı'nın çıkıp "Dosyaya yemden bakacağım, tarihler yanlış mı hesaplandı" demesi (arada 10 yıllık bir hesap yanlışı varken) ne kadar doğru ve düşünerek karar verildiğinin ayn bir kanıtı (böyle bir kararda dosyaya serbest bırakıldıktan sonra değil, önce bakılır).
Hışt, hışt sakin olun, sinirlerinize hakim olun!
Rahşan pişmanlığı
Ağca "Rahşan Ecevit affı" ndan yararlanmış. Oy kazanacaklarını sanarak af çıkaran Rahşan Hanım ise bu durum karşısında suçunun büyüklüğü ile eziliyor ve "Benim affım değil, ben o affı garibanlar için istemiştim" diyor.
Suçsuz garibanlar yerine suçlu garibanları tercih etmiş olmasının haksızlığını örtebilirmiş, o aftan yararlanarak serbest kalan katil ve tecavüzcülerin masum insanlan, çocukları "yeni kurban" seçmesini, yeni suçlar işlemesini affettirebilirmiş gibi... Ne istiyor yani; acıyalım mı kendisine? Bağışlayalım mı?
Hayır, artık bu ülkede yanlış adamların yaptığı büyük yanlışlar bağışlanmayacak, unutmayacağız. Haydi şimdi DSP'lilere "Cumhuriyet Halk Partililer" diye hitabeden kocasının yanına
dönsün, birlikte sonsuza kadar "Bizim affımız değil" teranesini tekrarlayıp dursunlar.
Bu arada özel uçaklarla, helikopterlerle Doğu'ya giden Başbakan "Biz masada oturup kalanlardan değiliz. Ayağımızda derman oldukça Türkiye'nin dört yanına koşacağız" demiş. Türkiye'yle hiçbir ilgisi olmayan ülkelere, dünyanın dört bir yanına aile boyu, kafilelerle, özel uçak kaldırarak koşanların Türkiye'de gezmesi olay mıdır?
Bu popülist konuşmalara da sinirlenmeyin.
Laila partisi!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise Doğu, Baü, Kuzey, Güney yerine Laila'ya gitmiş. Yanında genç kadın sanatçılarla... Yakışır, CHP'ye de Laila Partisi görüntüsü verdi zaten... Bunca hayati olay arasında, insanlar alternatif arayışında beklerken, böyle doğru bir zamanlama ve tercihten dolayı kutlanabilir. Tebrikler Sayın Baykal! Aslında siz artık Laila'ya çekilseniz de CHP'ye yeni bir şans verseniz nasıl olur?
Dur, dur sakin ol, sinirlerine hakim ol!
Fazıl Say "Ermeni meselesinde herkes fikrini söyleyebilir, Orhan Pamuk'a haksızlık yapıldı" diyerek Sartre'ın 'Fransızların Cezayir'de yaptığı katliamlan açıklamasını' örnek göstermiş. Fazıl Say bu konuda tek bir kitap, belge incelemiş ve Ermeni olaylan ile Fransa veya ingiltere'nin katliamları arasında bir benzerlik bulmuş da mı konuşuyor?
Sanmıyorum, çünkü incelese ve Pamuk un yaptığına baksa onun da bilmeden, araştırmadan, sadece çıkarı için kendi ülkesini köşeye sıkıştıranlara arka çıktığını görürdü. Şöhretli olmak ne Pamuk, ne de Say'a anlamadan ahkâm kesme hakkını veriyor.
Sırada Ağca'nın "bedelli askerlik" isteği de var, unutmayalım. Hükümet bunu da hemen sağlamalı (önce sağlamalı, sonra kararı yeniden gözden geçirmeli!!)... Kendi ellerimizle "azılı katil" den "kahramanca dönüştürdüğümüz adama bu hakkı da vermek lâzım. Ki incil'i yeniden yazsın. Ki askerlikle vakit kaybetmeden aşık olsun, çocuk yapsın. Yeni Ağca'lar istemiyor musunuz yani?
Siz sakin olun ama yazarınız üzerinize afiyet artık fırlatıyor bu haberleri görünce...
Kader utansın!
Temel fıkrası gibi gündem!
Evlere şenlik bir Bayram gündemi... Gazetelerini eline alan iki tepkiden birini seçmek durumunda; ya ağlayacak, ya sinir bozukluğundan kahkahalarla gülecek... Haberlere bakıp da toptan tırlatanları ayrı bir grup olarak düşünebilirsiniz (ben galiba onlardanım.)
Haberin Devamı

