Pazar günü bir Türk-Ermeni gazetecinin Fransız TV 5 kanalında yaptığı konuşmayı dinledim. Ağlamaklı bir yüz ifadesi ve ses tonuyla Ermeni vatandaşlarına "Türkler tarafından yapılan kıyımdan" söz ediyor, diğer ülkelerin bu olayı siyasi malzeme olarak kullanmasını istemediğini, bunun "ikinci bir katliamdan farksız olduğunu" söylüyor ve şöyle diyordu:
"Biz Ermeniler kendi acımızla yaşarız. Tarihi filan tartışmayız. Yaşayan her Ermeni birer belgedir. Avrupa ülkeleri ve Türkler kendi vicdanlarını sorgulamalıdır." Bırakın olayları uluslararası platformda tartışmadan, doğrular belgeleriyle ortaya çıkarılıp anlaşılmadan kabul edilmesini istemeyi ve bunun için gereken her-şeyi yapmayı, bu gazetecinin söylemediği tek şey aynı dramla Türk vatandaşların da karşılaşmış, onların yüzbinlercesinin de katledilmiş olduğuydu.
Türk televizyonlarında gerçek tarihçilerle, uzmanlarla yaptıkları konuşmalarda soruların hiçbirine cevap bulamayanlar Avrupa televizyonlarında bülbül kesiliyor.
Bir ülkenin, bir toplumun sorgusuz sualsiz mahkum edilmesine adım adım yaklaşıldığını ve buna kendi vatandaşlarının yol açtığını görmek çok acı!
Amerika'da, Avrupa'da Ermeni toplantılarında ülkesine haksızca saldırıp alkış toplayan bazı isimlerin bunlar bilinmeden "tarafsız akademisyen" sayılarak gazetelerimizde yer alması da çok acı...
Zamanında olayları dünyaya anlatmamış olmanın cezasını bir kez daha çekiyoruz.
Cennet'in Müziği
Dün söylemiş bulunduğum için kısaca söz edeceğim; iki haftadır adı geçen, iyi olduğu söylenen filmlerden biriydi Cennetin Müziği... Hem müziğe, hem sinemaya tutkun olunca görmek istiyorsunuz. Vee hayal kırılığı... Belki benim beğendiğim çizgide değil, belki gerçekten kötü, belki de İsveç dilinde oluşu da beni etkiledi ama beğenmedim... Sıkıldım ve sinemada sıkılmaya dayanamıyorum.
Birkaç güzel mesaj var aslında; müziğin en ümitsiz insanlara bile nasıl moral aşıladığını, toplu dayanışmanın, dostlukların insan yaşamındaki önemini, insanları etkilemek ve onlar üzerinde hissettirmeden baskı kurmak için din adamlarının nasıl dini, inancı kullandıklarını, kıskançlığın ve şiddetin her iki tarafı etkileyecek kötü sonuçlar doğurduğunu ve son pişmanlığın fayda etmeyeceğini anlatıyor. Sıkıcı bir anlatım ve itici tiplerle... Yabancı filmler dalında Oscar adayı olduğu söyleniyor ama benim Oscar'ima değil... Tahminlerim iyi tutuyor, bakalım bu yılda tutacak mı?
Tek taraflı dram!!
Pazar günü bir Türk-Ermeni gazetecinin Fransız TV 5 kanalında yaptığı konuşmayı dinledim
Haberin Devamı

