Tek eksik kalmıştı; Apo’nun paşalığı!

Haberin Devamı

Dün gelen daha da doğrusu yağan okuyucu ve izleyici mektuplarına bakılırsa silahı bırakan 34 PKK’lının (DTP organizasyonuyla) davul zurna ve hatta havai fişeklerle karşılanması, neredeyse soru bile sorulmadan hepsinin serbest bırakılması bugüne kadar gelişmeleri sağduyu ile izlemeye çalışan insanlarımızı patlama noktasına getirmiş.

“Ellerinde PKK bayrakları, katil Apo’nun bayrakları ile zafer işareti yaparak boy gösteriyorlar ve hepsi serbest” veya “Zafer kazanmış ordunun askerleri gibi üniformalarıyla gelip kahraman muamelesi gördüler” diyenler...

“Koskoca devlet ne kadar aciz duruma düşürüldü” diyenler... “Tarihi fırsat, güzel şeyler oluyor diye diye terörist örgüte devlet statüsü verdiler”, “Teröristin başı dik, milletin önde” diyenler...

“Ben evde bir lokma ekmeği bulunca şükredecek hale geldim, teröristlerin eli sıcak sudan soğuk suya vurdurulmuyor”, “Şoven milliyetçiliğe hep karşı oldum ama 20 yıl terörist olmuş adamların siyasal şovla kahraman gibi karşılanması kanıma dokundu, öfke duydum” diyenler...

Bunlar çok küçük bir kısmı, ortada “tehlike habercisi” sayılması gereken ciddi bir tepki var ve her ne kadar iktidar partisi ile destekçisi gazeteler “Güzel şeyler oluyor, terör bitiyor” benzeri söylemleri tekrarlasalar da bu tepkiyi hiç kimse küçümseyemez, göz ardı edemez. Haksız tepkiler olduğunu söyleyemez.

“KAMERA OLMALI”

Bu arada Başbakan Erdoğan’ın “Baykal’ın kamera önünde görüşme isteği”ne karşılık “kamera ahlaksızlık” demesine de büyük tepki olduğunu söylemek gerekiyor. Özellikle, teröristlerin getirdiği “terör örgütünden devlete gönderilmiş” mektupta “Kürdistan” diye vurgulandıktan sonra “Öcalan’ın muhatap alınmasının” yazması kamera önünde konuşulması için yapılan ısrarın “ahlaksızlık” değil tam aksine dürüst, şeffaf ve doğru bir karar olduğu kanısını doğurmuş. (Başbakan daha birkaç gün önce “benim ağzımdan hiç hakaret duydunuz mu” dememiş miydi?)

Başbakan Erdoğan’ın asla kabul edilemeyecek adımları teklif edebileceğini, sonradan açıklandığında ise yalanlayabileceğini düşünenlerin sayısı oldukça fazla.

“Liberal, demokrat” sıfatlarını sırtlayarak gerçekte iktidarın her eylemine tartışmasız destek verenler gazete köşelerinde bu tepkilere istediklerini söyleyebilirler, “zaten bekleniyordu” tarzı önceden hazırlanmış yorumları yapabilirler ama terör örgütünün muhatap alınmasını pek doğru bulsalar da onlar bile en azından bu yöntemin, yapılan şovların yanlışlığını/kışkırtıcılığını teslim etmek zorundalar.

ÖNCE HALKA AÇIKLA

- Bu geliş (hukuka aykırı olmasına rağmen, mutlaka yapılacaksa) sessizce ve terörist üniformaları çıkarılarak yapılabilirdi.

- İçişleri Bakanı Beşir Atalay “Eve dönüş açılımın, planın bir parçasıydı” dediğine göre Barzani’nin ve PKK’nın önceden bildiği kesinleşen bu adımları Türk halkına (veya ’TÜRKİYE HALKI’na) PKK’dan önce açıklayabilirlerdi.

- Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak için bile adım atmayan, “pişman olmadığını, sadece liderinin sözüne uyduğunu” söyleyenleri uzun uzun sorgulayabilirlerdi.

- DTP hâlâ PKK’yı ve terörü siyasetine alet etmekte ısrar etmeyebilir, büyük şovlar düzenlemeyebilirdi.

Düşünün, terörist “pişman değilim” diyor, hakim “etkin pişmanlıktan yararlanabilme ihtimalinin ortaya çıkmasıyla” diyerek serbest bırakıyor. Aynı tolerans neden “somut bir suça bile karışmamış” Türk vatandaşları için geçerli değil demez mi millet?

Derse haksız mı?

Eşi AKP milletvekili olan Mümtaz’er Türköne iktidara bir iyilik daha yapmış ve “gelinecek son nokta”yı baştan söyleyerek:

“Osmanlı gibi büyük düşünelim, Apo’yu paşa yapıp, Bodrum’a yollasınlar” demiş.

Vallahi haklı, milleti çıldırtmak için bir o eksik kaldı yapılmadık!!

*****


Üniversite öğrencileri tutuklandı

Dün telefonla görüştüğüm İstanbul Barosu Eski Başkanı Avukat Turgut Kazan “Erzincan’da 14 üniversite öğrencisinin, teröristlerin serbest bırakıldığı saatlerde ‘PKK’ya yardımcı olmak’ nedeniyle Erzincan Özel Yetkili Mahkemesi tarafından tutuklandığını” söyledi.

Ülkedeki bütün hukukçular ve “güzel şeyler olduğunu” tekrarlayanlar bir olup millete adalet (!) ölçülerini ve bu çelişkiyi bir açıklayabilirler mi lütfen?

DİĞER YENİ YAZILAR