Tanrım yoksa rüya mı?

Biz şu anda partilerine, koltuğa yapışmış kalmış eski liderlerin de çekilmesi, ülkeye alternatif partiler için şans vermesi yönünde çağrılar yaparken gidenler de geri dönme plânları yapıyor galiba

Haberin Devamı

Biz şu anda partilerine, koltuğa yapışmış kalmış eski liderlerin de çekilmesi, ülkeye alternatif partiler için şans vermesi yönünde çağrılar yaparken gidenler de geri dönme plânları yapıyor galiba.

Yazılanlar gerçekse Tansu Çiller geri dönmeye niyetli... Nayırr, n'olamazz! O gece tiyatroda içime doğdu, Tansu Hanım'ın halini, tavrını görünce birkaç arkadaşıma "Bir dönüş havası seziyorum. Niyetli gibi" dedim.

7 Kocalı Hürmüz'ü ilk gösteriminde izleyen Tansu Hanım Hürmüz'e "Çok başarılısınız, keşke sizinle siyaset yapsak" demiş. Herhalde "7 kocayı bu kadar iyi idare ettiğine göre siyaseti hayda hayda eder" diye düşünmüş olmalı. Şaka bir yana, yazılanlara göre Oya Başar "Ben oyuncu olarak en iyi muhalefeti yapıyorum. Siyaseti düşünmüyorum" cevabını vermiş. Akıllı kadındır vesselam, kapıdan kovulup pencereden girmeye çalışanların peşine takılmıyor!

Dün telefonla arayan bir arkadaşım; Canan gece geç vakit kapılarının çalındığını ve korkarak açtıklarını anlattı. Karşılarında iki üç genç çocuk bulmuşlar kapıyı açtıklarında, ellerinde hediye paketleri varmış. Bunları AKP'nin propagandası için dağıtıyorlarmış. "İstemem" demiş Canan, "Hediye ile oy vermem ben"...

Canan büyük ve kazançlı bir işe sahipti kısa süre öncesine kadar. Ekonomik kriz işini yerle bir etti. Sıkıldı, bunalımlar geçirdi ama yeniden doğruldu. Tırnaklarıyla kazıyarak eski durumuna gelmeye çalışıyor. Veya en azından rahatça geçimini sağlamaya.

Hediyeleriniz AKP'den!
Ama dürüst ve kişilikli bir vatandaş. Oyunu parayla, hediyeyle, "açık arttırmaya çıkarılmış ümitlerle" satmıyor. Kendisi ve ailesi için kanun çıkaran, daha şimdiden "Kimseyi dinlemem para bende, güç bende" diye gövde gösterisi yapanlara, Cumhuriyet'e, Ata'ya dil uzatanlara da aldanmıyor. Ülkesi için "en iyi" sonucu verecek olana oy atmayı düşünüyor. Ama herkes onun kadar düşünüyor mu acaba? Bilmem ki... O hediyeleri de acaba Ramsey mi veriyor bilmem ki? Kim veriyorsa bunca hediyeyi nereden buluyor bilmem ki?

Ankara duruşmaları!
Birkaç gündür 'Töre cinayeti, tecavüz ve diğer ağır suçlarla ilgili" TCK değişikliklerine değinemedim. Anlaşılan o ki "gelenek, töre bahanesine sığınılarak can alma" suçuna verilecek cezalar belediye seçimlerinden önce kolay kolay çıkmayacak. Acaba kimsenin aklının almadığı ve fakat bir iki profesör ile Kadın ve Aileden Sorumlu Bakan'ımızın "Ama gelenekler var" dediği bu suçlarda ağır tahrik indiriminin kalkması seçimlerde sorun yaratır diye mi düşünüldü orası belli değil.

Herhalde insan haklarının korunması nedeniyle demokratikleşme paketleri hazırlayanlar en azından seçimlerden hemen sonra bu maddelerin değişmesini sağlayacak, toplumun huzuru, özellikle kadın ve çocuk vatandaşlarının güvenliği açısından cinayetlere hak ettiği cezaları getireceklerdir. Getirmezlerse, zaten Avrupa Birliği mecbur edecek.

Okurlarım neden artık duruşmalardan hiç söz etmediğimi soruyorlar. Hemen söyleyeyim; İstanbul'da açılan Sulhi Dönmezer davasında biliyorsunuz bana 40 milyar TL ceza kesildi. Sadece "takıntılı" sözcüğünden 10 milyar, genelleme şeklinde yazılan "Bu düşünceyi savunanlar ruh hastasıdır" cümlesinden dolayı 30 milyar. Bacaklarını PKK ile savaşta kaybeden gazimiz Kâzım çavuştan 57 milyar tazminatı "haksız zenginleştirme" nedeniyle geri almak isteyen devlet bizden de iki sözcük için 40 milyar istiyor. Bu karşı tarafı "haksız zenginleştirme" olmuyor demek ki. Bu adalete şapka çıkarırım ben. Saygım sonsuzdur. Dava şimdi temyize gitti, onun sonucunu da büyük bir saygı ile bekliyorum.

Madem ki bugünkü yargının durumu budur, bize düşen elimizdeki mevcut adalete saygı göstermektir, ötesi yok. Ankara'daki duruşmalarım ise 30 Mart Salı günü. Saatleri şöyle:

Sabah 09:40'ta 10. Asliye Hukuk, sabah 10:10'da 4. Asliye Hukuk.

Yakından ilgilenen okurlarımla, değerli meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR