Onun acı hikayesini okurken hepinizin benim gibi, bu babasız büyüyen ve henüz 13 yaşında olan kızın uğradığı cinsel tacizlerle ve sonuçta öldürülmesiyle sarsıldığınızı biliyorum.
Sultan, canavar eniştesinin kendisini ne kadar iğrenç biçimde taciz ettiğini geçen Aralık ayında Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi'nde anlatmış. Suçlu A.D, ablanın da olayı doğrulaması ile gözaltına alınmış. Ama abla 15 gün sonra ifade değiştirerek şikayetinden vazgeçmiş.
Ve koca serbest... Sultan'ın, o küçük kızın ağlayarak anlattığı taciz olayları hiç dikkate alınmamış. İşte bu noktada Adana Barosu 2. Başkanı Soner Çetin'in söyledikleri tümüyle acı gerçeği anlatıyor: "Devlet, taciz şikayetinden sonra ne olursa olsun çocuğu koruma altına almalıydı. Avrupa'da böyle bir taciz olsaydı bırakın tacizciyi, kendi ailesi bile çocuğa yaklaşamazdı."
Aynen böyle... Avrupa ülkelerinde çocuğun tek bir şikayeti veya ailenin tek bir ihmalinin görülmesi çocuğun derhal devlet korumasına alınıp evden uzaklaştırılması ve aile hakkında kamu davası açılması için yeterli. Yani aile 15 yaş altındaki çocuğu korumanın tercih değil, her şart altında zorunluluk olduğunun, bunu yapmadığı anda başının derde gireceğinin bilincinde...
Türkiye'de ise bu yapılmadığı gibi çocuğun şikayetine rağmen suçlu serbest bırakılıyor, bırakılmasaydı Sultan bugün hayatta olacaktı!
Son okuduğumuz haberlerden biri "ABD'de 16 yaşındaki anne katiline müebbet hapis cezası verildiği" idi. Gördüğünüz gibi "yaşı küçük" diyerek hasta ruhlu insanlan toplum içine salıvermiyorlar. Türkiye'de ise yalnız 18 yaşından küçük tecavüzcü ve katiller değil, büyük olanlar da ya tutuksuz yargılanıyor veya bin çeşit indirimlerle cezalan hafifletiliyor.
Devlet şiddeti önlemekle, kanunlarını doğru uygulamakla; böylece vatandaşların "intikam" duygusunu önlemek ve hepsinin can, namus güvenliğini de sağlamakla yükümlüdür.
Bunu yapmayan devlete karşı da kamu davası açılmalıdır. Örneğin Adana Barosu 2. Başkanı Soner Çetin'in ihmalini açıkladığı aile ve devlet için neden dava açmadığını ben merak ediyorum.
İlk şikayette suçluyu tutuklamayan devlet de bunun hesabını vermelidir, önlem almayan aile de...
Bu olayları haber olarak okuyup geçemeyiz. Sonuna kadar gitmediğimiz takdirde masum kızlar, çocuklar tecavüze uğruyor ve öldürülüyorlar. Devlet, Sultan'in ölümünü önleme görevini yapamadı, hiç değilse bu acımasız tecavüzcü katile (cinayet suçu kesinleştiği takdirde) diğerlerine de örnek teşkil edecek müebbet hapis cezasını versin. Bunu yapmak zorunda!
Demir Çeneli Melekler!
"Iron Jawed Angels" adıyla gösterildi televizyonda... Demir Çeneli Melekler, 20. yüzyılın başlarında Amerika'da kadınların "seçme ve seçilme hakkı nı kazanmak için verdikleri toplu mücadeleyi anlatıyor. Önce birkaç kadın haklan savunucusu kadın tarafından başlatılan kısa süre sonra ise bütün kadınların sahiplendiği davada ellerinde pankartlarla Beyaz Saray'ın önünde 24 saat nöbet tutmaktan, hapse atılmaya, cezaevinde haftalarca toplu açlık grevi yapmalarına kadar her eylem mevcut. Ve aralarında bir senatörün karısı bile var.
Sonunda toplumun erkekleri ve parlamento da onların haklılığını kabul ediyor, davayı kazanıyorlar.
İzlerken Türkiye'de son yıllarda büyüyen ve birçok kadın sorununun çözümünü sağlayan kadın hareketini, kadın örgütlerinin, kadın hukukçuların başarısını, Medeni Kanun ve TCK değişikliklerindeki dayanışmayı; "tecavüzcüleriyle evlensinler" diyen iki kanun hazırlayıcı profesör tarafından bana açılan davalan ve en ünlü kadın avukatların, STK temsilcilerinin beni gönüllü olarak savunmalarını düşündüm... Son yıllarda sayısı hızla artan kadın kuruluşlarının önemini de...
Biz henüz açlık grevi, cezaevi kısmını yaşamadık ama (bu gidişle o da gerekebilir yani) çok ciddi bir mücadele verildi Türkiye'de ve bunda STK'ların payı çok büyüktür.
Ama işte bu başanlı kadın örgütleri 27 Şubat 2006'da başlayacak olan ve "kadına karşı ayrımcılık, kota" gibi önemli konuların tartışılacağı Birleşmiş Milletler toplantısına ilk kez gidemiyorlar.
Nedenini yarın anlatacağım.
Sultan' ın ölümü tümüyle devlet hatası!
Onun acı hikayesini okurken hepinizin benim gibi, bu babasız büyüyen ve henüz 13 yaşında olan kızın uğradığı cinsel tacizlerle ve sonuçta öldürülmesiyle sarsıldığınızı biliyorum...
Haberin Devamı

