Süheyl Batum neden manşetinizde; açıklayın!

Haberin Devamı

Hayret ettiğimiz, artık yorumlamakta bile güçlük çektiğimiz öyle olaylarla meşgul ki Türkiye, şaşırma refleksimizi bile kaybetme noktasındayız.

Ama her ne kadar duygularımızı dumura uğratma başarısı elde edilmişse de çok dikkat çekici bazı noktalar gözden kaçmıyor.

Örneğin Cuma günkü Taraf gazetesinin birinci sayfa manşetini “Balyoz Hükümeti” diye attıktan ve “darbeci ekip Türkiye’nin kalbine balyoz indirdikten sonra kurduracağı yeni hükümetin programını da yazdı. Ulusalcı ve devletçi bir bakış taşıyan bu programda...” dedikten sonra manşete koyduğu üç fotoğraftan birini son yıllarda bilgisi ve birikimi ile ön plana çıkan anayasa hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum olarak seçmesi...

Sonra iç sayfaya koyduğu haberin devamında, kendisi ile hiç mi hiç alâkası olmadığı fotoğraflara ve isimlere bakar bakmaz fark edilen ve hemen hepsi ülkenin rejimine bağlı, saygılı isimlerden oluşan bir grubun arasına Süheyl Batum’un fotoğrafını bir kez daha koyması...

2002 yılında hazırlandığı iddia edilen darbe planında, darbecilerin kurduracağı iddia edilen hükümetin listesinde Süheyl Batum’un ne işi var?

Hangi sivri zekâlı darbeci -veya bu listeleri pek güzel hazırlayan işgüzarlar- 2002 yılında henüz adı duyulmamış, bugünkü gibi parlayarak ön plana geçmemiş bir hukuk profesörünü hükümete almayı aklına getirebilir?

Ne olmuş acaba; istihareye filan mı yatmış, yoksa malûm mu olmuş? Nasıl bulmuş bu ismi?

KÖTÜLÜK AYAĞA DOLAŞIR

Yoksa kendini pek akıllı sanarak bu listeleri çarşaf çarşaf hazırlayanların kötülükleri, acele ile yapılmış bu tür fahiş hatalarla kendi ayaklarına mı dolanıyor?

Prof. Dr. Süheyl Batum 2005 yılından sonra parlamaya başlamıştır ve bu da başta onun açıklamalarındaki netliği, bilgi düzeyini, etkili konuşma yeteneğini fark ederek sık sık konuşmacı olarak davet eden “Her Açıdan” ve diğer TV programları, sonra da hukuki konularda onun görüşünü almaya başlayan gazetelerle olmuştur.

Yani ne Süheyl Batum bu konuda özel bir gayret göstermiştir, ne de birileri onu “aman siyasete de girsin” diye önceden desteklemiştir. Süreci iyi bildiğim için çok emin olmama rağmen yine de kendisini arayarak sordum, aynen şu cevabı verdi;

“Haklısınız, beni 2002’de öğrencilerim dışında Türkiye’de kimse tanımazdı. O yıllar TÜSİAD’a ‘AB yönünde ne değişiklikler yapılmalı’ başlıklı dört rapor hazırladığım dönemdi. Henüz ‘ulusalcılar’ diye toplumu bölmeye de başlamamışlardı.

Açıkça görülüyor ki tamamen yıpratma amaçlı bir haberdir bu.”

FARK ETMEDİNİZ Mİ BEYLER?

En tarafsız gözle baktığınızda da, kendilerini “tutuklanacak gazeteciler, mağdurlar” olarak verirken 140’a yakın gazeteciye hiç sıkılmadan kendi yorumlarıyla “darbe planı destekçisi” yaftasını yapıştırabilen ve bunu da gazetecilik sananların Batum gibi “artık siyasette de bir umut ve alternatif yaratacağı düşünülen” başarılı bir hukukçuyu yıpratma nedenini tahmin etmek mümkündür. Onu yıpratmak kimlere yarayacaktır, düşünmek lâzım. Haydi şimdi Taraf çıksın ve Süheyl Batum’la ilgili bu gerçeği nasıl fark etmediklerini itiraf edip okuyucusundan özür dilesin.

Ama tabii bu arada Genelkurmay’ın yaptığı soyut, kısa, “açıklamayan açıklama”lardan vazgeçip halkın duymak istediği gerçekleri geç kalmadan ve net şekilde, kanıtlarını da ortaya koyarak anlatması lâzım.

ŞENER HER AÇIDAN’DA

Bu hafta Her Açıdan’da Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, Hürriyet gazetesi yazarı Cüneyt Ülsever, Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan ve Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı ile bu konuları tartışacağız.

AKP’nin eski Başbakan Yardımcısı Şener ayrıca yeni Başbakan Yardımcısı Arınç’ın açıklamalarından, demokratik açılıma, kozmik odaların aranmasından yolsuzluklara kadar birçok konuda görüşlerini anlatacak.

24 Ocak Pazar öğlen 12.30’da Star’da...

Bu programı kaçırmayın derim.

DİĞER YENİ YAZILAR