Suçlu cennetinde gözyaşları!

Aylardır yalnız başıma yazıyordum yine... Aynen tecavüze uğrayan, dayak yiyen, sokağa atılan kadınları, kızları mağdur edenlerin hak ettikleri şekilde cezalandırılması için yalnız yazdığım gibi...

Haberin Devamı

Aylardır yalnız başıma yazıyordum yine... Aynen tecavüze uğrayan, dayak yiyen, sokağa atılan kadınları, kızları mağdur edenlerin hak ettikleri şekilde cezalandırılması için yalnız yazdığım gibi...

Aylardır “Suçluları hafif cezalarla salıvermeyin, şu ağır tahrik, iyi hal gibi indirimleri katillerde, magandalarda, tecavüzcülerde kullanmayın. Memleketi suçlular cenneti olmaktan kurtarın” diye kimbilir kaç kez yazdım, kaç kez TV’de tekrarladım. Bugün sokak ortasında işlenen cinayete kızıp arka arkaya üzüntü bildirenler “toplumun can ve mal güvenliğini sağlamak hükümetlerin birinci görevidir, kavgayı bırakın, işinize bakın” dediğimiz günlerde ‘suçlulara Avrupa’daki cezaları verin, onları 3-5 yıl cezayla tekrar toplum içine göndermeyin’ diye çırpındığımız günlerde nedense daha ciddi ve önemli konularla meşguldüler.

Oysa tüm medya olarak üzerine gitseydik, can güvenliğinin, adaletin sağlanması için birlikte baskı yapsaydık belki de hepimizi üzen bu cinayet gerçekleşmeyebilirdi.

Şimdi artık meslektaşlarımız gözyaşlarına ara vererek gözlerini memleketteki “güvenlik boşluğu”na çevirirlerse hiç değilse bundan sonra başka canların yitmesine engel olabiliriz belki...

İşte son haberlerden bazıları:

- Oğlunun düğününde havaya ateş eden 59 yaşındaki maganda balkonda düğünü izleyen 31 yaşındaki sekreteri vurarak komaya soktu. (Çünkü magandaları yazıyor ama cezalandırılmadıkları zaman sesimizi çıkarmıyoruz.)

- Diyarbakır’da 5 çocuk annesi bir kadın nikahsız eşi tarafından -yasak aşk yaşadığı iddiası ile- öldürüldü. Zavallı 5 evladı ortada kaldı. (Çünkü kadın geçen yıl aynı adam tarafından yaralanmış, “Beni ölümle tehdit ediyor” diye savcılığa şikayette bulunmuş ama hasta ruhlu adam kısa süre sonra serbest bırakılmıştı.)

- Samsun’da bir eve mutfak tüpü götüren adam evdeki genç kızı taciz etti, Antalya’da bir polis tacizden tutuklandı, zihinsel engelli kız tecavüzden hamile. (Çünkü tacizci ve tecavüzcülere ceza indirimi ve hatta utanmadan iyi hal indirimi yapıldığında, suçlular üç gün sonra veya hemen o gün “tutuksuz yargılanmak üzere” serbest bırakıldığında susuyoruz.)

- 17 aylık bebeğe işkence ve tecavüz eden yaratığa (ki bebeğin porno CD’sini de çektikleri belirtiliyor) 21 yıl, bunlara izin veren “anne pozisyonundaki cani kadın”a ise sadece 5 yıl ceza verilmiş. İnfaz yasasından dolayı yaratık, eğer iyi hal indirimi (!) de yapmazlarsa 14 yıl sonra yeni kurban bebekler aramak üzere topluma salıverilecek. (Çünkü diğer ülkelerde ömür boyu ağır hapis verilecek davalarda hiç kimse bu aptal yasalara ve indirimlere itiraz etmiyor.)

- Patronu tarafından tırnakları sökülüp vücudunda sigara söndürülen Meryem hastanede, patron ve ailesi SERBEST! (Çünkü kimse “Ne hakla” demiyor.)

- Havaalanında Litvanyalı bir kadının üzerinde kilolarca kokain ve eroin yakalanmış. (Onu yakalayan emniyet görevlilerine bravo ama Türkiye’nin kendi gençlerini de zehirleyerek ölüme gönderen büyük bir uyuşturucu pazarı haline gelmesi bizi ilgilendirmiyor.) Bunların yanında her gün haberlerde gördüğümüz cinayet suçlarına bile iyi hal indirimi yapılması veya onların bile “tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması” da bizi fazla ilgilendirmiyor. Cumhurbaşkanlığı kavgası daha ilginç (!) ve “tirajlı” zira...

Şehir ortasında, güpegündüz bir gazeteciye suikast yapma cesaretinin en önemli nedenlerinden biri ülkenin tümüyle güvensiz hale gelmesi ve suçluların cezasız kalmasıdır. Yasin Hayal, Mc Donalds’ı bombaladığında salıverilmeseydi, Trabzondaki rahip cinayeti takip edilerek bağlantıları bulunsa ve olayın üstünü örtenlerle birlikte cezalandırılsaydı ne bu imkân, ne de o cesaret olmayacaktı. (Yasin Hayal’in halâ küstahça tehdit savurma cesareti de...)

Üç gün sonra serbest kalmak veya cinayet işledikleri için kahraman gibi itibar görmek yerine ömür boyu zindandan çıkamayacaklarını bilseler durum bambaşka olacaktı.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Cumhurbaşkanı kim olacak sizce?

*****

“Fesatlar Sarmalında Türkiye”
Özdemir İnce’nin Avrupa ve Türkiye’de yayımlanan yazılarından derlenmiş olan “Fesatlar Sarmalında Türkiye” kitabını soluksuz okudum. Tarih ve kültürden Türkiye’nin içine düşürüldüğü haksız suçlamalara, cumhuriyet ve demokrasiden laikliğe kadar çeşitli olay ve kavramları irdeleyen çok yönlü yazıları, araştırmaları karışık kafaları aydınlatmada son derece yararlı olacak türden.

Ben yararlandım, size de tavsiye ederim.

DİĞER YENİ YAZILAR