Şu "tezgah" meselesi!

ABD'den gelen Hungtington, Soros gibi bazı isimlerin Türkiye'nin rejimi hakkında konuşması, daha da doğrusu eleştirmesi aslına bakarsanız önemli bir küstahlıktır

Haberin Devamı

ABD'den gelen Hungtington, Soros gibi bazı isimlerin Türkiye'nin rejimi hakkında konuşması, daha da doğrusu eleştirmesi aslına bakarsanız önemli bir küstahlıktır.

Ama önce buna fırsat verenleri, kendi ülkelerini Amerika, Avrupa seyahatlerinde dış basının önünde şikâyet edenleri tartışmak lâzım. Türkiye bu tür siyasi skandalları doğrusunu isterseniz bugüne kadar yaşamamıştı.

Bir başbakan gidip ABD'de çocuğunun laik rejini yüzünden Türki ye'de okuyamadığını, bu nedenle Ame rika'ya gitmek zorunda kaldığını" soy lerse Huntington'lar, Soros'lar da bu cesareti bulur.

Türkiye'de işsizlik, ekonomik sıkıntılar, iç ve dış siyaset sorunları ayyuka çıkmışken Hükümet'in sarıldığı en önemli } siyaset "türban-Kur'an" üzerinden yaptığı siyaset...

Sorsanız "üniversite öğrencileri ve devlet dairelerinde dini simge kullanılmaması" kuralından başka hiçbir engel, kısıtlama söyleyemezler Türkiye'de. Sorsanız "Diyanet'in binlerce Kur'an kursu varken neden kaçaklara izin veriyorsunuz? Neden bilinçlenmemiş çocukların aile baskısı ile yanlış ellerde kaçak eğitim almasında İsrar ediyorsunuz" diye verecekleri makul bir cevap da yok.

Size "Tonı Miks'in serbest olduğundan" söz edebilirler ama.. O bir aldatmacadır çünkü...

Başbakan "Ben de o tezgâhtan geçtim, ne zararı oldu?" diyor.

Zararı görmek için bugünlerde Türkiye'nin gündemine bakmak yeterli değil mi?

Din üzerinden siyasi istismar Erbakan dönemi dışında ne zaman bu boyuta geldi Türkiye'de?

Eşsiz hafıza??
Çok çabuk gelmeye başladı ödüller Orhan Pamuk'a... Alman Kitapçılar Birliği'nin "Barış Ödülü" verilmiş kendisine... "Eşsiz hafızasıyla konuları ele alışı, insan ve azınlık haklan için çaba göstermesi" imiş nedeni. Eh, Ermeni meselesi ile Kürt sorununa Avrupa bakış açısıyla baktın mı onların barış ödüllerini toplarsın... Hele de içinde canını kaybeden teröristlerin, Türk askerlerinin, Türk ve Kürt vatandaşların, korucuların, öğretmenlerin olduğu bir rakamı 'Türkler 30 bin Kürt u kesmiştir" diye veriyorsan... Taş çatlasa, hangi hesabı yaparsan yap 1915 öncesi ve sonrasında en fazla 500 bine çıkaracağın "canını kaybeden Ermeni vatandaş" sayısını "1.5 milyon" olarak veriyorsun... Bunu da olaylarda canını kaybeden Türkleri hiç hesaba katmadan yapıyorsan daha da çok barış ödülü alacaksın demektir.

Zira kendi soydaşlarına uygulanan katliamları, uğradığı ve hâlâ uğramakta olduğu terör saldırılarını yok farzediyor ve olaylara tek gözlükten, hep "karşı taraftan bakıyorsan bazı ülkelerin barışçılık anlayışına yeteri kadar yakın, takdire şayan bir basandır bu...

Bekleniyordu Pamuk'a bu ödüllerin gelmesi. Aylar önce "tarihten habersiz" açıklamasını yapar yapmaz yürütülen tahminleri doğrulamış oldular. Şimdi sıra onunla aynı görüşleri paylaşan diğerlerinde, bakalım onlar hangi ödülleri alacaklar?

Bu arada, benim asıl merak ettiğim şu "eşsiz hafıza" konusu... Acaba bu vurgu ile kimsenin hiçbir şekilde söyleyemeyeceği "1.5 milyon Ermeni" rakamı konusundaki keşfini mi kastediyorlar, yoksa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da töre korkusu nedeniyle görülen genç kız intiharlarını romanlarında "türban nedeniyle olmuş gibi" göstermesini mi?

Ne hikmetse Türk insanı bir türlü vâkıf olamadı bu yazarın eşsiz hafızasına ve romanlarının benzersizliğine... Buralarda kime sorsanız "yanda bıraktığını" söylüyor.

Demek Avrupalılar'ın takdir gücü de "bazı hallerde" Türkler'den fazlaymış!

Diziler bitince
Akşam saatlerinde hangi kanalı açsanız dizi çıkıyordu karşınıza. Bir "dizi çılgınlığı" sarmıştı TV'leri...

Bu nedenle ne aydınlatıcı bir sosyal veya siyasi içerikli program, ne sanat, belgesel veya tartışma programı izleyebiliyorduk...

Şimdi yaz dönemi başlayınca birçok dizi de tatile girdi, bakalım boşluk dikkatli şekilde doldurulacak mı yoksa bu kez de yaz rehavetine mi girilecek? Henüz bilmiyoruz.

Öte yanda Kadın isterse, Hayat Bilgisi gibi çok beğenilen dizilerin bitmesiyle izleyicilerinden de, "gelecek sezon için taşıdıkları endişeleri bildiren" maillerin gelmeye başlaması bir oldu.

Gelecek sezon Paşhan Yılmazel (Ortega), Şerhan Aslan (Kopil), Kerem Kupacı (Kerem)
gibi genç oyuncuların oynamayacağı ihtimalini duyan Hayat Bilgisi fanatikleri neredeyse yas içinde.

Kadın İsterse'de oyuncu değişiklikleri olmasından korkan bir o kadar izleyici var. Ben de bu dizileri çok sevdiğim için onlara hak veriyorum. Gerçekten de süper ekiplerle kazandılar bu başarıyı. Örneğin; Zerrin Sümer'in, Kazım Aksar'in veya Derya Saykal'in olmayacağı bir "Kadın İsterse" düşünülemez.

İzleyicilerin endişelerini yapımcı firmalara duyurmuş olayım.

Bu arada... Cihan Ünal'ın komedide başarılı olmayacağını düşünmüş ve yazmış olanlar, komedide gösterdiği performanstan sonra yanıldıklarını ve bu kadar iyi aktörler için önyargıdan kaçınmak gerektiğini anladılar mı dersiniz?

DİĞER YENİ YAZILAR