HSBC Bank ve İngiliz Konsolosluğu'na yapılan hain saldırılardan sonra bizimkilerle birlikte CNN International ve BBC World kanallarından yurtdışı yayınları izliyorum.
İki nokta dikkatimi çekiyor, birincisi her 5 dakikada bir, Türkiye'den konuştukları uzman ve gazetecilere "Sinagog saldırılarından sonra İstanbul'da ne gibi ciddi önlemler alındı" sorusunu soruyor ve verilmesi gereken cevapları alamıyorlar (Çünkü olaydan sonra gözle görülür bir faaliyet, saldırıya uğraması muhtemel yerlerde aşırı bir önlem yoktu.)
Diğeri, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun konuşmasını vermek istiyorlar, orada da söylenen anlamlı bir söz yok. Kullanabildikleri tek cümle "Sinagog saldırılarını yapanlarla bunları yapanların aynı örgüt olduğu..." Oysa, ilk anda bile bir İçişleri Bakanı kısa fakat kapsamlı "nedenleri" de içeren öyle konuşmalar yapabilir ki. Ve yapmalı ki.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan saatlerce ses çıkmıyor. İlk saldırıda Emniyet Müdürü'nün maça gittiği Letonya'dan ertesi gün dönmesinden bin beter bir trajik durum.
Daha sonraki tüm konuşmalara dikkat ediyorsunuz, özellikle iktidar partisinin bakanları ve Başbakan saldırıların olası nedenlerine pek değinmiyor "Uluslararası terör, uluslararası siyasi olayların bir yansıması" gibi yuvarlak cümlelerle geçiştiriyorlar.
Dün VATAN'a gelirken elimdeki gazetelerde Avrupalı liderlerin ve Bush'un "Laik demokratik İslâm ülkesine en güzel model olan", "Batıyla iyi ilişkiler içinde büyük, güçlü bir Müslüman ülke olan" Türkiye'nin bu nedenle kökten dinci terörün hedefi haline geldiğini, ama hiçbir engellemenin Türkiye'yi yolundan çevirmeyeceğine, AB yolunda daha da emin ve hızlı adımlarla yürüyeceğine inandıklarını anlatan açıklamalarını okuyorum. Bir yandan da radyoda Başbakan Tayyip Erdoğan konuşuyor.
Tayyip Bey medyaya hücum etmekte. Sanki saldırıların suçlusu neredeyse medyaymış gibi bir öfke ve tonlama var konuşmasında. Ama "Laik demokratik, özgür rejiminin, batılı ülkelerle ilişkisinin, Avrupa yolunda ilerleyişinin, modern bir İslâm ülkesi görüntüsünün" bu terör eylemlerindeki rolünden hiç söz etmiyor.
Ne o, ne İçişleri Bakanı, ne Meclis Başkanı konuşmalarında gerçek nedenleri vurgulayıp gerçek suçluları adını anarak lanetlemiyorlar.
'Lanetleme' sözcüğü kullanılıyor ama öznesi genel. Birçok kimse bunu fark etmekte. Çok garip görünüyor, hatırlatmış olayım.
Not: Sevgili okurlar, ne kadar dikkatli gözden geçirsek de, yazılarda bazen hatalar gözümüzden kaçabiliyor. Dünkü "İslâmiyeti terörle özdeşleştiriyorlar" başlıklı yazımda "Kadir günü arefesi" yanlışlıkla "arefesi öncesinde" yazılmış. İki kelime aynı anlama geldiği için önemli bir hata. Özürlerimle düzeltiyorum.
Söylemek çok mu zor?
HSBC Bank ve İngiliz Konsolosluğu'na yapılan hain saldırılardan sonra bizimkilerle birlikte CNN International ve BBC World kanallarından yurtdışı yayınları izliyorum
Haberin Devamı

