Son olarak ABD'nin en popüler, en çok satan gazetelerinden biri, New York Times açıkladı. Türkiye'deki Ermeni olaylarını "soykırım" kabul edecek ve bundan sonra bu şekilde yazacaklar. Yine son olarak Kanada Avam Kamarası ve California Valisi Arnold Schwarzeneger aynı görüşü kabul ettiğini açıkladı.
Oysa Amerika'nın ve Avrupa'nın en ünlü tarihçileri toplanarak Ermeni olaylarının soykırım değil karşılıklı bir iç savaş şeklinde oluştuğunu, başta Rusya olmak üzere diğer ülkelerle işbirliği yapan Ermeniler'in olayları kendilerinin başlattığını açıklamışlardı. Hâlâ bugün bu gerçekleri anlatan Amerikalı, İngiliz, Fransız tarihçi ve gazeteciler var.
Demek ki tarih, tarihçilere bırakılacak kadar basit(!) değilmiş. Türkiye'nin üç cepheden üç ayrı baskıyla köşeye sıkıştırılması için tarihin de siyasete bırakılması gerekiyor. Ben tam da bu sırada, Yunanlılar bizi Kıbrıs'la meşgul ederken "soykırım" iddialarının yeniden gündeme gelmesini bekliyordum. Ve tam zamanında geldi.
Senelerdir "Aman biz de çalışalım, arşivlerimizde yer alan karşılıklı çatışmaları, Avrupa ülkelerinin bu çatışmaların çıkarılmasındaki rolünü küçük kitapçıklarda toplayarak, diğer ülkelerde, üniversitelerde konferanslarla, panellerle anlatalım" diye çırpınıyoruz. Orta Asya'dan başlayarak tarihimizde hep görüldüğü gibi, kendi içimizde birbirimizi yemekten, seçim üstüne seçim yapıp bunların rehavetiyle zaman kaybetmekten dış sorunlarla ilgilenecek zaman bulamadık.
Bulabilseydik biz de, Ermeniler'in Kars ve civarında 35 bin Müslüman'ı nasıl yollarda ve trenlere saldırarak katlettiklerini, doğu illerinde yaptıkları yağma ve zulümü, Ruslar'ın, İngilizler'in kışkırtma ve desteklerini, basılan köyler ve öldürülen ailelerin isimleriyle duyurabilirdik. Köylerde genç kızlara nasıl tecavüz edip boğazladıklarını, erkekleri (yaşlılar dahil) nasıl ağaçlara çivilediklerini, kalbini, ciğerini çıkarıp, erkeklik organlarını kestiklerini ve köy pazarlarında teşhir ettiklerini, beş yüz kişilik köylerden kaçabilen üç beş kişiyi de nehre attıklarını anlatabilirdik.
Anlatamadık. H el üstünde, TV izleyip göbek atarak, yarışmalar düzenleyip eğlenerek bekledik. Hâlâ da bekliyoruz. "Domuzdan kim bir kıl daha fazla koparacak"... Tek sorunumuz bu. Soykırım iddiaları geri dönüşü olmayacak şekilde her köşede kabul ediliyor. Bir kez daha geçmiş olsun arkadaşlar!
(Not: Bu yazı bir suçlama yazısı değildir. Eğer Başbakanlık veya Dışişleri Bakanlığı bu sorunun "sorun" olduğunu fark edip üstlenseydi bizler bile -tarihçi olmamamıza rağmen- diğer ülkelere gidip çalışmalar yapabilir, arşivlerimizdeki gerçekleri anlatabilirdik... Bütün bu ülkeler "soykırım" iddialarını kabul etmeden çok önce defalarca uyardık, 'tehlike geliyor, bakın parlamentolarda ne konuşmalar oluyor' diye örnekler verdik, dinleyen olmadı. Bu yazı sadece vatandaş ve gazeteci olarak duyduğum derin üzüntünün ifadesidir.)
Sahillerde kum kalmadı
Her yaz Altınoluk'taki evime gittiğimde sahildeki kumların giderek bittiğini denizin içine kadar bütün kıyı şeridinde sadece taşların kaldığını üzülerek görürüm. Yemyeşil ağaçlar, güzelim Kaz Dağları'nın zeytinlikleri yerini nasıl taş yığını sitelere bırakıyor ve yeni bir Kuşadası örneği yaratılıyorsa sahiller de taş yığınları haline getiriliyor.
Kimbilir bu yaz nasıl sürprizlerle karşılaşacağız. Mersin'in Aydıncık ilçesinden yazan bir okurum sahildeki kumların bizzat belediye tarafından kamyonlarla taşınmakta olduğunu ve birkaç yıl önce muhteşem bir denizi olan ilçenin giderek berbat bir görüntü aldığını bildiriyor. Mersin ve Aydıncık (Altınoluk ile diğer sahil kasabalarının da) belediye başkanlarına sesleniyorum;
Kendinize gelin ve görevinizi doğru dürüst yapın. O sahiller sizin değil, SiZE EMANET. Kuşadası şimdi ağlıyor, daha kaç örnek lâzım görebilmeniz için? Vatandaşlar kadar duyarlılığınız ve sorumluluğunuz yok mu sizin? Aslına bakarsanız şu soru daha uygun: Bunları denetleyecek bir kurumumuz hâlâ yok mu bizim?
Soykırım iddiası için ne yaptık?
Son olarak ABD'nin en popüler, en çok satan gazetelerinden biri, New York Times açıkladı. Türkiye'deki Ermeni olaylarını "soykırım" kabul edecek ve bundan sonra bu şekilde yazacaklar
Haberin Devamı

