Soyadı konusunda akla gelmeyenler

Kadınların evlendikten sonra istedikleri takdirde eşlerinin soyadı ile birlikte kızlık soyadını taşımaları hakkının ortadan kaldırılması bir kez daha gündeme geldi ve tartışma yeniden başladı.

Haberin Devamı

Kadınların evlendikten sonra istedikleri takdirde eşlerinin soyadı ile birlikte kızlık soyadını taşımaları hakkının ortadan kaldırılması bir kez daha gündeme geldi ve tartışma yeniden başladı.

Aslına bakarsanız evli kadınların iki soyadı taşımalarının, böylece kendi kimliklerini ve soylarının adını korurken boşanma durumunda da tüm kimliklerini değiştirme sorunuyla karşılaşmamalarının kimseye bir zararı yok. Öyleyse neden dönüp dolaşıp aynı tartışmayı yeniden başlatıyorlar?

Çünkü olay çok daha derin ve akla gelmeyen bazı rahatsızlıklar içeriyor...

Hepimizin bu konularda az çok bir bilgisi var ama hiçbirimiz hukukçular kadar geniş kapsamlı bilgiye sahip değiliz, onun için ben konuyu kadın hukukçularımıza da danışarak yazmayı tercih ediyorum.

Onlar ise soyadı meselesinin bizim zannettiğimizden çok daha önemli ve namus konusuyla da yakından ilişkili olduğunu, bu önemden dolayı erkeklerin soyadı İsrarını sürdürdüğünü belirtiyorlar.

Burada asıl konu "insan soyunu kimin temsil edeceği"... Soy, hangi cins üzerinden yürüyecek?

Her türlü ayrımcılık
Hukukçular her şeyden önce "soy kesin kurallarla erkeğin ismi üzerinden sürdürüldüğü sürece" kadınlara erkek çocuk doğurma baskısının da süreceğini, (özellikle eğitimsiz kesimde) erkeklerin, erkek çocuk doğuramayan kadına kuma getirme hakkını kendinde göreceğini söylüyorlar.

Soyu erkek devam ettirecek, demek ki erkek çocuk sahibi olmaya hakkı var (böylece çocuklar arasında da erkek ve kız çocuk ayırımı daha doğmadan önce ortaya çıkmış oluyor. Sonradan erkek çocuğa aile içinde daha fazla önem verilmesi de bunun devamı)...

Öte yanda, çift soyadı kullanımı önlendiği takdirde birden fazla evlilik yapmış ve her evlilikten çocuğu olan kadınların çocuklatıyla farklı soyadına sahip olması söz konusu olduğu gibi, kendi kızlık soyadını tercih eden kadının tek evlilikte bile çocuğuyla farklı soyadı taşıması, bunu önlemek için de zoraki olarak erkeğin soyadını seçmesi söz konusu.

Kadının her evlilikte tüm kimliklerini, resmi işlem yapılan bir meslekteyse bütün belgeleri, tabelaları, antetli kağıt ve kartvizitlerini değiştirme mecburiyeti olacakken erkeğin aynı soyadıyla devam etmesinin yarattığı ayırımcılık var.

Kız çocukların evlilik öncesi babanın soyadını, evlilik sonrası ise eşin soyadını taşıması, yani kadın cinsinin her durumda erkeklerin kimliğiyle anılması ayırımcılığı var.

Namus meselesi
Bütün bunların dışında erkeğin evlilikle birlikte kadına soyadını veriyor olması çok ciddi bir başka sorunu birlikte getiriyor: Namus!

"Ben sana soyadımı verdim, ailemin adını taşıyorsun, benim namusumsun" veya "Senin namusun benden sorulur"...

"Yani kadın ve çocukların sahibi erkektir" sonucu ortaya çıkıyor ki bu da namus ve mülkiyet sorununu getiriyor, sonuçta bu anlayış namus cinayetlerine kadar varabiliyor.

Oysa... Soyadı zorlaması Medeni Kanun'un "Aile eşitlik ilkesine dayanır" diyen maddesine aykırı... Anayasa'nın "Erkek-kadın tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğu" ilkesine aykırı.

CEDAW gibi kadına karşı ayırımcılığı önleyen ve Türkiye'nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı.

Taraflar karar vermeli
Madem ki ayırımcılık yapılmayacaktır ve aile eşitlik ilkesine dayanmaktadır, o zaman aile kurulurken tarafları serbest bırakmak ve taraflar tanımını getirmek önemlidir. Kadının, istediği takdirde kızlık soyadını taşıma, bunu çocuklarına da taşıtma hakkı olmalıdır.

Zira sonuçta sadece kadın-erkek arasında ortaya çıkan ayırımcılık ve bunun yarattığı sorunlar değil, "farklı babalardan doğan çocuklar", "erkek ve kız çocuklar" arasında olabilecek ayırımcılık da söz konusudur.

Soyadı kararı verilirken bunların hepsinin göz önüne alınacağını, Adalet Bakanı'nın gereken özeni göstereceğini, kadınlara Ecevit Hükümeti döneminde Medeni Kanun Mal Rejimi'nde yapılana benzer bir hilenin tekrar yapılmasına izin vermeyeceğini umuyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR