Haydi kadın milletvekilleri zaten ortada yok, TÜSİAD Başkanı da kadın olmasa kadınları ilgilendiren türban konusunda erkeklerin boğaz boğaza giriştiğini göreceğiz ama ya bu erkeklerin “konuşan toplum kesimlerine” karşı tavrı nedir?
AKP’li Burhan Kuzu bu kez de bize kızmasın ama birdenbire kuzuluğu bırakıp kurt kesildi ve konunun birinci dereceden muhatabı olan, ülkenin üniversitelerine, yüzlerce rektörüne tepkilerini gösterdikleri için sinirlenerek “Rektörler amuda kalkmasın” dedi.
AKP’nin diğer kuzusu -mu acaba- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yine ülkenin en önemli sivil toplum kuruluşu TÜSİAD’ın üyelerini bir kalemde, bir cümlede “dinî inançları cüzdanlarıyla sınırlı” yapmaktan çekinmedi. Hiç gizlemeye, bu sözlere de takla attırmaya çalışmasın “manevi değer” dediler mi artık “din” anlaşılıyor, ülkede başka hiçbir manevi değeri ağızlarına aldıkları yok. Peki kadınların türbanı dışında demokratik hak, bireysel özgürlük (örneğin “ifade özgürlüğü”) yok mudur ki başta Başbakan olmak üzere hepsi konuşana, tepki gösterene hakaret etmeye başladılar? Bu nasıl özgürlükçü anlayış, nasıl bir demokrasidir?
Madem ki sadece özgürlük açısından düşünüyorlar Türkiye’de mahalle, mahalle “sohbet toplantısı” adı altında kadınlar neden din ekseninde örgütlendiriliyor ve tesettürlü kadın sayısı hızla arttırılmaya çalışılıyor? Neden kapanan kadınlara ve ailelerine “iş bulma”dan başlayarak imkânlar sağlanıyor? The Economist “Fethullah Gülen cemaatinin Güneydoğu’da AKP’ye ‘bedava sağlık hizmeti vererek, et dağıtarak’ yardım ettiğini” nereden biliyor?
Bazı gazete köşelerinde “kadınlar zorla tesettüre sokulmasın diye, Batılı görüntü bozulmasın diye” üniversitede türban için atılan adımlara tepki gösterildiği yazılmakta...
Bu, konuyu tümüyle basitleştirmektir, türban konusundaki tepkilerin nedeni böyle bir korku, olay ise bir “din yasağı” değil “dinin siyaset tarafından istismarına getirilen yasak”tır, “bu istismarın gelecekte rejim tehlikesi oluşturması”dır. Üzerinde ciddiyetle durulmasının, yüksek mahkeme kararlarının ve bugün sivil toplum kuruluşları, yargı ve üniversitelerden gelen tepkilerin nedeni de budur. Ve 5 yıldır türbandan başka şey konuşulmayan bir ülkede, bu gelinen noktada, Türkiye’nin geleceği söz konusu iken hiç kimse “Bıktık artık türbandan” diyemez, dememelidir. Ayrıca... MHP Genel Başkanı TÜSİAD üyelerinin veya herhangi bir vatandaşın dinini, inancını nasıl sorgulayabilir, ne hakla dini/inancı “cüzdan”la ilişkilendirebilir, bunun cevabı ondan istenmelidir. Her şeyden önce MHP’nin kurmayları üniversitede türban yasağının kalkmasına katkıda bulunmalarının başta gelen nedenini: “AKP’nin türbanla oy toplamasına engel olmak” olarak belirttiklerine göre “türban ile cüzdan ilişkisi MHP için söz konusu değil mi” sorusunu başkalarına saldırmadan önce kendilerine sormaları gerekir.
AKP ve MHP yöneticileri demokrasiye saygıları varsa konuşanı susturmaktan vazgeçsinler. Malezya’ya benzetilme ihtimali ufukta beliren bir ülkede bunu zaten başaramazlar!
Sabih Kanadoğlu Her Açıdan’da
AKP ile MHP Anayasa’da ve diğer ilgili kanunlarda “üniversitede türbanı serbest bırakacak” değişiklik çalışmalarını hızla tamamlıyorlar. Bu değişiklikler gelecek hafta Meclis’e gelecek ve Meclis tablosuna göre de kabul edilecek.
Buna rağmen acaba üniversiteler türbanlı öğrencilerle eğitime devam edebilecekler mi?
Anayasa Mahkemesi’ne başvurulsa bile acaba mahkeme kararı beklenmeden üniversitelerde yılın ikinci döneminde uygulama başlayacak mı?
Türkiye din üzerinden başlatılan bu bölünme ve karmaşadan demokratik çözümle çıkabilecek mi?
Bu hafta bunlara ve merak ettiğiniz birçok soruya cevap arayacağız. Konunun hukukla, yüksek mahkeme kararlarıyla ve bundan sonra çıkacak kararlarla ilgili yönünü anlatmak üzere Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu Her Açıdan’ın konuğu olacak.
Verilen kararın “üniversitedeki uygulamanın sonuçları” açısından değerlendirmesini ise dün açıklanan “Öğretim üyelerinden üniversitede özgürlük bildirisi”ni imzalayan öğretim görevlileri arasında bulunan; Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı Eser Karakaş ile Galatasaray Üniversitesi’nden Anayasa Hukuku uzmanı Şule Özsoy katılıyorlar. Şule Özsoy kendi öğrencilik yıllarında üniversitede yaşanan değişimi de anlatacak. Bu hafta ülke gündemiyle ilgili görüşlerini anlatacak sanatçımız ise Metin Akpınar...
Yine ekran başından ayrılamayacağınız bir Her Açıdan olacağına şüphe yok.
Bekliyorum hepinizi!

