Siyasetin "bumerang"ı!

CHP'de neler oluyor? .. Son derece renkli bir ülke olan, insanları sıkılacak (ya da kafa dinleyecek) tek bir boş an bulamayan Türkiyemiz'in son eğlencesi bu; CHP'nin koltuk kavgası

Haberin Devamı

CHP'de neler oluyor? .. Son derece renkli bir ülke olan, insanları sıkılacak (ya da kafa dinleyecek) tek bir boş an bulamayan Türkiyemiz'in son eğlencesi bu; CHP'nin koltuk kavgası.

Aslına bakarsanız olayda beni ilgilendiren Deniz Baykal'ın "yeni lider adayı" olarak ortaya çıkan Mustafa Sarıgül ü bertaraf etmek için giriştiği faaliyet değil. Bizde siyasetçilerin, hele de deneyimli olanların onca bilgiye ve tecrübeye rağmen hâlâ "ikinci adam"ları (veya adayları) yok etme çabaları, bunu yaparken ya tam aksine "yoktan kahraman var etmeleri" ya da kendilerinin de o adamlarla, adaylarla birlikte yok olmaları artık en bilindik gerçeklerden biri...

Üstelik Türk toplumunun "mağdurun yanma geçme" alışkanlığı da bir başka bilindik gerçek... Tayyip Erdoğan da aynı şekilde Erbakan'a muhalefetle "değişim beklentisine cevap" olarak ve cezaevi mağduriyeti nedeniyle birdenbire zirveye çıkarılmamış mıydı? DYP de, ANAP da -siyasi başarısızlıklar yanında- ümit olabilecek "ikinci adam"ları yok etme alışkanlığıyla oylarını kaybetmemiş miydi?

Türkiye'de gerçekten demokratik bir siyaset ortamı olsa, milletvekillerinin liderden farklı görüş bildirmeleri, bir mitingde konuşmaları ihraç nedeni olabilir miydi?

Türkiye bir "şartlanma-şartlandırılma" dönemi yaşıyor, insanlar yıllardır çektiklerinin sonucu olarak bir şeylere şartlanıyorlar veya oynanan oyunlarla, yazılan senaryolarla şartlandırılıyorlar. Şu anda da toplum "uzlaşmacı olmayan siyasetçiye karşı tavır almaya şartlanmış durumda. Normal olarak bundan ders çıkarmak gerekir değil mi, değil işte... Bizde bir veya birkaç musibet derse yetmez, ders almak için sıfırlanmak gerekir.

Burada beni ilgilendiren şu rüşvet olayı. CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Ergün Aydoğan'ın "Bana poşet içinde para gönderildi" iddiası. Bugüne kadar, seçimlerde poşet içinde verilen rüşvetler, milletvekillerine "kritik anlarda parti değiştirmesi için" teklif edilen rüşvetler (bakanlık teklifleri de buna dahil), banka hortumlayanların gerekli yerlere dağıttığı rüşvetler, siyasi ve toplumsal olarak tartışılmadığı ve rüşvet alışkanlığı dürüstlüğün kanını emen bir sülük gibi beslendiği için bugün hâlâ bu ilkel olayla karşılaşıyoruz. Rüşvet bir bumerang gibi dönüp duruyor ve siyasi partileri can evinden vuruyor.

Bir gün akıllanacağız akıllanmasına da kaç musibet görmemiz lâzım çözüm aramak ve "temiz toplum" çabasına girmek için, onu bilemiyorum işte!

Bir ışık da siz yakın!
Öyle bir ışık ki bu hem onları hem de sizi aydınlatıyor. Yüreğinizi işitiyor, kalbinize ferahlık duygusu veriyor. Bundan önceki yıllarda ben kendi imkânlarımla da elimden geldiği kadar yaktım bu ışıklardan... Türkân Saylan'ın başkanı olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği nin inanılmaz bir gayretle Türkiye'nin her köşesinde açtığı eğitim seferberliğine katkıda bulundum, öğrenciler okuttum. Son birkaç yıldır (eksik olmasınlar) bazı firmalar benim adıma yeni yıl armağanı olarak bu hediyeyi seçiyorlar.

Benetton bunlardan biri... Bu yıl şöyle yazmışlar mektubu:

"Sayın Ruhat Mengi, Biliyor musunuz?.. Sizin adınıza yakılan ışıklar ülkemizi aydınlatıyor. Benetton, ÇYDD'nin 'Bir Işık da Siz Yakın' kampanyasıyla tam 9 yıldır üniversitelerimize desteği sürdürüyor(...)

Deneyimlerinizi, bilgi ve birikimlerinizi öğrencinizle paylaşarak, ona önerilerde bulunup yol göstererek kampanyaya daha da anlam katacağınıza inanıyoruz.

Yarınlarımız için bir ışık da siz yakın.

Saygılarımızla."

Aslında kendi yardımlarımda öğrencilerin belli bir şahsa minnet duymadan okumalan açısından kimliğimin bildirilmemesini tercih ediyorum. Ama bir başkasının benim adıma yardım yaptığı durumlarda onları arıyor, konuşuyor ve bana ihtiyaçları olduğunda nasıl bulacaklarını söylüyorum. Bu kez de Anadolu Üniversitesinde okuyan öğrencimi hemen arayacağım.

Öyle büyük bir zevk ki bu bilseniz... İmkânı olan herkes bir ışık yaksa, kimbilir istediği ve hak kazandığı halde okuyamayan kaç genç bu fırsatı yakalayabilirdi. Üstelik öyle kaçınacak gibi büyük paralar da değil söz konusu olan. Her ay bir eğlence veya kuaför parasını feda etmeniz yeter. Haydi bir ışık da siz yakın ve ÇYDD'yi arayın.

Arıkanlı ve Red Bull
Bu arada 2005'e girerken özel kuruluşların çoğunun artık "yeni yıllar için" eğitim amaçlı yatıranlara yöneldiğini mutlulukla not etmek istiyorum. Örneğin Ankanlı Holding "Bu yıl hepimizin geleceği olan gençlere umut; size de farklı bir mutluluk hediye etmek istedik" diyor ve Maltepe Cumhuriyet İlköğretim Okulu'na yeni bölümler ekleyerek okulun fiziksel ve akademik ihtiyaçlarını karşıladıklarını bildiriyor. Arıkanlı Holding'i bu seçiminden dolayı kutluyor, onlara ve benim adıma Kırmızı Boğa Çocuk Eğitim Vakfı na bağış yapan Red Bull'a da teşekkür ediyorum. Keşke bu bağışın da çocuklara nasıl faydası olacağını bilseydim.

Kitabınız var mı?
Ben topladım hepsini... Topladım ve Nusaybin Yatılı İlköğretim Bölge Okulu ile Çatalca Kestanelik Çok Programlı Lisesi'ne gönderdim. Okumuş olduğum ve uzun süredir kütüphanemde tuttuğum kitapları, çocuklarıma ait olan hikaye, roman ve eski ders kitaplarının hepsini... Ama benimle iş bitmiyor tabiî, ihtiyaç karşılanmıyor. Sizin de yardımınız gerekli.

Şanlıurfa Siverek Karakeçi Köyü'nün öğretmeni Nazmi Yılmaz diyor ki:

"Merhaba; ben bir köy öğretmeniyim. Okulumuza kütüphane kurduk ama ne masamız ne de kitabımız var, bizlere yardım eder misiniz?"

İnanın hepsi yarım saatlik bir iş. Kullanmadığınız kitapları toplayın ve gönderin. Sizin evinizde kütüphane raflarında durup duran bu kitaplar "hiç kitabı olmayan" öğretmen ve öğrenciler için çok şey ifade ediyor.

Maddi durumu iyi olanlar keşke bu okullara masa ve bilgisayar da gönderebilseler. Eğitime hizmetten daha anlamlı yardım olur mu?

Tel: : 0532 408 60 68

DİĞER YENİ YAZILAR