Türk sineması kısa bir süre sonra tiyatro sahnelerinde anılarla, öykülerle ve bilinmeyen yönleriyle izleyiciye anlatılacak.
Bu konuda ilk adımı "Yıllardır en büyük hayalim buydu" diyen, "sinema"ya yönetmen olarak önemli hizmetler vermiş olan Ülkü Erakalın attı. Birkaç ay önce onun ünlü sanatçılarla olan anılarının yer aldığı gazete haberleriyle de bu projeyi duyduk. Erakalın'ın "sinema" projesi Gencay Gürün yönetiminde, Tiyatro İstanbul sahnelerinde yakında "Yıldızlar Gökte Yaşar" adıyla ilginç bir oyun olarak sergilenecekti.
Kısa süre önce Gani Müjde: "İlk defa Yeşilçam'ı anlatıyorum" diyerek ve "kimse çalmasın diye önceden haber veriyorum" notunu da ekleyerek "Yıldızların Altında" adlı oyunu 2004 Kasım'ında sahnelemeye başlayacaklarını açıkladı.
Buna hayret eden ve anladığım kadarıyla biraz da sinirlenen Ülkü Erakalın durumu anlatan bir basın bültenini 12 Mart'ta gazetelere göndermiş.
Ben de okudum ve köşemde onun haklılığını belirtmek zorunda hissettim kendimi.
Neden? Çünkü Ülkü Erakalın'ı tanıyorum ve yıllardır onun bu projesinden haberim var. Ayrıca geçen yaz Bodrum'da Gencay Gürün'le birlikte, sahnelenecek olan oyunun ilk görüşmesini yaptıkları sırada ben de Gencay Hanım'ın evindeydim ve bu konuşmayı dinledim.
Yani kısacası Erakalın'ın projesi yeni değildir ve sanıyorum onun sahip olduğu bant ve basın arşivinin, anıların bir benzeri de kimsede mevcut değildir. Türk Sineması'nın gerçek emektarlarına haksızlık olmaması ve üzülmemeleri için bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.
Elbette herkesin sinemayı, isterse sahneye taşıma hakkı vardır, elbette Gani Müjde gibi değerli bir yazarın da.
Ama unutmayalım ki Ülkü Erakalın ve onun gibi sinema ustaları bu işin ilk günlerinden beri içinde yaşadılar.
Bu hakkı da dürüstlükle teslim edelim!
Biliyor musunuz?
Geçenlerde Eğitim-Bir-Sen Başkanı'nın akıl almaz "harem-selâmlık okul" teklifini yazmıştım. Bir okurum aynı gün mail göndermiş.
"Şu anda Antakya'da harem-selâmlık olarak eğitim veren, herkesin bildiği bir dershane var, adı Önem" diyor.
İlginç değil mi? Teklife, kabulüne gerek kalmadan uygulama başlamış bile...
Sinemayı kim anlatacak?
Türk sineması kısa bir süre sonra tiyatro sahnelerinde anılarla, öykülerle ve bilinmeyen yönleriyle izleyiciye anlatılacak.
Haberin Devamı

