Bir yanda belediye başkanlarının "yağmur duası" na çıktığı bir ülkede medeni gelişmeler beklemek ne derece doğrudur bilmem. Bazen bu tablolara baktıkça 'acaba başka bir yüzyıldayız da halüsinasyon filân mı görüyoruz' duygusuna kapılıyorum.
Sonra silkeleniyor ve silahlı saldırılarda bıçakla, tabancayla vurularak yaşamını kaybeden gençleri hatırlıyorum. VATAN gazetesi ne zamandır israrla, hiç değilse "içkili mekanlara silahla girilmemesi" için yayın yapıyor. Sorumlular umursamadığı için eğlence yerlerindeki silahlı saldırılarda hiçbir azalma olmadı. Şansı olan yaralanarak kurtulduğuna seviniyor, olmayan 'eğlenmek için geldiği' yerden ölü olarak çıkıyor.
Yönetimde "istediği her kanunu anında çıkaran, anında durduran", Meclis'te yeterli koltuk sayısına sahip bir hükümet var. Ama bir yanda silahlı, öldürmeli, vurdulu, kırdılı mafya filmlerinin cirit attığı TV kanalları, diğer yanda (Yeni TCK durdurulduğu için) hak ettiği cezayı almayan suçlularla iyice yoldan çıkan silahlılar memleketi kanunsuzlar cennetine çevirmeye, insanları eğlence yerine gitmekten bile korkar hale getirmeye devam ediyorlar.
Bu, hiçbir medeni ülkede kabul edilebilir bir durum değildir. "Bireysel silahsızlanma' yı sağlamak da sadece Umut Vakfı'nın ve oğlunu aynı şekilde bir silahlı saldın sonucu kaybeden Nazire Dedeman'ın meselesi değildir. Olamaz...
Onlar yıllardır uğraşıyorlar, bu kadar vahşi cinayet her gün medyada yer alıyor, ölen gençlerin (gözle görülen, ismi bilinen) katilleri bile cezalandırılmadığı gibi silahsızlanma için bir türlü gereken önlemler, kararlar alınmıyor. Alınması hükümetin en önemli görevidir.
İçişleri Bakanı'ndan, bunu ve halkın güvenliğini nasıl sağlayacaklarının açıklamasını bekliyoruz.
Herhalde milletvekillerinin suç dosyalarını rafa kaldırmış olmaları diğer suçlara ve suçlulara da duyarsız kalmalarını gerektirmiyordur!
"Havale ücreti"ne çok itiraz var!
İki gün önce hakkında bilgi vererek yardım istediğim "çocukluğunda düştüğü için hayatını felçli olarak geçirdikten sonra kansere yakalanan 25 yaşındaki genç" okuruma hemen yardım eli uzatmak isteyen "altın kalpliler"den şikayet var.
Önce bu okurlarıma sonsuz teşekkürlerimi ileterek hemen şikayetlerini belirteyim; AKBANK; 50 YTL'lik havale için (hatta 10 YTL bile olsa) 20 YTL havale ücreti istiyormuş. Gelen mektupların hepsinde "Sizce bu gence yardım edecekler Akbank'a da yardım etmek zorundalar mı?" sorusu var.
Birçok bankanın (belki hepsi), gerçekten de toplandığı zaman çok büyük meblağlar tutacak yüksek bir havale ücreti aldığını biliyorum. Bu haksızlığa neden çözüm bulunmadığını ise bilmiyorum. Ama en azından ölüm tehlikesi içinde bir gence yardım için para yatıracağını söyleyen ve gazete yazısını gösterenlerden bu parayı almasalar olmaz mı?
Bu tür her yardımda aynı sorunu yaşıyoruz. 50 lira veya 10 lira için 20 lira havale parası kabul edilir bir rakam değil. Ve itirazlar son haddinde.
Bankaların dikkatine sunuyorum.
(Akbank Yeniköy Şubesi-No: 31662 Hasan Yalçın.)
Cumhurbaşkanı sıkılıyor mu?
Birkaç gün önce Marmaris'te düzenlenen denizcilik festivali fotoğraflarına bakıyorum. Sayın Sezer'in yüzü hiç gülmüyor.
Hep biraz sıkkın, biraz bıkkın, biraz da dalgın bir ifadesi var...
Enteresandır; bir toplumu temsil edenlerin yüzü o toplumun genel imajını yansıtır biraz... Esprili, gülümseyen yöneticilerin arkasında aynı karakterde bir toplum varmış gibi... Veya tam aksi.
Onun (mutsuz demek istemiyorum) sıkıntılı ifadesi, sanki Türkiye'ye de stresli, bıkkın, sorunlu havası veriyormuş gibi geliyor bana... Belki yanılıyorum, ama ne olur Cumhurbaşkanımız biraz daha güleryüzlü olsa?..
Hiç değilse fotoğraf çekilirken gülümsese...
Silahsızlanma kimin işi?
Bir yanda belediye başkanlarının "yağmur duası" na çıktığı bir ülkede medeni gelişmeler beklemek ne derece doğrudur bilmem
Haberin Devamı

