Adı "tecavüzcü hoca"ya çıkmış. Kendisi ağzıyla TV programlarında söylüyor, bunun suçlusu olarak da parmağıyla beni işaret ediyor. Aynı programda "daha önceki sözlerinin yanlış anlaşılmış olabileceğini, yorum hatası yapmış olabileceklerini" de anlatıyor. İlk defa ona hak veriyorum, Prof. Doğan Soyaslan çok haklı, sözleri yanlış anlaşıldı, çünkü yanlıştı.
Basın Kulübü'nde karşısında bulunan kadın gazeteci ve hukukçulara "Çekilin önlerinden, kadınlar tecavüzcüleriyle evlensinler" diyen, hukuka törelerin yön verebileceğini anlatıp "Ama töreler var, ne yapalım, şimdi o kanunları koysanız uygulayamazsınız" diyen, Akşam gazetesindeki röportajında "Ben olsam evlenir, haydi hayırlısı derdim" diyen kendisiydi. Rüzgârda eteği uçuşan bir kadına "hayasız" diyen de yine kendisidir. Aile içi tecavüzü o da savunuyor muydu bak bunu hatırlamıyorum ama birlikte yasa hazırladıkları diğer profesör savunuyordu.
Şimdi bu hazırladıkları kanunların (taciz, tecavüz ve kişilik haklarına her türlü saldırı ile ilgili) tamamının TCK Alt Komisyonu'nda, bütün tehdit ve sindirmelere rağmen, değiştirilmesinden sonra Soyaslan'ın görüşleri de değişiverdi, üslûbu yumuşayıverdi. "Biz zaten öyle demek istememiştik, yanlış anlaşıldık" diyor şimdi.
Benim anlayamadığım, açık açık tecavüzcülere af isteyen birinin, öğrencilerinin taktığı "tecavüzcü hoca" isminin suçunu bana yüklemesi. Ben ne yaptım? Sadece konuyu gündemde tutmaya, yapılan ve yapılmak istenenlerin unutulmamasını sağlamaya çalıştım. Böyle bir lâkap takılmışsa tek sorumlusu yukarıdaki sözleri tekrarlayıp duran kişinin ta kendisidir.
Kurtarın!
Dünkü gazetelerde 10 yaşında tecavüz edilen ve 12 yaşında babası tarafından tecavüzcüyle evlendirilmesi istenen kız vardı. Tecavüzcü 18.5 yıl hapse mahkûm olmuş, baba tecavüzcüyü ve kendi namusunu(!) kurtarmaya çalışıyor, daha 12 yaşındaki çocuk ise yalvarıyor "Ben okumak istiyorum, bu adamla da evlenemem, ne olur beni kurtarın"...
Doğan Soyaslan acaba hâlâ bu haksızlığın önünde duranlara "Çekilin oradan" mı diyor, yoksa artık kesin kanunlar ve kızların derhal o evlerden alınarak gönderileceği, terapi görüp, hayata kazandırılacağı SIĞINMA EVLERİ'nin acilen hazırlanması gereğine mi inanıyor?
Alt Komisyon birçok maddede istenen olumlu değişiklikleri tamamladı. Zaten artık "tecavüzcüyle evlendirilme" maddesi ortadan kalkmş durumda. Tabiî Meclis'ten geçtiği takdirde. Namus cinayetlerinde ve diğer suçlarda ise "haksız tahrik" maddesi "haksız eylem" haline çevrildi.
Hukukçular "bahçesinden erik çalan çocuğa tecavüz eden adama bile haksız tahrik indiriminin uygulanmaya çalışıldığını hatırlarsak konunun önemi ortaya çıkıyor" diyorlar. Hele cinayette, ölenin bu "haksız tahrik" veya "eylem" her ne ise, gerçek mi yalan mı olduğunu açıklaması mümkün değil.
Komisyonun daha fazla zaman kaybetmeden namus cinayetlerini "Nitelikli insan öldürme" maddesinde "kan davaları"nın yanına eklemesi gerekiyor!
Şiddeti savunmanın bedeli!
Adı "tecavüzcü hoca"ya çıkmış. Kendisi ağzıyla TV programlarında söylüyor, bunun suçlusu olarak da parmağıyla beni işaret ediyor
Haberin Devamı

