Sessiz ve derin gelişmeler!

TV ve radyo haber kanallarından arka arkaya aranıyoruz yine... Konu ya Diyanet İşleri'nin "İsteyen olursa açarız" diyerek tartışma başlattığı "kadınlara özel camiler", ya "içki yasağı" veya diğer beklenmedik gelişmeler

Haberin Devamı

TV ve radyo haber kanallarından arka arkaya aranıyoruz yine... Konu ya Diyanet İşleri'nin "İsteyen olursa açarız" diyerek tartışma başlattığı "kadınlara özel camiler", ya "içki yasağı" veya diğer beklenmedik gelişmeler.

Beklenmedik, daha doğrusu akıl almaz gelişmeler o kadar çok ki konuş konuş bitmiyor. Örneğin emekli MİT'çilerin ortaya çıkıp "Toplumun T.C. vatandaşlığı üst kimliği altında birleşecek olgunlukta olduğunu" söylemesi... PKK'nın silah bırakması için Öcalan'dan yararlanılmasını önermesi... MİTçilerin Öcalan'la görüşme yaptıklarının duyulması.

Hepsi kocaman birer soru işareti... MİT gizli bir teşkilatsa ona ait bilgiler nasıl basına sızıyor? Devlet adına konuştuğu düşünülebilecek insanlar bu kadar ciddi açıklama ve önerileri nasıl yapıyor? "Türkiye vatandaşlığı üst kimliği" dedikleri şeyin Türkiye'yi sonunda Büyük Britanya benzeri bir duruma getirmesi söz konusu olursa çözümü bu önerileri yapanlar mı bulacak? Türkiye'nin PKK gibi bir terör örgütüyle pazarlığa giriştiği durumu yaratılırsa diğer terör örgütleri aynı şartların kendilerine de sağlanacağını düşünmezler mi?

Garip bir gizlilik
MiT'in devlete ait bir gizli istihbarat teşkilatı olduğu ve konuşmaları, açıklamaları devletten habersiz yapmayacağı bilindiğine göre bu bilgi ve açıklamaların ortaya dökülmesinin devlete ve sonuçta millete büyük sorunlar yaratabileceği nasıl düşünülmüyor?

Normal bir vatandaş olarak aklıma gelen sorulan sizinle paylaşıyorum ve tabii hepsi bu değil. AKP grup toplantısında hükümetin uygulamaları ve parti içi demokrasinin olmayışı konularında konuşan Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in parti içi demokrasi eksikliğinin son kurbanı olması var. Daha önce diğer partilerde gördüğümüz ve bu nedenle "Seçim ve Partiler yasaları değiştirilsin" çağrılan yaptığımız olay aynen AKP'de de yaşanıyor. İşte değişim...

"Düşünce ve ifade özgürlüğü nedeniyle cezaevine girmiş" bir genel başkanın partisinde milletvekilinin ifade özgürlüğü yok, nokta son.

Toplumda mutabakat
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dolaştığı her ülkede yaptığı gibi Avusturalya'da da türban açıklaması yapması ve bu kez "toplumun yüzde 70-80'inde mutabakat sağlandığını" söylemesi de var sırada... Başbakan yüzdeleri karıştırıyor; yüzde 70'li bir şey var ama o, kendi milletvekillerinin yaptığı ankette çıkan "yüzde 73'ün AKP'ye güven duymadığı" sonucu... Ve bir de ekibinin görüntüsünün gerçektende "Türkiye'nin yüzde 70-80'i tesettürlüdür" imajını vermesi.

Dikkat edecek olursanız AKP'nin geldiği günden beri toplumu (mutabakat bir yana) türbanlılar/türbansızlar, içki içenler/içmeyenler, kadınlar/erkekler ve son olarak da Türkler/Kürtler, alt kimlik/üst kimlik şeklinde böldüğünü görüyoruz. Son ikisi dışındaki bölünmelerin hepsi din bağlantılı.

Türban takmıyor veya savunmuyorsan, içki yasağına veya harem-selâmlık uygulamalara karşı çıkıyorsan ya dindar değilsin veya düpedüz günahkârsın.

Meselâ türban konusunda "Önce Diyanet öncülüğünde din uzmanları bize Kur'andaki 'örtü'nün ne anlama geldiğini, doğru yorumunu anlatsınlar" isteği medyadan defalarca geldiği halde Diyanet İşleri bunu önemsemiyor ama "Eğer kadınlardan talep gelirse" diye başlayarak "Kadınlara özel cami"den söz ediyor. Oysa kadınlardan bugüne kadar böyle bir istek duyulmadı.

"Gençleri koruma" bahanesiyle yetişkinleri baskı altina alacak içki yasağını da canı gönülden savunuyorlar. İçkili mekanlardan sonra şimdi sıra Harp Okulları'nın şehir dışına taşınmasına geldi. Yakında şehirde oturanları da şehir dışına taşıyıp kurtulacaklar galiba...

Hele önce sessiz ve derinden "kadınlara özel" otobüsleri, restoranları, sinemalan tartışalım, sıra ona da gelir! Alıştıra, alıştıra...

(Not: Sevgili okurlarım Afrodisias ve Geyre Vakfı ile ilgili yazımda bir noktada hata olmuş. Salonun Vakfa açılmasını sağlayan Nejat Güldür Paşa'nın "emekli" olması... Şu anda Harp Akademileri Komutanı Hava Org. Aydoğan Babaoğlu imiş. Özür dileyerek düzeltiyorum.)

DİĞER YENİ YAZILAR