Seki ile Çubukçu benzerliği ve şiddet!

Dün gazetelerde Deniz Seki’nin program yapacağı gece kulübünden 2 şişe şampanya, plazma TV, beyaz orkide gibi çoğumuza şaşırtıcı gelen istekleri yer aldı

Haberin Devamı

Dün gazetelerde Deniz Seki’nin program yapacağı gece kulübünden 2 şişe şampanya, plazma TV, beyaz orkide gibi çoğumuza şaşırtıcı gelen istekleri yer aldı. Oysa aslına bakarsanız pek şaşırtıcı bir şey yok bunda, birçok sanatçının bu tür istekleri oluyor, bizimkiler Madonna gibi dünyaca ünlü sanatçıları ne yapıyorsa aynını yapmak istiyorlar.

Bence onlarınki Bakan Nimet Çubukçu’nun “Karşımda konuyu iyi bilen konuşmacı istemem” talebinden (veya baskısından) çok daha masum bir istektir. Geçen yazımda onun Ahmet Hakan’ın programındaki konuşmalarından söz etmiştim, bugün AKP Milletvekili Sabri Varan’ın eşini aldatarak boşanma hikayesi ve devam eden “aile içi şiddet” haberlerinden sonra “aile” konusundaki söylediklerine değineceğim.

Önce CHP’nin nikahsız olarak birlikte yaşayan çiftlerin de “Aile İçi Şiddet Yasası” kapsamına alınması teklifine “aile tanımı belli” diyerek karşı çıkmasını, böylece aynı çatı altında nikahsız yaşayan kadınların şiddet karşısında korumasız kalmasına destek oluşunu ele alalım.

Kendisinin de bildiği gibi imam nikahlı veya nikahsız birlikteliklerin sayısı hiç de az değil, bunların milletvekilleri arasında bile az olmadığı sürekli yazılıyor, çiziliyor. Bu durumda, bir Kadın Bakanı’nın “nikahsız ise ne hali varsa görsün” demesi mümkün müdür? Bakan Nimet Çubukçu olunca mümkünmüş demek ki...

Şimdi artık kocasından veya beraber yaşadığı erkekten şiddet gören -ki bu şiddet bazen 60 yerinden bıçaklamaya kadar varıyor- kadınların, kurtulabilmek için evlilik cüzdanı ile başvurması gerekecek (hukukçular evlilerde bile bunun büyük bir zaman kaybına neden olduğunu söylüyor). Evlilik cüzdanı olmayan yüz binlerce kadın ise korunma kapsamı dışında kalacak.

YİNE KATİLE İNDİRİM!
Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20 yaşındaki eşini (pırıl pırıl bir genç kadın olduğu fotoğrafından görülüyor) 35 kez bıçaklayan kocanın cezasına “Kocasını kızdırmasa bu kadar vahşice öldürülmezdi” şeklinde dehşet verici bir gerekçeyle “haksız tahrik ve iyi hal indirim”yle müebbet hapisten 20 yıla indirdiği haberi dün gazetelerdeydi.

“Çarşıdan kıyafet aldığı için” 35 yerinden bıçaklanan EVLİ kadının hayatının karşılığında bunu yapabilen bir mahkeme EVLİ OLMAYAN kadın için ne yapar? Yasada hiç geçmediği için “Haydi beyim serbestsin, kadın da alışveriş yapmasaydı” der herhalde...

Ve Bakan Çubukçu da bunu doğal bulur. Bugün Nimet Hanım’a “Samimiyseniz bu haksızlığı giderin. 17 milyon kadın sırf sokağa atılma korkusuyla eşinden göreceği/gördüğü şiddete ses çıkaracak durumda değil” dediğimiz Medeni Kanun Mal Rejimi, AB ülkelerinin çoğunda artık evli olmadığı halde uzun yıllar birlikte yaşayan çiftlere de uygulanıyor. Edinilen mallar ayrılık anında paylaşılıyor. Bizde ise milletvekillerinin “Mal vereyim de beni terk mi etsin” korkusuyla, bencilliğiyle 17 milyon evli kadına uygulanmıyor.

Şimdi şiddet gören kadını “evli değil” diye ortada bırakan bir anlayıştan “Mal Rejimi” hakkı isteyebilir misiniz?

Peki kadını insan olarak görüp “insan hakkı”nı bile vermeyen bir ülke AB’ye girebilir mi?

Girme hakkı var mı?

DURUM ESKİSİNDEN KÖTÜ!
Nimet Çubukçu’nun itirazı ile “Aile İçi Şiddet Yasası”nda gelinen durum yasanın eski halinden de beter oldu. Zira 17 Ocak 1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kanun “evli olmayı” şart koşmuyor sadece “kusurlu eş” diyordu ve bu da “medeni nikahlı” demek değildi ve evli olmayan kadınlar yasa kapsamında görülebiliyordu.

İki yıl kadar önce de Üsküdar Aile Mahkemesi “Bu kanunun uygulanması için evlilik şart değil” sonucuna varmıştı.

Şimdi ise Nimet Çubukçu’nun bir yandan koruduğu “AKP’li milletvekillerinin imam nikahlı eşleri” dayak karşısında tümüyle ortada kalmış durumda.

Karısına bile boşanmak için inanılmaz bir yalan söyleyen ve boşanır boşanmaz evlenen milletvekili Sabri Varan gibi erkekler varken kadınların ortada bırakılması ne demek Nimet Hanım bir düşünsün.

Alaylı gülücükler atacak durumda hiç değil yani!

DİĞER YENİ YAZILAR