Şehir Tiyatrosu'nun başarılı olması da mı suç?

Bir gayret, bir kıyamettir gidiyor. Neymiş efendim İstanbul Şehir Tiyatrosu Yönetimi hakkında soruşturma başlatılmış. Başlatılır a, bu memlekette iyi bir iş yaptın mı hakkında soruşturma başlatılır, adettendir

Haberin Devamı

Bir gayret, bir kıyamettir gidiyor. Neymiş efendim İstanbul Şehir Tiyatrosu Yönetimi hakkında soruşturma başlatılmış. Başlatılır a, bu memlekette iyi bir iş yaptın mı hakkında soruşturma başlatılır, adettendir.

Deneyim konuşuyor, bu kulunuz hakkında az mı dava açıldı?

Hâlâ o dava senin, bu duruşma benim dolaşıp duruyoruz şehir şehir. Olsun, dava yiğidin kamçısıymış. Yoksa öyle değil miydi o söz??

Dönelim İstanbul Şehir Tiyatrosu'na...

Bize gönderilen açıklamayı okuyunca aynı sonuç çıkıyor; Yönetim başarılı olduğu için soruşturma açılmış.

Gencay Gürün döneminden sonra (ki o da başarısından dolayı benzet kıskançlıklarla karşılaşarak ayrılmıştı) Şehir Tiyatrosu ilk kez salonları dolduruyor, varoş tiyatrolarında sahnelenen oyunlarla bile izleyici kapılardan taşıyor, oyunları ayakta izliyor.

Örneğin; Hırçın Kız, örneğin; 7 Kocalı Hürmüz, tiyatroseverler hem çok güzel sahnelenen, hem de sevdikleri ünlü sanatçıların oynadığı bu eserleri izlemek için sıraya girdiler ve biletler satışa çıktığı gün tükendi. Başarısını kanıtlamış oyuncular, çok daha fazla kazandıkları işlerini bir yana bırakıp Şehir Tiyatroları'nda üç kuruş maaşla halkın ayağına sanat götürüyorlar, bundan daha güzel ve desteklenmeye değer bir anlayış olabilir mi?

"7 kocalı Hürmüz" olayı
Bütün bu özveri ve gayret birkaç kıskanç, kifayetsiz muhteris insanın (nedense bizde her köşede fazlasıyla mevcut bunlardan) engellemesiyle durduruluyor.

Şimdi sebebini dinleyin, ama kendinizi tutun lütfen, sinirden tırnaklarınızı veya gazetenizi yemeyin:

"Yönetmeliğin 19-B maddesi yönetim kurulu üyelerinin oyunu yönetemeyeceğini açıkça belirtmesine rağmen.....adlı oyunu yönetmişlerdir."

Kimler? Kemal Kocatürk, Mustafa Aslan, Ali Taygun...

Asıl olay bence 7 Kocalı Hürmüz'ün başarısından kaynaklanıyor. İlk oynandığı gece benim de izleyerek hayran kaldığım, Oya Başar ve tüm ekibin olağanüstü performansını ayakta alkışladığım, Şehir Tiyatrolan tarihinde az rastlanan bir izleyici ilgisiyle karşılaşan oyun birilerini fena halde rahatsız etmiş besbelli. Etmiş ve hemen ellerini atarak, aslında herkesin izlemesi (bence TV'de de gösterilmesi) gereken oyunu durdurmanın yollarını aramaya başlamış.

Öyle ki, Perihan Savaş'ın bu oyunda oynamasına bile takmışlar: "Yönetmelik, Şehir Tiyatroları dışındaki tiyatrolarda oyuncu olarak başarılarını kanıtlamış olanlar şartını getirmesine rağmen, 13 yaşında Çocuk Tiyatrosu'ndan aynldıktan sonra hiç tiyatro sahnesine çıkmamış olan Perihan Savaş doğrudan kadroya alınmıştır" şeklinde bir suçlama da var.

'El insaf bir suçlama. Yani şimdi kalkıp Perihan Savaş gibi yıllarını oyunculukla geçiren, başansı alnında yazılı bir sanatçının sahne deneyimini kanıtlamasını mı isteyeceksiniz? Aynca, bu sanatçı, örneğin Haldun Dormen'le "Bir Kış Öyküsü" isimli oyunda oynamamış mıydı?

Milletin parasına yazık!
Sonuçta başta İ.Ş.T. Genel Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer olmak üzere 12 kişi suçlanıyor ve milletin kucak dolusu parasıyla, onca emekle hazırlanan eserler durduruluyor.

İşin saçmalığına bakın ki, bu 'Yönetim Kurulu'na seçilenlerin çoğu zaten yönetmen ve sanki ortada binlerce iyi yönetmen varmış gibi hepsinin çalışması engellenecek.

Bu olamayacağı için şimdiye kadar çoğu oyunları yönetmeyi de sürdürmüşler. Bunlar konu olmamış ama şimdi, 7 Kocalı Hürmüz'ün başarısından sonra birdenbire akla gelivermiş.

Ben anlamıyorum. Anlamak da mümkün değil. Bildiğim tek şey, bu korkunç engelleme hastalığına ve özgürlüğüne "dur" diyecek bir merci olması gerektiği. Halkı sanatla buluşturan, en ücra köşelere tiyatro taşıyan insanlar bu cezalara, bu şark kurnazlıklarına muhatap olmamalı. Şu anda yargıda olan bu davaların adaletle sonuçlanacağına, yalnız sanatçılara değil halka da haksızlık edilmeyeceğine inanıyorum.

Ve merak ediyorum, acaba Kültür Bakanlığının bu rezaletten haberi var mı?

Kalp yogası
İnsanları rahatlatan, stresi yok ederek ömrü uzatan yoga sadece beyine hitabetmiyor.

Kalp hastalıklarını ortadan kaldıracak veya kalp hastalıklarının riskini azaltacak bir 'kalp yogası' da mevcut.

Amerika'da kalp rahatsızlıkları ve kanser tedavisinde uygulanan Kalbin Yogası programının kurucusu ve direktörü Kardiyolog Dr. Nischala Joy Devi bugün ve yarın Memorial Hospital'da (cumartesi doktorlara, pazar hastalara) birer konferans verecek ve uygulamalı olarak kalp yogasını gösterecek.

İzlemek ve öğrenmek isteyenlerin saat 10:30 ile 13:30 arası Memorial Hospital'da olmaları gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR