Seçmen ne hale gelmiş!

Başlıktaki cümle soru değil, onun için de sonunda “soru işareti” yok, cevabını biliyorum

Haberin Devamı

Başlıktaki cümle soru değil, onun için de sonunda “soru işareti” yok, cevabını biliyorum.

Genç Parti veya Cem Uzan’la ilgili yazı yazanlar kısa sürede bu cevabı öğreniyorlar. Nasıl oluyor bu?.. Hemen yazının ardından telefonlar, mailler gelmeye başlıyor ve Genç Parti’ye oy vermeyi düşünenler biraz da öfkeli bir sesle “neden bu kararı aldıklarını” anlatıyorlar. Nefes bile almadan...

Anlattıkları Genç Parti’nin “siyaset bilenlerin gülerek izlediği” uçmuş propagandaları. Özellikle:

- Her işsize 350 YTL maaş

- Her Türk gencine sınavsız üniversite

- Her iş isteyene iş

- Her emekliye 14 maaş

- 1 YTL’ye mazot gibi ancak rüyada görülebilecek imkânlar...

GP’ye oy vermeye kararlı olanlar durup da kendilerine “Ne yapacak yani, petrol mü bulacak? Üniversiteye giremeyenleri okutmak üzere Amerika’ya mı gönderecek? Bugün yüzbinlerce üniversite mezunu işsiz ve açıkta beklerken yeni yüzbinlere (hatta herkes üniversiteye girebileceğine göre milyonlar diyelim) nasıl iş bulacak? Bu her işsize 350 milyon, her emekliye 14 maaş kimin kesesinden verilecek?.. Yetmezse Cem Uzan bu paraları kendisi mi ödeyecek” diye sormuyorlar.

İnanmak isteyen inanıyor. Proje mi istediniz, vaat mi istediniz alın size bol keseden...

AKP’Lİ KOMŞU
Genç Parti’ye oy vereceğini söyleyenlerden biri telefonda diyor ki;

“Benim komşum AKP’li. 200 milyarlık evde oturmasına rağmen partiden ayda 150 YTL para alıyor, 2 ayda bir de gıda yardımı... Ben o partiden olmadığım için almıyorum. Oyumu bu nedenle GP’ye vereceğim. O, ayda 350 YTL teklif ediyor.”

Hani “halkı sadakaya alıştırdılar” diye yazılıp duruyor ya, işte açık açık anlatıyor seçmen.

Artık “Hangisi memleketin geleceği için iyi” sorusunun yerini “Hangisi bana daha çok kazanç sağlar” veya “daha çok hayal kurdurur” almış.

Buyrun size tipik 3. dünya ülkesi tablosu... Gelen giden hükümetler öncelikli görevlerini tümüyle unutur veya asıl görevlerini yapmak yerine poşet ve para dağıtmayı seçerlerse olacağı budur.

AKP binlerce, milyonlarca kişiye o poşet ve paraları nasıl dağıtıyor, bu servetin kaynağı nereden geliyor (Baykal’ın tekrarlayıp durduğu “havuz” olabilir mi acaba?) Maalesef belli değil. Yeni seçilmiş bir belediye başkanının “Geldiğimde bir önceki döneme ait inanılmaz yolsuzluklar farkettim” sözlerini hatırlıyorum ister istemez.

Çok yazık oluyor Türkiye’ye!

*****

Bravo Sayın Çömez!
AKP Milletvekili Turhan Çömez Türkiye’nin birçok ciddi sorunu ile yakından ilgilenmekten, uğraşıp didinip güncel raporlar hazırlamaktan vazgeçmiyor.

Aslında kendi Genel Başkanı, Başbakan Erdoğan, Turhan Çömez olaylı kız yurtlarına habersizce baskın yaparak neler olup bittiğini görmek istediğinde ona pek şaşırtıcı bir şekilde “Ne işin var” diye kızmıştı ama bu bile Milletvekili’ni baskınlardan alıkoyamadı.

Çömez son olarak, “artık ilköğretim okullarının kapısında bile satılan” uyuşturucu konusuna el atmış ve satış yapılan mahallelerde dedektif gibi çalışarak tespitler yapmış.

Başbakan buna da kızacak mı bilemem ama ben kendi adıma Sayın Çömez’i kutlamak istiyorum. Bize “çalışkan ve sorumlu milletvekili nasıl olmalı” sorusunun cevabını verdiği için...

Bütün milletvekilleri bu kadar sorumlu ve ülkeyle yakından ilgili olsalardı bugünkü problemlerin çoğunu yaşamazdık.

Örneğin; Türkiye bir “uyuşturucu ticareti cenneti” olmazdı!

DİĞER YENİ YAZILAR