Seçim anketleri sizi etkilemesin

Haberin Devamı

AKP’nin parti bayraklarıyla illerin ilçelerin her sokağını baştan başa kapladığını, İstanbul’da da sahil yollarından başlayarak aynı durumun mevcut olduğunu haftalardır aynı konuda gelen çok sayıda ‘mail’den öğreniyordum. Okurların bir kısmı buna ‘görgüsüz savurganlık’ diyorlar.

Birkaç gün önce Boğaz’da Tarabya’dan Arnavutköy’e sahil yolunu geçmek durumunda kalınca ben de gördüm ve gerçekten hayretler içinde kaldım.

Kilometrelerce sadece aynı partiye ait bayraklar adım başı asılmış durumda... Sonra dikkat ettim aynı şey Kadıköy yakasında da mevcut, diğer semtlerde de.

İnanılmaz bir çevre ve görüntü kirliliği, inanılmaz bir israf bu... Diğer tüm partiler, karşılaştıracak olursanız çok daha az bayrak ve poster asmışlar.

Duyduğuma göre iki gündür ilçe belediyeleri ilçe seçim kurullarının isteğiyle bu bayrakları toplatıyormuş.

Gelen mektuplardan biri şöyle diyordu;

“Sayın Mengi, öncelikle ben bir AKP seçmeniyim. Bundan önceki seçimde oyumu AKP’ye verdim ama bu seçimde vermeyi düşünmüyorum. Nedenleri... (Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden başlayarak nedenler sıralanmış. R.M)

AKP Hazineden 80 Trilyon aldı (seçim yardımı ile çok daha fazla, 141 trilyon... R.M), şimdi onu reklâm kampanyalarında çarçur ediyorlar. Dağa taşa reklâm yapıştırıyorlar. Oysa madem ki Başbakan ve ekibi bu ülkeyi düşünüyor, paraları yandaş reklam firmalarına oluk oluk akıtacaklarına;

20 şehre okul, hastane vs. yaptırabilirlerdi. O parayla 5 savaş uçağı alabilirlerdi. Ormanlarımız yanıyor, 20 yangın söndürme helikopteri alabilir, çocuk yuvaları, kimsesizler için yurtlar yaptırabilirlerdi. Sonra da meydanlarda ‘İşte, milletin parasını çarçur etmiyoruz, ilk icraatımız bu’ diyebilirlerdi.”

Bakın bizim bile dikkat etmediğimiz konulara kendi eski seçmeni dikkat ediyor, haksız mı?

Bırakalım bunları, kendine güvenen, 5 yıllık icraatı yeni görülmüş, halen de iktidarda olan bir partinin bu kadar reklâma neden ihtiyacı vardır ki?

Bir nedeni olmalı... Veya birçok... Öte yanda “tarafsız kamuoyu yoklaması” gibi sunulan birçok ankette resmen AKP yararına psikolojik baskı yapılıyor, sürekli aynı rakamlar beyinlere kazınıyor.

Daha önce yazdım ve yazarken anket yapan bazı kuruluşların sahipleriyle olan konuşmalarıma dayanarak yazdım. Bu kuruluşların ve tarafsız görünen bazı isimlerin aslında partilerle veya onlara yakın medya ile ne tür ilişkiler içinde olduğunu bilmiyoruz. Yıllar sonra anlaşılıyor.

İnanın bana aynı durumda bir başka parti de olsa eleştirilerim değişmezdi, geçmişte DYP ve ANAP iktidarları döneminde en yoğun eleştiri yapanlardan biri olduğumu umarım hatırlarsınız.

Diyeceğim o ki, oylarınızı etki, baskı altında kalmadan, tatlı vaatlere, gülücüklere kanmadan iyi düşünerek verin.

Ve lütfen mutlaka sandığa gidin. Kendiniz ve sizden sonraki kuşaklar adına, bu kez çok önemli!

*****

Kadınlar dâhi, erkekler güzel olamaz mı?

Bu başlık “Kadınların Medya İzleme Grubu” na; MEDİZ’e ait... SHOW TV’nin Amerika’da yayınlanan bir programdan uyarlanan “Güzel ve Dahi” adlı yeni yarışma programı şu sıralarda başta ben olmak üzere kadınları ve kadın örgütlerini son derece haklı olarak fena halde sinirlendiriyor.

MEDİZ bu programa alınacak konukların seçim aşamasında bile cinsiyet ayırımcılığı yapıldığını; “çok güzel, etkileyici, modayı takip eden, alışverişi seven kızlar” ile “konusunda uzman, üstün zekâya sahip, kızlara bilgisayar, matematik, bilim konularını öğretebilecek erkekler” arayıp bulduğunu açıkladı.

Gerçekten de katılımcı genç kızların en basit genel kültür sorularına verdikleri cahilce cevaplar ve masaların üzerine mini eteklerle çıkıp erkeklerin önünde bacak göstermesi ile gazetelerde yer alan bu program ciddi şekilde eleştirilmeyi hak ediyor.

Amerika’da yayınlanıyor olması her programın, tümüyle farklı gelenekleri olan Türkiye’ye aynen alınmasını gerektirmez. Biz hiçbir konuda onlardan daha sağduyulu ve dikkatli olamayacak mıyız?

Yarın bu konuya devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR