Bir THY Boeing kaptan pilotundan 25 Ocak 2003 tarihinde gelmiş mail. İsim ve posta adresi bende saklı ama şu anda vermiyorum. Diyarbakır'daki son uçak kazasından sonra bu tür birkaç posta almış olmama rağmen, çoğu kez meslekî haksızlıklara uğramış insanların "aşırı tepkileri" de olabileceği ihtimalini de gözönüne aldığımdan biraz zaman geçmesini isteyerek bekledim.
Bu mail 8 yıl Boeing kaptanlığı, 18 yıl Hava Kuvvetleri pilotluğu ve 15 bin saatten fazla uçuş deneyimi olan bir kaptan pilottan gelmiş ve beni epey düşündürmüştü.
Yazdıklarını bir yıl önce medyadan bazı yazarlara da gönderdiğini ve onları uyardığını belirten kaptan pilot özetle şunları söylüyor;
Diyarbakır ve Adana'daki kazalar pilotaj hatasıdır. Kaptan olmaması gereken kişilerin hatır-gönül uğruna kaptan yapılmalan bu kazalara neden olmaktadır.
THY'na son 5-6 yıl içinde 100 civarında, hiç uçuş tecrübesi olmayan, 250 saat uçuşla "sözüm ona pilot" lar alındı. Dışarda bunca yetişmiş pilot hazır beklerken milyonlarca dolar ödenerek Amerika'ya pilot eğitimine gençler gönderildi. Şimdi bunlar uçuyorlar. Yakında kaptan olacaklar ama yeterli deneyimleri yok. "Emergency durumunda" uçakları kesinlikle indiremezler (Diyarbakır, Adana örneği.)
Biz deneyimli pilotlar olarak onların kullandığı uçaklarda korkuyoruz.
Sadece şirkete giriş esas alınarak çoluk çocuk hiç uçuş tecrübesi olmayan kişiler kaptan yapıldı. Diyarbakır kazasında kaybettiğimiz arkadaşımız en az 5 yıl sonra kaptan olmalıydı. Ve soruyu soruyor; "Yöneticiler cevaplasınlar, o genci nasıl kaptan yaptılar? Hava Kuvvetleri'nde 20 yıl uçmuş, uçuş tecrübesi onlardan defalarca fazla pilotların kaptan olması gerekirken neden onlar?"...
"Cevaplan hazır, sırası geldi diyecekler. Oysa dünyanın hiçbir yerinde şirkete giriş sırasına göre insanlar kaptan yapılmaz" sözleriyle devam eden "kaptan pilot" son olarak "Hiç değilse kazalardan sonra oturup özeleştiri yapmalılardı. Ayrıca şu anda THY'da 60 yaş üzerinde 50 civarı kaptan ve pilot var. Amerika ve Avrupa'da 60 yaş üstü mesul pilot uçurulmuyor. Onlar aptal, biz akıllı mıyız?" diyor ve dışarda işsiz, 40-50 yaş arası tecrübeli kaptanlar varken neden ısrarla bunun yapıldığını da soruyor.
Yusuf Bolayırlı'nın açıklaması
Birçok havaalanında askeri uçaklara zarar vermemesi için bulundurulmayan hassas sistemler (ILS) nedeniyle savaş yaklaşırken bu havaalanları daha da çok tehlike altında olacaklar. Zira bile bile, tehlikeyi göre göre bu aletler oraya konmayacak.
Yeni hükümet tarafından, bütün başarısına rağmen daha önceki hükümetlerin siyasi alışkanlıkları aynen sürdürülerek değiştirilen eski THY Genel Müdürü Yusuf Bolayırlı ya bu sorulan sordum.
THY'de yeterli deneyimi olmayan veya sağlık açısından kaptan pilot olmaması gereken kişilerin uçurulduğu iddiasını reddeden Bolayırlı'nın konuşmasından yine de kazalarda pilotaj ve kule hatalarının olduğu izlenimi çıkıyordu. Hassas aletlerin önemi kadar pilot inisiyatifinin ve yer görevlilerinin dikkatinin önemine değinen Bolayırlı:
"Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi lâzım.
Neden daha çok yurtiçinde kaza oluyor? İnisiyatifi pilota bırakmayacak önlemlerin alınması gerekiyor. Avrupa bu çözüme ulaşmış" diyerek şöyle devam ediyor;
"Bazı meydanlara sefer yapılmayacak. Örneğin; biz Siirt'î kapatık. ILS sistemi yoksa pilot 200 m'ye kadar yaklaşarak karar veriyor. Eğer hala görmüyorsa inmemesi lâzım. Radarla ikazın da anında yapılması lâzım, Oysa radar büyük şehirlerde var, küçük şehirlerde yok. Önce bu radar ağını kurmak şart."
ILS sistemi olduğunda 60 m'ye kadar inilebîldiğini ama askeri meydanlarda jet uçaklarının çarpma ihtimali olduğu için bulundurulmadığını söyleyen Yusuf Bolayırlı hassas sistemin olmadığı alanlarda kazaların ancak yer görevlilerinin izleme ve uyarıda çok dikkatti olması, pilotun ise asla tehlikeyi göze almaması ile önlenebileceğini söyledi.
Benim anladığım ise ILS sisteminin olmadığı alanlara kesnlikle uçuş yapılmaması gerektiğine inandığıydı.
Görevden neden alındı?
Bu konudaki kızgınlığını nezaket ve göreve saygı maskesinin altına başanyla gizleyebilen Sayın Bolayırlı "Kuruma zarar verebileceği" ne inandığı için yorum yapmaktan kaçınıyor. Ama yine de şu sözleri ağzından almayı başarabildim:
"1960'dan beri değişen bir şey yok. Her hükümet döneminde, Kurum'u yönetenler ne kadar başarılı olursa olsun bu yapılıyor. Herkes kendi adamını getirmek istiyor. Maalesef çalışanlar yönetime güvenmezse bu verimi etkiliyor. Onun için de fazla yol alınması mümkün olamıyor."
Birileri gerçekten de THY hakkında halka açık bilgi vermek zorunda! Yoksa... Orası da mı DİNGO'ya ait?
Savaş yaklaşırken THY ne durumda?
Bir THY Boeing kaptan pilotundan 25 Ocak 2003 tarihinde gelmiş mail. İsim ve posta adresi bende saklı ama şu anda vermiyorum
Haberin Devamı

