Sapla saman yine karmakarışık!

Haberin Devamı

Saadet Partisi eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu son Ergenekon operasyonunun başladığı ve Sabih Kanadoğlu’nun evinin aranması şokunun yaşandığı gün ekranda Hüsamettin Cindoruk’un karşısında ısrarla tekrarlıyordu:

“Resmin bütününe bakmak lazım. Bunlar darbe ortamını hazırlayacak, ordu da darbe yapacaktı...”

Cindoruk her zamanki sükuneti ile gülümseyerek; “Yargı henüz olayı çözmüş değil, tutuklanmış olanların iddianameleri bile sonradan hazırlanıyor ve tartışılan şey buradaki hukuksuzluk tablosudur ama siz her şeyi çözmüş, konuyu kapatmışsınız.”

Daha henüz Savcı Zekeriya Öz’ün Şener Eruygur, Hurşit Tolon, İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı isimler hakkında “örgütle ilişkileri nedir” sorusunu ABD’deki Tuncay Güney’e sorduğu, ilişkilerini ilgili savcı bile bilmediği halde bu kişilerin gözaltına alınıp bazılarının tutuklandığı, bazılarının bu nedenle ağır sağlık sorunları yaşadığı bir ortamda Mehmet Bekaroğlu’nun yaptığı gibi Ergenekon’la ilişkilendirilen tüm isimleri aynı şekilde suçlayanların sayısı az değil. “Herkesin evinde en az birkaç silahın bulunduğu, silah meraklılarının gereğinden fazla olduğu bir ülkede aranan evlerde çıkan 1 ya da 5 silah onları örgüt üyesi sayma hakkını verir mi” sorusunu sormadan başlıyoruz hepsini toptan suçlamaya...

Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin’in “evinde çıkan krokiler”le Gölbaşı’nda yapılan aramada silahlar, bombalar bulunuyor. Veya örgüt üyesi olduğu söylenen bazı ordu mensuplarının evinden silah, bomba çıkıyor. Bunların elbette araştırılması, Susurluk olayıyla, Danıştay suikastıyla, 28 Şubat’la veya darbe isteyen çetelerle ilişkisi varsa suçluların ortaya çıkarılması gerekir. Buna da kimsenin bir itirazı olamaz. (Susurluk olayını çözmek için neden yıllarca beklendi sorusu da önemli aslında...)

Kafaları öyle karıştırdılar ki...

Ama İbrahim Şahin gibi zaten daha önceden suçlu bulunarak cezaevinde kalmış isimlerin, suçluluğu kanıtlanabilecek ya da hakkında kesin deliller bulunan kişilerin olması, en üst düzey görevlerde bulunmuş Kanadoğlu ve onun gibi diğer saygın ve dürüst insanların evini arayıp “cinayetler işlediği iddia edilen bir örgütle” ilişkilendirilmelerini, YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz gibi “adi suçlu muamelesi yapılarak” iteleye kakalaya, tepesinden bastırıp araçlara bindirilmelerini haklı çıkaramaz. Gerçek bir hukuk devletinde suçsuz (veya hakkında herhangi bir suçla ilgili iddia bulunmayan) insanların manevi kişiliği, onuru böyle ağır şekilde zedelenemez.

Birkaç kişi veya grubun karanlık işler çevirmeye kalkmış olması “devletin bir bölümünü veya tümünü” zan altında bırakacak girişimlerin haklı görülmesini sağlayamaz.

Ergenekon operasyonlarıyla ve özel eşyalarına kadar aranan, gözaltına alınan, tutuklanan saygın kişilerle ilgili tepkilerin “elde çetecilikle ilgili suç kanıtı olanlar”la veya gerçekten karanlık planlar peşinde koşanlarla ilgisi yoktur.

Mesele, bu kadar ciddi bir konuda bile elmalarla armutları aynı küfeye koymaya, sapla samanı karıştırmaya kalkılması, Ergenekon davasının gerçekten de “AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerine tepki gösteren” kişi ve kesimlere gözdağı verme, korkutma ya da “gündem değiştirme” gibi nedenlerle kullanılıyor olması şüphesinin artık toplumda iyice yaygın hale gelmesidir.

“Her Açıdan” araştırıyor

Cevabı aranması gereken soru “Suçlu olduğu kanıtlanmış veya aleyhinde güçlü deliller bulunanların evinde ya da orada burada çıkan silahlar, saygın kişileri veya devleti suçlamaya yeter mi” sorusudur.

Kafalar çok fazla karıştırıldı, bu arada iktidarla bağlantılı yolsuzluklar da, Türk hükümetinin İsrail’in Gazze saldırısıyla ilgili yaptığı hatalar da “gündemin değişmesiyle” unutuldu.

Bu hafta Her Açıdan’da son Ergenekon operasyonunu ve Ergenekon’la ilgili merak edilen tüm soruları tartışacağız.

Devamlı olarak tekrarlanan “Kimsenin dokunulmazlığı yoktur, şu bilinmelidir ki yargı herkese dokunur” diyenler acaba gerçekten doğruyu mu söylüyor onu araştıracağız.

Program konukları; evi arandığı sırada Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun yanında bulunan Barolar Birliği Bşk. Özdemir Özok, CHP Gnl. Bşk. Yrd. Onur Öymen, Hak ve Eşitlik Partisi Gnl. Bşk. Osman Pamukoğlu, Saadet Partisi Gnl. Bşk. Yrd. Ahmet Demircan ile eski Bayındırlık Bakanı-Susurluk Kom. üyesi Yaşar Topçu olacak.

Bilmediğiniz çok şeyi öğrenmek istiyorsanız “sadece gerçeği arayan” Her Açıdan’ı kaçırmayın derim. (11 Ocak Pazar, öğlen 12.30’da STAR TV’de.)

DİĞER YENİ YAZILAR