Sapla saman karışınca!

Gerçekten de doğruyla yanlış, suçluyla suçsuz, adaletle adaletsizlik bu kadar omuz omuza olunca, kısacası sapla saman birbirine karışınca hiçbir olayın içinden de çıkılamıyor

Haberin Devamı

Gerçekten de doğruyla yanlış, suçluyla suçsuz, adaletle adaletsizlik bu kadar omuz omuza olunca, kısacası sapla saman birbirine karışınca hiçbir olayın içinden de çıkılamıyor.

Siyaseti ve memleketi o kadar arap saçına döndürdüler, iş yerine, icraat yerine ağız kavgalarıyla, gereksiz polemiklerle o kadar zaman kaybettiler ki artık hiç kimse hangi olayın nereden kaynaklandığı hakkında bir fikir ileri süremiyor.

Sürmeye çalışanlar da karanlıkta rastgele atış yapıyorlar. Örneğin; “Hrant Dink’i kim ve hangi nedenle öldürmüş olabilir” sorusuna akla gelen ilk cevap “Türkiye’de istikrarı bozmak, ülkeyi karıştırmak isteyenler...” Tamam ama içte ve dışta o kadar çok ki Türkiye’de istikrarı bozmak isteyenler, hangisi?

Kimin en çok işine gelir, kimdir bunlar? Birileri “Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı, AKP’nin iktidar olmasını istemeyenler” bile dedi... Yani her siyasi olay, her siyasi grup veya kişinin bu tür bir vahşi cinayetle ilişkisi olabileceği düşündürülüyor insanlara...

Irak’la da ilgili olabilir, Lübnan’la da, Ermeni diasporası da olabilir, AB’ye girmek istemeyenler de... ABD’nin de parmağı olabilir, AB’nin de... PKK’nın da işi olabilir, El Kaide’nin de, bir başka köktendinci örgütün de... Veya, veya dönüp dolaşıp hep o noktaya gelindiği gibi “derin devletin” de... Bu gidişle sonunda topluca keçileri kaçıracağız.

Dün karşılaştığım bir okuyucu yana yakıla “Nasıl olur da bugüne kadar gazetecileri öldürenlerin katilleri hep ‘faili meçhul’ kalır, gerçekten anlamıyoruz. Bu kadar güvensiz, insanların kim vurduya gittiği bir ülkede nasıl yaşayacağız, nasıl çocuk yetiştireceğiz” diye soruyordu. Onu rahatlatacak bir cevap veremedim, ancak ona hak vermekle yetindim çünkü aynı soruyu hepimiz soruyoruz.

KİM KAÇMAK İSTER?
Biz ayrıca her fırsatta yazılarımızla da soruyor ve siyasetçileri “iktidar kavgasını bırakıp ülkeyi huzura, güvene kavuşturmaya çalışmaları için” sık sık uyarıyoruz. Ne oluyor uyarınca? Onlar daha da kıyasıya kavgaların içine düşüyor, kadın bakanları bile ortaya sürüp kavga kızıştırıyor, yön saptırıyorlar.

Millet de tenis maçı izler veya magazin basınında şarkıcı polemiği seyreder gibi bir iktidar partisi liderini dinliyor, bir muhalefet partisi liderini...

Ne kadermiş ama... Bir sorsunlar, bir anket yapsınlar bakalım; imkânı olsa bu memleketten kaçmak isteyen kaç kişi var!

Dün yine gazetelerde “Bir anaokulu öğretmeninin cinayetiyle suçlanan ve 27 yıla mahkûm edilen birinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı” haberi vardı. Önceki gün ise 20 yaşındaki karısını “alışveriş yaptığı için” öldüren kocaya ağır tahrik ve iyi hal indirimi yapıldığı...

Bu kararlara bakıp da Türkiye’de adalete güvenin sarsılmaması veya memleketin suçlular cenneti olmaması mümkün mü?

Birçok ilde gerçekleştirilen ihale yolsuzluğu operasyonunda aralarında 10 müteahhitin bulunduğu 24 kişi yakalanmış. Yolsuzluk tam 100 trilyon lira... Dile kolay.

Acaba bu yakalananlardan kaçı cezasını çekecek?

Veya hiç çeken olacak mı?

Bu fakir milletin cebinden giden 100 trilyonu kim yerine koyacak?

Türkiye’yi yönetenler doğruyu söylemedikçe, özürü öğrenmedikçe, dürüst çalışmadıkça ve görevlerini yapmadıkça asla huzur bulamayacağız!

DİĞER YENİ YAZILAR