Gerçek sanattan söz ediyoruz tabii, bizde "sanat" adı altında izlediğimiz her şeyden değil... Sanatta torpil olmaz, olunca da sanat olmaz.
Başladığı günlerde bol miktarda reklâmı yapılan "Casablanca" isimli müzikali o gün bu gündür görmek istiyordum. Profılo'da oynadığı günler çok sayılı olduğu için ancak geçen hafta mümkün oldu.
Müzikallerle çocuk yaşta tanıştığım, Kiss Me Kate, My Fair Lady, Don Kişot, Yılın Kadını (Çetin Tekindor), 7 Kocalı Hürmüz (Cihan Ünal, Altan Erbulak), Damdaki Kemancı (hepsinde Ayten veya Cüneyt Gökçer, My Fair Lady, Kiss Me Kate ve Don Kişot'ta ikisi birlikte rol alıyorlar) gibi Türkiye'de sahnelenen muhteşem müzikallerle yetiştiğim ve 17 yaşından başlayarak Covent Garden ve Broadway'deki müzikallerin hemen hepsini en az iki kez seyrettiğim için bende özel bir yeri vardır müzikallerin...
Neyse ailece kalktık, hevesle gittik. Oyun başladı; dekor fena değil, Atılgan Gümüş ü daha önce dinlemiştim, sahnede başarılı bir isim, genç oyuncular oldukça profesyonel (fazla deneyimli görünmeseler de seslerin iyi eğitim aldığı belli) ve ben de kendimi oyunun havasına kaptırmaya çalışıyorum.
Aradan biraz zaman geçti ki sahneye Gümüş'le başrolü paylaşan Sibel Bilgiç geldi. Tiyatro konusunda biraz bilgisi olan herkesin anında farkedeceği kadar sahneye yabancı, sahnede tedirgin... Hiç bir şarkısını hatırlamasam da daha önceleri bir süre pop müzik söylediğini duymuştum. Ve Bilgiç sahnenin ortasına
gelerek ilk şarkısına başladı.
Tanrım o ne? Yani gerçekten kimseyi incitmek istemiyorum ama "olmaz böyle şey" bir durum. Hiç abartmıyorum o dakika kaçmak istedim. Önce iki yanıma, sonra dönüp arkamda oturanlara baktım herkes hayretler içinde... Ses fazlasıyla yetersiz olduğu gibi şarkının her notasında ayrı bir detone durumuyla karşı karşıyasınız.
TV'ye çıksalar...
Ve "iyi" olabilecek bir oyun, lokomotif durumundaki başrol oyuncusunun başarısızlığı nedeniyle kaybediyor (gittiğim akşam salonun dörtte biri doluydu, o nedenle bundan sonrasının sorumluluğunu almam...) Bu durumda kabahat; müzikal oyunculuğunu kolay zannedip başrolü üstlenen Sibel Bilgiç'te midir, yoksa ona bu rolü verenlerde mi?
Bence ikincisi... Sibel Hanım bilmeyebilir, bu nedenle cesur hareket edebilir, bugünlerde moda olduğu üzere her işe el atmak isteyebilir, profesyonelliğin önemli olmadığını düşünebilir ama tiyatrocuların bilmesi gerekir. Müzikal tiyatrodan da zordur; hem oynamak, hem söylemek zorundadır sanatçı, böyle bir role deneyimsiz ve uygun sesi olmayan birini çıkaramazsınız. Çıkarırsanız o da üzülür, siz de.
Düşünüyorum da, keşke Okan Bayülgen "Casablanca" ekibini oyundaki kıyafetleriyle programına çıkarsa. Sibel Bilgiç, (özellikle yardımcı roldeki kadın oyuncular) ve Atılgan Gümüş bize şarkı söylese... Benim anlatmama hiç gerek kalmazdı. "Neden iyi işler yapamıyoruz" diye merak etmeyelim hiç; TORPİLDEN!
Sanatta torpil olmaz!
Gerçek sanattan söz ediyoruz tabii, bizde "sanat" adı altında izlediğimiz her şeyden değil... Sanatta torpil olmaz, olunca da sanat olmaz
Haberin Devamı

