Bu gidişe biraz daha tepkisiz kalırsak kısa süre sonra sanat olarak elimizde arabeks şarkılar ve oryantal danslar dışında bir şey kalmayacak.
Devlet Opera ve Balesi (DOB) sanatçıları, operayla balenin giderek anlamını yitirmesinden, "alaturkalaştırılmasından" yakınırken öte yanda Devlet Senfoni Orkestraları bir bir kapatılmaya çalışılıyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin (İDOB) önde gelen isimlerinden biri;
"Nihavent faslı operada izlenmez" diyor.
Bir başkası;
"İyice küçümsüyorlar operayı, siz hiç Covent Garden'da gayda çalındığını veya Scala sahnesine Peppino di Capri'nin çıkarıldığını gördünüz mü?" diyor.
"Halk müziği konseri gibi opera olur mu?" diye soruyor.
Veya Kültür Bakanı Erkan Mumcu'nun eşinin hazırladığı yüzlerce milyar liralık dekordan (dekor+kostüm) söz ediyor ve soruyor: "En önemli eserlerin dekorlan, örneğin bir Carmen dekoru 20-25 milyara malolurken bu kadar yüksek bir rakama neden kimse itiraz etmedi? Sanat harcamalarına minimum fon ayrılırken neredeyse bütün özel tiyatrolara verilen yardımın toplamından fazla olan bu para nasıl verildi?"
Her kültür bakanı döneminde "onların eşlerine" ayncalık tanınmasına itiraz edenler az değil. Bakan Mumcu'nun eşinin hazırladığı 400 milyarlık dekorun AKM sahnesine çok ağır geldiğini ve yıkılma tehlikesi olduğunu söyleyenler de.
Teknik müdür bu uyanyı yapmış ama dinleyen olmamış.
AKM sahnesi yıkılırsa, hele de bir oyun sırasında yıkılırsa sonuç ne olabilir, o hiç kimseyi; DOB Genel Müdürünü de, İDOB müdürünü de ilgilendirmiyor demek ki... Garip bir ülke burası.
Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası'nın Mersin Devlet Operasıyla birleştirilerek kapatılması girişimi Adanalı sanatseverlerin (aslan hemşehrilerim benim) tepkisi karşısında geri alındı.
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası'yla ilgili karar bildiğim kadarıyla Başbakanlık'ın onayını bekliyor. Bölge halkına çağdaş sanatı taşıyan bu orkestraya verilen ek kadro "vize verilmemesi nedeniyle" tamamlanamamış.
Açılma kararı ve kadroları verilen ama "Maliye vize vermediği için" açılamayan Samsun, Gaziantep, Van ve Sivas Devlet Operaları ayrı bir hikâye.
Tek bir oyunda 400 milyarlık dekor masrafına izin veren Maliye'nin sıra bu operalara gelince "para sorunu" mu çıktı acaba?
Devletin kültür ve sanat kurumlarını bir de belediyelere transfer ettiler mi misyon tamamlanmış, Cumhuriyet'in çağdaş sanat kurumları da "siyasetin" eline geçmiş olacak; "Hikâyenin sonu" yani.
Beyler, sayın yöneticiler, haydi her konuda bir ileri, üç geri gidiyoruz bari sanatı, kültürü rahat bırakın.
Toplumun sabrını, saygı sınırını zorlamayın lütfen!
"Yüce milletin takdiri"
Ulaştırma Bakanı İstifa etmeyeceğini söylerken sözünü şöyle bitiriyor:
"Olayı yüce milletin takdirine bırakıyorum".
Bunu rahatça söylüyor çünkü yüce milletin takdirinde yanıltılabileceğini, kafasının karıştırılabileceğini, bu ülkede en korkunç olaylara bile basit açıklamalar bulunarak örfbas edildiğini biliyor.
Normal şartlarda bu durumda yüce milletin tek bir "yüce takdiri" olabilir. Onu da milletin sözcüleri; medyası, sivil toplum kuruluşları açıkladılar, açıklıyorlar.
Kendisi için bir anlamı varsa, onları hemen dinlemeli!..
THY'ye dikkat!
Bir çok yazar arkadaşımız bu kazadan sonra THY'deki paslı uçakları hatırlattı. Bir nokta daha var hatırlanması ve araştırılması gereken. TCDD Genel Müdürü Karaman'ın Bakan'ın hala oğlu olduğu ve demiryolu ulaşımı ile hiçbir ilgisinin olmadığı açıklandı biliyorsunuz.
Acaba THY'nin baştan aşağı değiştirilen kadrosunda aynı şekilde "işi bilmeyen" kaç arkadaş, eş, dost, partili şu anda sorumlu mevkilerde?
Çoğunun "Belediye"den gelme olduğu biliniyor da acaba bunların kaçının havayolu ile ilgisi ve deneyimi var?
Şimdiden araştırılmalı ve açıklanmalı, bunun faturası daha da korkunç olur zira!
Sanat kapatılabilir mi?
Bu gidişe biraz daha tepkisiz kalırsak kısa süre sonra sanat olarak elimizde arabeks şarkılar ve oryantal danslar dışında bir şey kalmayacak
Haberin Devamı

