Rüya gibi bir gece!

Bugün köşemi sanata ayırıyorum çünkü... Sadece güzel bir sanat olayıyla karşılaşmak, güzel duygular hissetmek unutturuyor insana artık Türkiye’de olup bitenleri...

Haberin Devamı

Bugün köşemi sanata ayırıyorum çünkü... Sadece güzel bir sanat olayıyla karşılaşmak, güzel duygular hissetmek unutturuyor insana artık Türkiye’de olup bitenleri... Yanlışlıklar, çarpıklıklar, sorumlusu siz olmasanız da size ödettirilen hatalar yaşamınızın güzel anlarını, günlerini, yıllarını çalıp götürüyor sizden...

Ve ancak bazen sanatın pozitif elektriğiyle karşılaşınca hissediyorsunuz ne çok güzelliğin sizden çalındığını... Ali ve Aysun Kocatepe’nin BKM’de verdikleri konser dizisinin ancak 3. sünü yakalayabildim. İyi ki yakalamışım, gördüğüm en güzel, en klâs konserlerden biriydi.

Her şeyden önce yıllardır beraber olmalarına rağmen sevgiyi, saygıyı ve müzikteki birlikteliklerini bu kadar özenle korumayı başaran bir çifti izlemek hoş duygular veriyor insana... Sevdiğimiz birçok ünlü şarkıcının bestecisi veya söz yazarı olan, yılların başarılı müzik adamı Ali Kocatepe’nin kenara çekilip sahneyi eşine bırakarak onun en zor şarkıları başarıyla yorumlamasını mutlu ve hayran gözlerle izlemesinden etkileniyorsunuz.

1940’lardan günümüze en güzel pop şarkılarından, müzikal ve klâsik eserlerden derledikleri ve birlikte söyledikleri potpurilerde nostaljinin keyfini yaşatıyorlar. Aysun Kocatepe hiç değişmeyen fiziği, zerafeti ve şıklığının yanında Lili Marlen, Milord, Don’t Cry For me Argentina gibi şarkılarda unutulmayacak bir performans sergiliyor.

Kocatepe’ler kendi sundukları inanılmaz şekilde doyurucu müzik ziyafetiyle yetinmemiş ve “Aşk Tadında Rüya Gibi Şarkılar” başlıklı konserlerine bir de konuk sanatçı ziyafeti eklemişler. Üçüncü konserin konukları Ali Rıza Binboğa, Emre Altuğ, Zara ve Belkıs Özener’di; onları da izlemeye, dinlemeye doyamadık.

Ali Rıza Binboğa sahnede o kadar eğlenceli, şarkılarını öyle severek ve özgüvenle söylüyor ki onun farklı tarzına özel bir ilginiz yoksa bile ilgi duymaya başlıyorsunuz. 1975 yılında “Yarınlar Bizim” şarkısını ve sonra diğerlerini dinlediğimde benim zevkime hitabetmediğini düşünmüş ve açıkçası Ali Rıza Binboğa’yı antipatik bulmuştum. Sahnede onun ağzından “bu antipatik görüntüyü elde etmek için nasıl uğraştığını” kahkahalarla dinleyince duygularım anında sempatiye dönüştü. Dinlediğim üç şarkısını da sevdiğimi, zihnimde yer ettiklerini farkettim. O yıllarda bu kadar akılda kalıcı şekilde sıradışı olmayı başarmak özel bir cesaret ve yetenek gerektirirdi ama ben de çok genç olduğum için anlayamamıştım.

Zara ve Emre Altuğ... Emre Altuğ zaten benim 17 Aralık depremi akşamı Rumelihisarı konserinde ilk kez sahnede dinlediğimden bu yana takdir listemin başında gelen sanatçılardandır. Sahnedeki duruşu, olağanüstü yorumu ve sesi, gitarı, esprili/zeki konuşmaları, mesleğine saygısı ile dört dörtlük bir müzisyen... Ve tabii mektepli bir tiyatro/dizi sanatçısı...

“Olmuyor”, “Aşk-ı Kıyamet” ve “Heyamola” şarkılarıyla yine hepimizi büyüledi. Emre Altuğ dünya sanatçısı olabilecek tüm özelliklere sahip bence...

Zara’yı sahnede ilk kez izledim ve bayıldım. Cıvıl, cıvıl, neşeli, sevimli ve “Aman Allah’ım o ne ses” bir sanatçı. Pop müzikten türküye ne söylerse söylesin hepsinde aynı derece başarılı. Alın kadını çıkarın sahneye Domingo, Carreras veya Pavarotti’yle birlikte söylesin ve onları da şaşırtsın, öyle bir şey!

Emel Sayın son anda hastalanınca onun yerini almak üzere koşup gelen Belkıs Özener’i uzun yıllardır tanırım ama onu da sahnede ilk kez izledim. Türk filmlerinde şarkı söyleyen ünlü sinema sanatçılarına hayatı boyunca “sesini veren” gizli bir müzik kahramanıydı... Eşinin ve biraz da ablası Gönül Yazar’ın etkisiyle sahneye çıkmamış ama o tutkuyu hep içinde saklamıştı.

Şimdi sahnede. Ve çok mutlu... Dinleyenleri de mutlu ediyor. Belkıs Özener’in şarkılarını keyifle dinledik. Umarım bundan sonra doyana kadar sahneye çıkar.

İşte böyle... Sizi de götürdüm bu müthiş konsere. Bir kısmını da yakında televizyonda “Her Açıdan” da izleteceğim. Ne kadar haklı olduğumu görün diye!

DİĞER YENİ YAZILAR