Rolünü iyi oynayana Oscar!

Geçen hafta yazdığım bir yazıda 'Bizim milletçe bir algılama, değerlendirme sorunumuz var. Bunu çözemedikçe doğru yolu bulmamız da zor' demiştim, bugün aynı cümleyi tekrarlıyorum

Haberin Devamı

Geçen hafta yazdığım bir yazıda 'Bizim milletçe bir algılama, değerlendirme sorunumuz var. Bunu çözemedikçe doğru yolu bulmamız da zor' demiştim, bugün aynı cümleyi tekrarlıyorum. Çok önemli bir sorunumuz var, çok.

Aslında belki bir değil, içice geçmiş iki sorun.

1) Medyatik olan ve popülizm yapana duyduğumuz hayranlık.

2) Mağdur rolünü iyi oynayan herkese Oscar vermemiz.

Popstar yarışmasında Deniz Seki, yarışmacı Bayhan'ın işlediği suçtan ötürü kazanmaması gerektiğini söylediği gün Bayhan en çok oyu aldı. Ama asıl konu onun o gün çok oy alması değil. Bayhan, Ahmet, Mehmet meselesi de değil. Asıl sorun (ki o gece söylediği şarkıyı da dinledik) sesin, tekniğin ve yeteneğin kesinlikle bir müzik starı olmaya yetecek düzeyde olmayışı. Aslına bakarsanız sadece Bayhan değil finale kalanların çoğunda o düzey, o yetenek yok.

Fizik olarak uygun olabilirler ama ses ve yetenek olarak değiller. Zaten şu anda star olduğunu zannederek ortaya çıkıp, senelerdir kendini bu millete yutturmuş, müzikten servet kazanmış isimlerin de çoğunda bu özellikler yok. Nitekim bin çeşit teknoloji harikasıyla hazırlanan CD'ler ve günlerce uğraştan sonra çekilmiş kliplerle, fotoğraflarla yaldızlara sarılanlar Rumeli Hisarı Konserleri'ne çıkıp ortada kalıverince dünyanın, pardon müziğin kaç bucak olduğunu anlıyorlar.

Kan ter içinde, duyulmayan sesleri, varolmayan kulakları, detone şarkılarıyla rezil olup iniyorlar.

Yine de yutan yok mu, var. Türkiye'de, atasözünü de atalarımızın deyi deyiverdiği gibi "bitli baklanın kör alıcısı" vardır.

Yani sonuçta Popstar yarışmasında popstar olacak kimse yok gibi görünüyor. Ama mutlaka birini seçmek gerekeceğine göre kötünün iyisini bulup ona star özellikleri kazandırmaya, kusurlarını gizlemeye bakacaklar.

Burada Deniz Seki'nin takıldığı nokta aslında siyasette de aynen uygulanıyor. "Örnek figür" olması gereken, bir ülkenin yönetimine talip insanlar suçlu bile olsalar bunu bir kusur görmüyorlar. Çünkü toplum da görmüyor. Mağdur rolünü iyi oynayanlan her şart altında kazandırıyor.

Bayhan'a hayatta yeni şanslar tanınmalı mı; Evet, elbette tanınmalı. Ama sırf cezaevine girip çıktığı için fazladan destek ve artı puan vererek değil. Herkese tanındığı kadar tanınmalı.

Ses, kulak, fizik, şarkı söyleme yeteneği star olmaya müsaitse tanınmalı.

Nedense aradaki farkı bir türlü anlamıyoruz. Ve nedense müzikten de hiç anlamıyoruz. Onun için de diğer ülkelerin şarkıcıları dünya çapında şöhret olmakta zorlanmazken bizim en büyük starlarımız bile dünyaya bir türlü açılamıyor.

Açıldım, açılacağım diye bizi oyalıyor, Avrupa'ya Amerika'ya gidip geliyorlar o kadar.

Ben İngiltere'de yuva öğrencilerinin yaptığı müziği dinlediğimde takkem uçmuş, küçük dilimi yutmuştum.

Keşke siz de dinleyebilseniz. Ne anlatmaya çalıştığımı öyle iyi anlardınız ki!




Yargısız infaz mı?
Yazmak için bekledim. Önce kitabı okumayı, sonra Müjdat Gezen'le konuşup düşüncelerini öğrenmeyi. Öyle ya, Dümbüllü'nün kavuğunu giymiş başarılı bir sanatçıya aksini yapmak ayıp olurdu.

Dün onunla konuştum akşam bana kitabının ilk deneme baskılarından birini gönderdi. Bugün Gezen'in basın toplantısı var, sanıyorum orada magazin basınına biraz sitem edecek ve kitabının ilk baskılarını dağıtacak. Müjdat Gezen diyor ki;

"Saddam'ı yakaladılar, şimdi onu bile yargılayacaklar, bana ise yargısız infaz yapıldı. 35 tane basılı kitabım var, neyi nasıl yazacağımı bilmez miyim?"

Bence beklemek ve önce kitabı okumak gerekirdi. Bir hata, özel yaşamların deşifre edilmesi gibi tenkit edilecek bir konu varsa bunu eleştirmek basının hakkıdır. Ama Müjdat Gezen gibi bir sanatçıya, kitabı okumadan saldırıya geçmek de tenkit edilecek bir hata değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR