Rahmetli babama neden kızgınım (!!)

Haberin Devamı

Bugünün siyasetçileri babam ve onun gibi “yalnızca halka hizmeti düşünen, parti ayırımı bile gözetmeden sadece vatandaşlarının ve ülkesinin iyiliği için çalışan” eski parlamenterleri sık sık hatırlamama neden oluyor. Bu nedenle, kaybetmemin üzerinden 16 yıl geçmiş olmasına rağmen zaman zaman ondan söz ederim, hatırlayacaksınız.

Tam 25 yıl, Demokrat Parti milletvekilliği ile başlayarak Adalet Partisi’nin kuruluşundan itibaren senatörlüğünü ve uzun yıllar “Senato Başkanvekilliği”ni rakip tanımadan, seçim kazanarak yapmış bir siyasetçiydi babam Mehmet Ünaldı...

25 yıl, dile kolay... Üstelik bu yılların büyük bir kısmı da iktidarda geçmiş. Ama işte gelin görün ki 4 çocuğunun dördüne de yüksek öğrenimleri biter bitmez şöyle demişti:

“Benden yardım beklemeyin, hele devletle bir işiniz olursa hiç bana yanaşmayın... Ben Adana’nın bir köyünde (Emelcik) doğdum ve alnımın teriyle, bileğimin gücüyle devletin zirvesine çıktım. Siz de çalışın, kendiniz başarın...”

Siyasette olduğu 25 yıl boyunca oturduğu giriş katı apartman dairesini değiştirip bir üst kata çıkmayı bile “yanlış anlaşılır” diyerek reddeden bu devlet adamı dediğini de aynen yaptı ve çocuklarının elinden tutmadı. Onların elinden tutmadığı gibi kendisi de maaşından başka tek kuruş kazanmaya, siyasetçi kimliğinden yararlanmaya hiç yeltenmedi.

Ne benim çocukluk anısı olarak hatırladığım “Tarabya’da, Avşa Adası’nda kendisine ucuz fiyatla teklif edilen deniz kenarı arsaları alıp kazanmayı veya çocuklarına saklamayı düşündü, ne de onun desteğiyle, ortaklığıyla kurulması teklif edilen fabrikalara destek verdi.

Bu teklifler o zaman da yapılıyordu yani, Türkiye hiç değişmedi bu bakımdan... Biz kendi yağımızla kavrularak yaşadık, hiç de şikayetçi olmadık.

HEDİYE RAFİNERİLER

Oysa şimdi iktidardakilerin haline bakınca babamın fazla hassasiyet gösterdiğini (!) düşünüyorum... Başbakanların, cumhurbaşkanlarının, bakanların çocukları daha okulu bitirir bitirmez trilyonluk “gemicik”lerle, ülke çapında mısır, bilgisayar, ampul ithalat-ihracatı, ailece termik santral kurma gibi işlerle hayata atılıyorlar. Hatta bırakın çocukları “bizim Çalık” denilen yandaş şirketlere devlet bankalarından dev krediler çıkarılıyor, petrol rafinerileri hediye ediliyor.

Düğün dernek deseniz, hocaları Erbakan’dan başlayarak çocukları sultan düğünlerine taş çıkaran törenlerle evleniyor, mevkilerine gelen sandık sandık altınları harcamakla bitiremeyip “babalarına veriyor ve onların mal varlığı hesapları”na bile yardımcı oluyorlar.

Son haberlerden biriydi Maliye Bakanı’nın ailesi termik santral kurabilme ve elektrik satabilme yetkisi aldıktan sonra kızı Zeynep de tasarruflu ampul imalat, ihracatına girişmiş...

NAZAR ETMEYİN!

“Çocuklarımız türban yasağı nedeniyle Türkiye’de okuyamıyor” diyenler nedense (onlara yasak olmamasına rağmen) erkek çocuklarını da genellikle ABD’de okutuyorlar ama bu çocukların okul biter bitmez kurduğu işler “özel sektör”de kalmıyor, babalarının gücüyle hep bağlantılı oluyor.

Mesela “tasarruflu ampul” işine mi girişildi, hemen aynı anda “tüm kamu kuruluşları bundan sonra tasarruflu ampul kullanacak” emri çıkıyor. Böylece 10 bin YTL sermaye ile kurulan şirket ilk etapta 3 milyon YTL kazanabiliyor (devlet ödeyecek, bizim cebimizden çıkacak ama olsun, tasarrufla tekrar kazanılırmış. O arada milyonlarca YTL’yi kim kazanacak o önemli!)

Şimdi tabii size, bize “Nazar etme ne olur, ampul şirketi kur senin de olur” diyebilirler.

Nazar etmeyin, kurun siz de, isteyin Başbakan’dan bakalım devlet kuruluşları kimden ampul alıyor? (Bari bundan sonra AKP’nin amblemi de “tasarruflu ampul” olsun.)

Yerimde siz olsanız babanıza kızmaz mıydınız? “Ah babacığım herkes çocuklarının hayata trilyoner başlamasını sağlarken bak biz hâlâ tırnaklarımızla kazıyoruz” demez miydiniz?

İroni tabii... Ben babamla ve bize öğrettikleriyle gurur duyuyorum. Ölümünden 16 yıl sonra Adana onu hâlâ büyük bir sevgi ve saygıyla anıyor, yüzlerce kişinin katıldığı mevlitler düzenliyor.

Bakalım bugünküler nasıl anılacak?

*****


“Program kaçta” mı, eh yani!

Dün sezonun ilk “Her Açıdan”ına Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), Oktay Vural (MHP) ve Nevzat Yalçıntaş’ın (AKP) katılacaklarını yazdım biliyorsunuz.

Bazı okurlar (veya izleyiciler) saat kaçta ve hangi kanalda olduğunu sormuşlar. Herhalde yeni okurlar veya izleyiciler olmalı diye düşündüm, zira bilenler saatini ve kanalını da iyi biliyorlar artık.

Bilmeyenler için yazıyorum 5 Ekim Pazar günü, öğlen 12.15’te, STAR’da...

DİĞER YENİ YAZILAR