Program değil “Casino” filmi!

Uğur Dündar’ın Arena programını hangi akla hizmet Pazartesi gece yarısı 12’ye koydular bilmiyorum ama geç de olsa izledim ve yine gördüklerim karşısında uykularım kaçtı

Haberin Devamı

Uğur Dündar’ın Arena programını hangi akla hizmet Pazartesi gece yarısı 12’ye koydular bilmiyorum ama geç de olsa izledim ve yine gördüklerim karşısında uykularım kaçtı.

Adeta bir TV programından çok Robert De Niro’nun Casino filmi gibiydi. Kuzey Kıbrıs’ta bir kumarhanede rulet masaları hileli olarak hazırlanıyor. Rulet topu kumarhaneye kazanç sağlayacak şekilde özel çivilerle yönlendiriliyor. Yaşar Öz isimli şahıs 4 gidişte 495 bin dolar kaybediyor. Ama...

Bu arada masalarda hile olduğunu da çözerek bu masayı yapan ustayla konuşup konuşmayı banda alıyor.

Tabii sonra da kumarhane sahibi Melih Turgut’tan (Nazire Dedeman’ın oğlu Umut Önal’ı öldüren ve serbest bırakılan kişiymiş) çek ve senetlerini geri istiyor. İşte bundan sonra olay başlıyor. İki tarafın adamları birbirine giriyor, sonuç: 2 ölü, 3 yaralı...

Bu olaydan sonra aralarında Yaşar Öz’ün de bulunduğu 28 kişi sınırdışı edilmiş. Nereye gidecekler sizce? Tabii ki benzer olaylar hazırlamak üzere Türkiye’ye...

Oysa Yaşar Öz bile “Olayı en iyi bilen benim, sınırdışı edeceklerine en azından tanık olarak dinlemeleri gerekirdi” diyor. Galiba hukuk KKTC’de de Türkiye’dekinden farklı değil. Onun için de ne orası adam olur, ne de burası.

Casino filmini gerçeğe uygular, bellerinde tabancalarıyla terör estirir, öldürür, sonra da serbest kalırlar.

EMNİYET’İN RAKAMLARI
Tahmin veya abartı değil bu, işte Emniyet raporları ortada. Son beş yılın istatistikleri, 2002’deki toplam suç sayısı 2006’da yüzde yüz artmış. 2002’de mala ve şahsa karşı 296 olay yaşanırken 2006’da bu rakam 598’e yükselmiş.

Toplumda suç korkusu tavana vurmuş.

Şimdi her tür suç AKP Hükümeti döneminde artış göstermiş diyenler haksız mı olacak? Başbakan yine basına mı kızacak?

Türkiye’de bu durum her gün yazılır çizilirken, magandalar şehirlerin göbeğinde cirit atıp insanları avlanır gibi öldürürken biz de onlar gibi susup bekleyecek miyiz?

Veya onlar gibi her şeyi unutup cumhurbaşkanlığı seçimine, ya da genel seçimlere mi yoğunlaşacağız?

Bu ülkede hakimlere saldırılıyor. Hakimler korumasız ve doğru kararı verebilecek güvenceleri yok. Ama doğru kararlar, ağır cezalar verilmedikçe Türkiye suçlular cenneti olmaktan da kurtulamaz.

Kim çözüm bulmalı bu dehşet verici tabloya? En acil şekilde kimin görevi bu? Milletin can güvenliğini korumak kimin öncelikli görevi?

Haydi siz söyleyin!

*****

İzleyiciyi aptal yerine koymak!
“Buzda Dans” yarışmasını zevkle izlediğimi yazmıştım kısa süre önce... Pazar akşamı son yarışmada tamamen fikir değiştirdim.

Reytingi arttırmak için yapılan yapay, düzmece kavgalar, Zeynep Tokuş’un masum masum kirpiklerini kırpıştırarak anlattığı ayrılma hikâyeleri, jürinin ikiye ayrılıp yarısının ona “Lütfen kal, bizi bırakma” derken diğerlerinin “Hayır, git”, “Bu yaptığın sportmence değil, gitmelisin” şeklindeki tepkileri, Tokuş’un şampiyon zenci partnerinin zoraki ağlama numaraları benim ve sanıyorum dikkatli tüm izleyicilerin sabrını öylesine taşırdı ki iş spordan, danstan filan çıkıp komediye dönüştü.

Özellikle de yapımcıların “reyting için bir şeyler düşündüklerini” söylediğini önceden bilenler için tam komediydi. İzleyiciyi aptal yerine koyan bir komedi!

Ben ar-tık gördüğüm hiç-bir şey-e i-nan-mı-yo-ruum. Ayrıca... Daha önce de yazdığım çok ciddi bir yanlış var ortada. Zeynep Tokuş, Asena gibi kadın yarışmacılar tüm o artistik, aldatıcı, göz boyayıcı hareketleri partnerlerinin yardımıyla veya onlar tarafından taşınırken havada yapıyorlar. Kendilerinin doğru dürüst kaydığı filan yok.

Oysa Bülent Polat ve Alp Kırşan kendileri “taşıyan” durumundalar, buna rağmen kadın yarışmacılardan çok daha iyi kayıyor ve zorunlu hareketleri yapıyorlar.

Bu şartlar altında kadın ve erkekleri aynı kategoriye koymak olmayacak bir haksızlık ve hatadır. Sonuçların “kabul edilirliği” daha baştan ortadan kalkmıştır. Bu anlayış değişmediği takdirde “Buzda Dans” giderek baştaki ciddiyetini kaybedecektir!

DİĞER YENİ YAZILAR