Paran kadar hakaret!

Sevgili okurlar biliyorsunuz içinde bulunduğumuz günler çok önemli. Yaklaşık 20 yıldır reform yapılması için uğraşılan "Ceza Kanunu" maddeleri tek tek Alt Komisyon'dan çıkmakta

Haberin Devamı

Sevgili okurlar biliyorsunuz içinde bulunduğumuz günler çok önemli. Yaklaşık 20 yıldır reform yapılması için uğraşılan "Ceza Kanunu" maddeleri tek tek Alt Komisyon'dan çıkmakta. Onun için bir süre bu kanunlardan ve ilgili olarak bana açılan davalardan söz edeceğiz.

Eksik olmayın sizlerden hakkımda açılan bu davalara sürekli destek mesajlan gelmeye devam ediyor.

Bugün üç tanesinden bazı bölümler alacağım.

Birincisi Suat Kalelioğlu'ndan gelmiş. Her ne kadar ben belli şahıslara isim vererek hakaret etmiş değilsem de... Yirmi yıldır üzerinde çalışılmakta olan bir kanunda gerçekten akıl-mantık kabul etmez maddeleri hazırlayan ve arka çıkanlara (her kim olursa olsun) "Bunları isteyenler ruh hastasıdır" demişsem de... Ve bu sözü onca gelmiş geçmiş komisyonlardan yalnızca iki isim üzerine hakaret olarak alınmış ise de... Suat Kalelioğlu kendisi ve onun gibi düşünenler için ilginç bir istekte bulunmuş.

Diyor ki:

"Verdiğiniz mücadelede size karşı dava açılmıştır, biz de toplum olarak onlara karşı haklarımızı koruyamadıkları, halkın çıkarlarını tehlikeye attıkları için toplu dava açamaz mıyız?..

Aşağıdaki maille size destek vermeye çalıştım, arkadaşlara gönderdim. Umarım kamuoyu toplamakta ve haklı mücadelenize katkımız olur.

Ben de mal varlığım kadar bu insanlara hakaret etmek istiyorum ama bir kızım var ve onun geleceği için ayırdığım parayı heba etmek istemiyorum. Mahkeme cüzi bir rakam belirler ise izin verin sizin sütunlarınızda bu zatlar için içimden geçenleri söyleyeyim.

Saygılarımla."

Çok güldüm. Bu arada "Şu kadar para kazanıyorum. Sizden bu parayı almaya kalkarlarsa bütün maaşımı göndermeye hazırım" diyen, üniversitelerden yazan, harçlığını göndermeye kalkan okurlarım var. Onlara minnet duyuyorum.

Beni "sayan" okurum!
İşte harika bir mektup daha; Ercan Arslan tarafından gönderilmiş:

"Merhabalar Ruhat Hanım,

Gelen bir sürü e-posta arasında benim yolladığımı okuyabilir misiniz bilmiyorum. Ancak yine de yazmak istiyorum.

En son yapılan nüfus sayımında sizi sayan kişi bendim. Yani sizinle konuşma şansım olmuştu. Hatta hiç bana sorulmadan, zorunlu olarak gerçekleştirdiğim nüfus sayım memurluğu görevimin en güzel anısı da buydu sanırım. Siz o gün bize 'Çocuklar siz sabahtan beri ne yiyip içiyorsunuz?' demiş ve tost ikram etmiştiniz. Kahvenin 40 yıl hatırı varsa, o tostun bilmenizi isterim ki benim için bir ömür hatırı var.

O günden beri sizin yazılarınızı hep takip ediyorum.

En azından fikirlerinizi ve sizi destekleyen insanların sayısının az olmamasının size hem moral, hem de bu tip gereksiz davalarla uğraşmada güç verebileceğini düşünüyorum. Bu sebepten sizi tüm içtenliğim ile desteklediğimi söylemek istedim.

Saygılarımla."

Ve İstanbul Bostancı'dan Gülay Taner, değerli karikatürist ve mizah yazan Cihan Demirci'nin Radikal'de çıkan "Evde kalmaktan korkma, tecavüzcünle evlenmekten kork" başlıklı mizah yazısını göndermiş. "Bir mesaj atarak kendisini kutladım" diyor.

Bakın neler yazmış Cihan Demirci:

"Yıllar önce çizdiğim bir karikatür, benzerini yazdığım bir yazı daha gene 'gerçek' oldu. Ve hayat tüm abukluğuyla mizahı bir kez daha sollayıp, mizaha bir kez daha tur bindirdi. O karikatürün esprisi şuydu; Maganda görünümlü bir adam, oğluyla kız istemeye gitmişti. Adamın yanında oturan çam yarması iriliğindeki oğlu, ağzından salyalar akan sapık bir tipti. Kız babası, maganda babaya korku dolu gözlerle bakarak soruyordu: 'Oğlumuz ne iş yapıyorlar acaba?' Bizim maganda baba pörflemiş gözleriyle kız tarafına şöyle cevap veriyordu:

'Efendiiim, oğlum Hıdır su katılmamış bir sapıktır, şimdi burada hepimizin gözü önünde kızınıza tecavüz ettikten sonra onunla evlenmek istiyo!

İşte bu, karikatürün bu ülkede ileriyi görme gücü, zira bu karikatür hayat bulmak üzere şu sıralar."

Tabii Cihan Demirci bu yazıyı yazdığında böyle bir ihtimal vardı. Ama şimdi bu ihtimal inşallah ortadan kalkıyor. Komisyon'daki gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR