Öyle Superman ki!..

O filmi görenler iyi bilirler; Superman'i oynayan Christopher Reeve inanılmayacak kadar yakışıklı bir adamdı, iki metreye yaklaşan boyu, gerçekten de özel ışınlar saçıyormuş gibi bakan gözleri

Haberin Devamı

O filmi görenler iyi bilirler; Superman'i oynayan Christopher Reeve inanılmayacak kadar yakışıklı bir adamdı, iki metreye yaklaşan boyu, gerçekten de özel ışınlar saçıyormuş gibi bakan gözleriyle sanki başka bir gezegenden gelmiş gibiydi. Öylesine etkileyici... Bugüne kadar da o rolü oynayabilecek bir başka aktör gelmedi.

O süper adam günün birinde (7 yıl kadar önce) attan düştü ve boynundan aşağı bütün vücudu felç oldu. Yıllarını tekerlekli sandalyede, eviyle hastane arasında gidip gelerek geçirdi. Pazar akşamı TV'de son yıllardaki yaşamını veren programda izledim onu. Maddi imkânları ne olursa olsun (ki tedaviye harcanan büyük paralardan sonra oldukça mütevazı şartlar gibi görünüyor) o güçten bu duruma gelmesi, tekerlekli sandalyesini bile ancak bir tüpe hava üfleyerek çalıştırabilmesi gözlerimi yaşartırken bir yandan da sabırlı, güler yüzlü, pozitif enerji veren haline hayranlık duydum.

Kafasının etrafında boynunu tutan destekler... Saçlarının çoğu (kaşları bile) dökülmüş... Bacaklarının arkası sürekli oturmaktan yara içinde... Boynunun ortasındaki deliğe takılmış borudan nefes alıyor. Bırakın yürümeyi, uçan bir süper gücü canlandırmaktan tümüyle hareketsiz ve güçsüz birine dönüşmüş... Devamlı ilgiye, yardıma muhtaç. Ve gülümsüyor. Gözlerinin içi gülüyor...

Oğlunun mezuniyetine, kendisi için verilen doğum günü partisine, felçliler için yapılan çalışmalara normal bir insan gibi katılıyor, konuşmalar yapıyor, esprilere gülüyor.

Nefesi pastasının üstündeki mumların ancak iki, üç tanesini söndürmeye yetiyor ama o gülüyor.

Elinde uzun süren çalışmalarla çıkardığı "Hiçbir şey imkânsız değil" kitabı ile her gün uzun egzersizler yapıyor, pedal çeviriyor ve hâlâ bir gün yürüyeceğine inanıyor.

Doktorları da ilerleme kaydettiğini, vücudun bazı tepkiler vermeye başladığını söylüyorlar.

Onu izlerken "Ne Superman'mis ama" diye düşündüm. Gerçekten de asıl bu müthiş irade ve mücadele gücü değil midir süper olan? İnsanı maddi, manevi her türlü sıkıntıdan çıkarabilen...

Ben herkesin içinde gizli bir 'superman' olduğuna ama ancak bazılarımızın ondan yararlanmayı gerçekten istediğine, onu harekete geçirmeyi akıl ettiğine ve bunu başardığına inanıyorum.


Sağlık konusunda "doğrular ve yanlışlar"
Amerikan Hastanesi Artı Hayat adında bir dergi çıkarmaya başlamış... Kapağında "Amerikan Hastanesi'nin okurlarına armağanıdır" yazılı, üzerinde fiyat olmadığı için satılıyor mu yoksa sadece hastalara ve seçtikleri kişilere mi gönderiliyor bilmiyorum ama ben çok beğendim.

Birinci sayısında romatizmadan şeker hastalığına, gripten bronşite, sinüzite kadar bir çok hastalık (ve tedavisi) hakkında etraflı bilgi var. Orta sayfasında da sağlıkla ilgili doğru ve yanlış bilinenler...

Bir kaç tanesini size de duyurmak istiyorum:

* Ekmek şişmanlatır. (YANLIŞ)
Vücudun ihtiyacı kadar yenilen ekmek şişmanlatmaz. Pilav ve makarnaya göre yağ içermemesi tercih sebebidir. Ekmeksiz bir diyet kesinlikle uygulanmamalı, ancak yenilen miktara dikkat edilmelidir. (DOĞRU)

* Hamilelikte saç boyatılmaz. (YANLIŞ)
Bunun hiç bir sakıncası yoktur. (DOĞRU)

* Doğum kontrol hapları kansere neden olur. (YANLIŞ)
Doğum kontrol hapları yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır. Meme kanseri konusunda kesin bilgi olmamakla beraber bugünkü görüş, meme kanserine neden olmadığı, ancak var olan bir kanserin gelişmesini hızlandırdığıdır. (DOĞRU)

* Tavuk ve balık eti kolesterol içermez. (YANLIŞ)
Hayvansal gıdaların hepsi (süt, yoğurt, peynir, tavuk, balık, hindi vb.) kolesterol içerir. Yağsız olanları tercih edilmelidir. (DOĞRU)

* Siz uyurken beyniniz de dinlenir. (YANLIŞ)
Uykuda bedeniniz dinlenir, beyniniz değil... (DOĞRU)

Hâlâ bilmediğimiz ne çok şey var değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR