Kamuoyu ve muhalefet partisi, dikkatlerin zinaya çekilerek 'namus cinayetleri' ve 15-18 yaş arası gençlerin ilişkisi' ile ilgili maddelerin gözden kaçırılma çabasını yutmamak dedik durduk ama yutuldu bile...
Her ikisi de olduğu gibi oylandı geçti Meclis'ten. 'Kasten öldürme suçunun nitelikli halleri'ni belirleyen 82. maddeye namus cinayetleri inatla konmadı. Oysa oylamadan önce CHP grubu adına konuşan Gaye Erbatur.
Birleşmiş Milletler'in artık "kadınlara karşı işlenen cinayetlerde namus gerekçesinin savunma olarak dikkate alınmasını" kabul etmediğini, namus ve törenin birbirini besleyen, birbirinden ayrı düşünülemeyecek kavramlar olduğunu, BM ve Pekin Eylem Platformu gibi sözleşmelere "kadına karşı ayrımcılığı önlemek üzere" imzalar attığımızı pek güzel anlatmıştı.
O konuşmadan başka bir itiraz duymadık CHP'den.
Maddenin bu hali haksız
tahrik uygulamasının töre ve namus cinayetlerinde (ve hiçbir durumda) kullanılmayacağı anlamına mı geliyor, yoksa 'töre'de uygulanmayacak ama adını 'namus' olarak değiştirirseniz uygulanacak mı, yoksa hakim kararına mı bırakılıyor belli değil.
Bu ülkenin vatandaşları artık kadınların, genç kızların (bazı hallerde diğer aile fertlerinin de) katliamına seyirci kalmak, her gün gazetesinde, TV'sinde vahşet görüntüleri izlemek, sonra da bu cinayetleri işleyenlere o veya bu nedenle ceza indirimi uygulandığını duymak istemiyor.
İnsanlara böyle yaşam şartları sunmaya da yasa yapıcıların hakkı yoktur. Sırf siyasi çıkar sağlamak, kadınları ölüm korkusu ile kontrol altına almak isteyen cahil bir kesimi mutlu ederek oy kazanmak için hiç yoktur.
CHP zina konusunda yaptığı bir pazarlık sonucunda mı 'namus' ve diğer konularda susuyor merak ediyorum doğrusu. Bu maddeleri Anayasa Mahkemesi ne göndermeyi düşünüyorlar mı onu da merak ediyorum.
En önemli konulardan biri 15-18 yaş arası gençlerin gönüllü ilişkisine getirilen hapis cezası. Bildiğime göre bu ülkede 16 yaşında kızlar ailelerinin izniyle evlenebiliyor. Bu iş için yaşları da büyütülebiliyor. Yine bildiğime göre Başbakan Erdoğan'ın gelini de aynı şart altında evlendi.
Peki o zaman bu maddenin Zina Yasası'ndan ne farkı kalıyor? Ailenin izniyle, evlenerek ilişki yaşarsan suç değil, örneğin 18 yaşında, kendi izninle ilişki yaşarsan doğru hapse...
Oy kullanacak kadar yetişkinsin ama ilişki kuracak kadar yetişkin değilsin.
Bundan daha tutarsız, daha çelişkili ve saçma bir şey duyan varsa haber versin de yazalım!
Yoğun Bakım da düzeldi mi?
Dün VATAN 34'te Marmara Üniversitesi Hastanesi'nin '2,5 yıldır büyük bir değişim sürecinde olduğu' haberini görmek beni pek bir memnun etti.
Hastane kâra geçmiş, birçok bölümü düzeltilmiş ve en önemlisi Başhekim yaptığı konuşmada "2,5 yılda hastaneye 1 trilyon 650 milyar tutarında tıbbî cihaz alındığını" belirtmiş ve bağış yapanlara teşekkür etmiş.
Bunları okuyunca bir yandan sevinirken bir yandan da Başhekim'in kısa süre önce bize "500 milyar para bulunamadığı için 'Yoğun Bakım' ünitesinin bakımsız kaldığı (ve hatta 'en az bakılan' ünite olduğu)" ile ilgili anlattıkları geldi aklıma.
Demek ki gerekenin çok üstünde bir para bulunmuş, o zaman neden bir kısmı da 'Yoğun Bakım'a harcanmamış?
Benim kafam mı fazla soru işareti üretiyor yoksa bu memlekette her işte, her konuşmada bir çelişki mi vardır, inanın anlamıyorum. Sadece umuyorum ki gerekli denetimler yapılsın, bundan sonra yoğun bakımlarda hastalar bir takım eksikler veya ihmallerden göz göre göre ölmesin. Lâf ebeliği yerine iş yapılsın, önlem alınsın. Konu insan hayati malûm, alkış almak veya vermek değil!
Hangi yol?
Dün yazımı yazdığım sırada NTV, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in TCK ile ilgili konuşmasında "AB bize gün vermezse yolumuza AB'siz devam ederiz" dediğini alt yazı olarak geçti. Eğer bu sözler de "zina" inadı nedeniyle söylenmişse sormak her vatandaşın hakkıdır; "Milyonlarca aç ve işsiz insanı olan, milyarlarca dolar borcu olan bir ülke adına bu ne kahramanlık? Ve nereye, hangi yola doğru devam edeceğiz?"
Umarım yanlış görmüşümdür!
Haksızlığın böylesi!
Gündeme baktığım anın vinyetini çizdirmek isterdim; hemen her gün saçları dimdik olmuş, gözleri faltaşı gibi açılmış bir kadın... O anda, köşemdeki fotoğrafta gördüğünüz gibi olmuyorum yani bilmiş olun.
İşte bir haber "ÇHP'den AKP'ye geçen Başoğlu'na kesilen 622 milyarlık cezanın yarısı silindi.
Maliye, Başoğlu'na ait Yüksek Tekstil'in hesaplarında vergi kaçağı tespit ediyor ve ceza geçen hafta uzlaşma ile(?) 300 milyara indiriliyor.
Nasıl oluyor bu uzlaşma?
Her vergi kaçırana yapılıyor mu yoksa uzlaşma için "AKP'ye geçme şartı" mı aranı yor? Başoğlu parti değiştirmese yine yapılacak mıydı, CHP'de başka 'vergi kaçıran firma sahipleri' varsa onlar da aynı uzlaşmadan: yararlanabilir mi?
Veya meselâ ben kaçırsam, yararlanabilir miyim?
Hummer cipleri getiren veya alanlar yararlanabilir mi, yararlanabildi mi?
Al birini vur ötekine, bu memleket adam olur:mu?
Oy vermek için reşit, ilişki için değil!
Kamuoyu ve muhalefet partisi, dikkatlerin zinaya çekilerek 'namus cinayetleri' ve 15-18 yaş arası gençlerin ilişkisi' ile ilgili maddelerin gözden kaçırılma çabasını yutmamak dedik durduk ama yutuldu bile...
Haberin Devamı

