'Okulda şiddet'ten önemli ne olabilir?

VATAN Gazetesi çeşitli okullarda öğrencilerle konuşarak okullardaki şiddeti, silahla okula gelen ve terör estiren öğrencileri, çeteleri günlerce haber yaptı

Haberin Devamı

VATAN Gazetesi çeşitli okullarda öğrencilerle konuşarak okullardaki şiddeti, silahla okula gelen ve terör estiren öğrencileri, çeteleri günlerce haber yaptı. Benim 5 Mart'ta STAR'da başlayan programımın ilk konusu "Okullardaki Şiddet"ti. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, AKP'nin Meclis'teki "Toplumsal Şiddeti Önleme Komisyonu" üyesi Milletvekili Turhan Çömez, İlköğretim Okulları Genel Müdürü Prof. Dr. Servet Özdemir'in katıldığı programda bu çetelerin ve şiddet olaylarının nasıl önleneceği, Kurtlar Vadisi gibi çeteciliğe özendiren dizi ve filmlerin etkisi konuşuldu, tartışıldı.

Bu tür film ve dizilerin etkisi, başrol oyuncularının kahraman haline getirilmesinin yarattığı özenti öğrencilerin ağzından verildi... Hepsinin ötesinde bugün toplumda ve özellikle gençler arasında zirve yapan şiddete birçok yazar senelerdir dikkat çekiyor.

Ama çözüm için bir hareket yok. Ve gece klübünde bardakla arkadaşının boğazını kesen katil öğrenciden başlayıp kız öğrencilere inen ve tüm illere yayılan yaralama ve cinayetlerin sonuncusunu Beşiktaş'ta bir ilköğretim okulunda gördük.

Bir 8. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki sınıf arkadaşını bıçakla kalbinden yaraladı... Yaralanan hastanede diğeri hapishanede... Peki nereye kadar?

Ne zamana kadar susup bekleyeceğiz? Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ortaklaşa bir acil çözüm üretmek için daha kaç öğrencinin ölmesini veya yaralanmasını, kaç öğretmenin öğrenciler tarafından tehdit edilmesini bekliyorlar?

Sorun sadece öğrencide değil, yanlış eğitim veren veya gençleri tümüyle kontrolsüz bırakan, hiç ilgilenmeyen ailelerde ve aile içi şiddette, okulda şiddete başvuran öğretmenlerde, okul dışında gençleri sanat, spor gibi hobilere yönlendirerek onları kahvelerden, sokaklardan uzak tutmayı başaramayan okul yönetimlerinde, yine aynı yönetimlerin okula silahla girilmesini engelleyememesinde, şiddetin çözüm olmayacağını küçük yaştan başlayarak anlatamamasında...

Kör ve sağır toplum
Şiddet konusuyla ve çocuklarıyla hiç ilgilenmeyen ailelerin şunu da bilmesi gerekiyor:

Aynı sorun çok yakında kapılarına dayanabilir!

Hiçbir toplum kör, sağır ve dilsiz olma, kendi köşesinde oturarak sorunlara kulak tıkama lüksüne sahip değildir.

Susmayın, konuşun... Oturmayın, düşünün... Baskı yapmayın, çocuklarınıza ilgi ve anlayışla yaklaşın... Okullarıyla görüşün, olayları izleyin.

Hayatlarımızın (kim ne derse desin, öğrencilerin de dile getirdiği en uç örnek bu) Kurtlar Vadisi dizisine dönmesini istemiyorsak kontrolüne katkıda bulunmak zorundayız ve çok geç kaldık bile!

Mal rejimi yeniden Meclis'te!
Mücadeleden asla vazgeçmeyen sivil toplum kuruluşlarının, kadın hukukçuların ve bizim gibi yazılarıyla, TV programlarıyla konuları gündeme taşıyan gazetecilerin ortak cabası birçok sorunun çözümünü hızlandırıyor.

Bugün ikinci kez programdan bahsedeceğim ama ne yapalım ki gerekiyor. 12 Mart Pazar günü Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, CHP Milletvekili Erdal Karademir ile Avukat Hülya Gülbahar in katıldığı ikinci "Her Açıdan" programında Medeni Kanurîun Mal Rejimi'ne son dakikada eklenen ve 15 milyondan fazla kadının yasadan yararlanmasını önleyerek ayırımcılığa neden olan Yürürlük Maddesini (10. Madde) tartışmıştık.

İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in bu maddede eşitliği sağlayacak değişikliğin yapılması için verdiği kanun teklifi, Erdal Karademir'in 21 Mart'ta TBMM'de yaptığı ve "Bu tasarı AKP'nin 17 milyon kadın vatandaşa yönelik sınavı olacaktır" dediği güzel bir konuşmanın ardından Meclis gündemine alınmış.

12 Mart'ta TV'deki konuşmamızda "İstenen kanunların, Erbakan'la ilgili yasa konusunda açıkça görüldüğü gibi çok kısa zamanda çıkarıldığını" Sayın Mehmet Ali Şahin'e söylemiştik. Şimdi tekrar hatırlatıyor ve Mal Rejimi'nde yapılan ve büyük kitleleri; bu durumda kadın nüfusun yarısını mağdur eden bu haksızlığın da en kısa zamanda giderilmesini "sesini duyuramayan" tüm kadınlar adına istiyorum.

Kadınlara yapılan ayırımcılığa itiraz ederek yasaya şerh koyduran M. Ali Şahin ile Erdal Karademir, Ahmet Ersin gibi siyasetçilere, bu konuda yapılan programlara ve kadın örgütlerine şimdiden teşekkür borçluyuz.

Süper sunucu!
Salı akşamı Cine 5'te "Başka Yerde Yok" programının ilk konuğuydum. Ali Atıf Bir ile Seray Sever'in sunduğu programı o akşam Ali Atıf'in bir işi olduğu için Cengiz Semercioğlu ile Seray Sever sundular ve beni hayretler içinde bıraktılar.

Senelerce TV programlan yapan bir gazeteci olarak sunuculuğu hakkıyla yapanlan ve yapamayanları biraz anlamışsam eğer, ikisi de bu işte gayet başarılılar... Seray Sever'in televizyon deneyimi artık oldukça iyi, onun başansı, sempatisi, iletişimi sürpriz değil ama meslektaşım Cengiz Semercioğlu'nu ilk kez sunucu olarak yakından izledim ve onun bu konudaki yeteneği benim için sürpriz oldu.

Yılların televizyon eleştirmenliği deneyiminden gelen birikimiyle sorduğu doğru sorular, içtenliği, pozitif enerjisi ve programa kazandırdığı akıcılık süper...

Ekranı yıllardır parselleyen ama aslında bunu hiç de hak etmeyen birçok ismin yanında pırıl pırıl, yepyeni bir tarz ve performans sunuyor televizyona... Bunu duyurmayı bir görev biliyorum, ekranların gerçek başarılara öyle ihtiyacı var ki!

DİĞER YENİ YAZILAR