Öğrenciler Prens Charles’ın arabasına boya atınca...

Haberin Devamı

Yumurta atan öğrencilere 3 yıla kadar hapis cezası verilebilmesi için soruşturma vs başlatılacakmış.

Dün ‘bombalı teröriste af, gösteri yapan öğrenciye şiddet’ demiştim, değiştiriyorum; ‘teröriste af, öğrenciye hapis’.

İşte Paşam yeni Türkiye!

Olaylara katlanabilmek için artık evliya sabrı gerekiyor ki anlaşıldığına göre AKP’nin her dakika döktürdüğü incilere artık kendi hükümetlerinin Devlet Bakanı Hayati Yazıcı da bile bu sabır yok.

İDDİANIN SAHİBİ İSPAT ETSİN

Başbakan’ın “Öğrencilerin arkasında illegal örgütler var” demesi (ki bir türlü varlığı kanıtlanamayan Ergenekon’u kastediyor) Burhan Kuzu’nun ise açıkça “öğrencileri Ergenekon’un sokağa döktüğünü” söylemesi onun bile sabrını taşırmış ve AKP’den farklı bir ses duymayı unutmamıza rağmen nasıl olmuşsa Yazıcı bu konuşmaları eleştirmiş.

“Ergenekon diyebilmek için bilgi, belge olması gerekir” demiş, “rektör istifa etsin demek tepkisel bir davranış” demiş ve bu cümleleriyle Başbakan’ın da, Burhan Kuzu’nun da hatalı konuştuğuna inandığını ortaya koymuş. Tabii “İddia eden iddiasını ispat etmekle yükümlüdür” diyen Başbakan’a “Şimdi bu iddiasını hemen ispat etmesi, Burhan Kuzu’dan da bunu istemesi gerekir, işine geldiğinde böyle, gelmediğinde farklı konuşmak olmaz” da diyebilirdi. O kadarını diyememiş..

ABD’den yazan Dr Okan Öztürk “Bakın İngiltere’de öğrenciler Prens Charles’ın arabasına boya attılar, hiçbir şekilde bu gençlerin arkasında terör örgütleri aranmadı, basın ve muhalefet suçlanmadı. Hükümet rektör ve dekana baskı kuracağına Emniyet Müdürü ile İçişleri Bakanı’nın istifasını istemeli” diyor. Gerçekler yurt dışından bile bu kadar net görülüyorsa göremeyenlerin mazereti nedir?

Wikileaks de Ergenekoncu (!) olabilir

Sorulduğunda hala “dünyayı sarsan ABD gizli belgeleri” nin Türkiye’de iyi anlatılamadığı görülüyor, bu da şaşırtıcı değil zira polis şiddetinden bebeğini düşüren kız öğrenciye suç bulan ya da ona “artistmiş” gibi yakıştırmalar yapan gazetecilerin olduğu bir ülkede normaldir. Bu kadar ciddi suçlamalar var, siz hiç son günlerde Wikileaks’i detaylı şekilde anlatan, “iddiaların kanıtının istenmesi ve cevap verilmesi gerekir” diyen bir TV programı görebildiniz mi?

Diğer ülkelerin televizyonlarında “belge kıyameti” kopuyor, hükümetine çok sayıda iddia yöneltilen Türkiye ise olaya tam Fransız... Hepsi sırayla yapmaktalar, son olarak Hüseyin Çelik “ABD’li diplomatların CHP patentli, CHP malı dedikodularına Sayın Kılıçdaroğlu yalnız hemen daldı” demiş. Buna da ancak “pes” denebilir, zira ABD’li diplomatlar yalnız Türk hükümetiyle değil, her ülkenin iktidarlarıyla ilgili “aynı üslüpla” bilgi göndermişler.

Belgelerde AKP’li bakanların birbiriniz ABD’ye şikayeti, Abdüllatif Şener’in “yolsuzluklara dayanamayarak istifa etmesi” bile var ve kendisi de bunu doğrula-dı. Ve ayrıca ABD özellikle Erdoğan’ın “dedikodu” dediği sorulduğunda ”kesinlikle dedikodu değil, her ülkenin büyükelçileri böyle çalışır” cevabını da verdi. Bu gerçekler ortada dururken Wikileaks belgelerindeki iddiaları da CHP’nin üstüne yıkmak (yoksa ‘gizli örgütler’ daha söylenmedi mi) profesyonellikten pek uzak, birçok olayda yapıldığı gibi zekaları da pek küçümseyen bir çaba olmuyor mu?

ABD VE İSVİÇRE’YE SORUN!

Oysa bu kadar zahmete hiç gerek yok, kolay çözüm mevcut. Defalarca hatırlatıldı; laf ve suçlamayla vakit kaybedeceklerine “tüm soruları cevaplamaya hazırız” diyen Clinton’dan hemen suçlamaların, isteseler, İsviçre’ye başvurarak “hesap olup olmadığının açıklamasını” isteseler şimdiye kadar biterdi.

İddiaların sahibine hiç ses çıkarmayıp CHP’ye “haydi sen iddiayı ispatla” demenin veya bu dünya çapındaki olayda bile ona öfkelenmenin hiçbir anlamı yoktur!

DİĞER YENİ YAZILAR