Oğluma da maşallah, padişah olur inşallah!

Annesi oğlunu beşikte sallarken böyle dua etmişti herhalde... Çocuk padişah oldu. Brunei Sultanı'nın, Arap Emirlikleri şeyhlerinin oğulları bile böyle düğün görmemiştir. Küçük Kerem'i içtenlikle kutluyorum

Haberin Devamı

Annesi oğlunu beşikte sallarken böyle dua etmişti herhalde... Çocuk padişah oldu. Brunei Sultanı'nın, Arap Emirlikleri şeyhlerinin oğulları bile böyle düğün görmemiştir. Küçük Kerem'i içtenlikle kutluyorum.

Ama ailenin işi zor. Okulunun, öğretmenlerinin, arkadaşlarının da... Bu düğünden, bu şaşaadan, bunca altından, değerli hediyeden ve ilgiden sonra diğer beklentilerine nasıl cevap verebilecekler belli değil.

Artık adet oldu, Erdoğan hükümeti döneminde bu binlerce kişilik, 'ağır hediye'li sultan düğünlerine alışacağız besbelli. Kim söylemişti bu sözü; Lale Devri, Papatya Devri, AKP devri..?

Ramazanlarda fakir fukara evlerine konuk olup yerlerde bağdaş kurarak 'halk çocuğu' edebiyatı yapanlar şimdi 'çocuklarının düğünlerinde binlerce davetlinin ve bazen yabancı devlet adamlarının getirdiği değerli hediyeler ve altınlarla' zengin oluyor. Bazıları başında bulundukları Hazine' nin boyutu küçültülmüş benzerlerini çocuklarının sünnet düğününde topluyor. Ve kimseden ses seda çıkmıyor.

Artık ben Tansu Çiller, Mesut Yılmaz gibi eski siyasetçilere (ve daha eskilerine) hepimiz tarafından büyük haksızlık yapıldığına inanmaya başladım. Onlar döneminde hiçbir olayın üstü kapatılamıyor, dosyalar rafa kaldırılamıyor ve aşırı her davranış mikroskop altında incelemeye alınıyordu. Şimdi neredeyse yazanlar, konuşanlar suçluluk duygusu (veya korku) hissedecek, nedir bu değişikliğin nedeni?

Fakirimiz, fukaramız, işsizimiz bitti galiba... Açlık sınırının altında yaşayan milyonlarımız da doydu. Sünnet olmak için bile devlet yardımına ihtiyacı olan çocuk kalmadı. Sorunlar halledildi, borç harç ödendi. Eh, bunca zengin bir ülkede yöneticilerin de zenginlikleriyle övünmeye, oğullarını tahterevanla omuzlarda dolaştırıp, konukları 'otağında' kabul ettirmeye hakkı vardır. Onları da ayrıca kutlarım.

Gazteciler neden hediye almaz?
Gazetecilerin hediye alması, hele de değerli hediyeler kabul etmeleri meslek etiğine kesinlikle aykırıdır. Çalıştıkları gazetenin verdiği gücü 'özel kazanımlar' için kullanamazlar. Gazeteciler bu ilkenin nedenini de iyi anlamak zorundadırlar. Hediye veya 'özel bir ilgi' kabul eden basın mensubu bağımsızlığını da bir anlamda yitirir. Kendini borçlu hisseder.

Peki gazeteciler için geçerli olan bu kural siyasetçiler için de (ve hatta daha çok) geçerli olmalı değil midir?

Demek ki artık değil!

Şimdi ikinci paragrafa dönelim; aslına bakarsanız ben Kerem Babacan'ın bu tür bir düğünü kendisinin isteyip istemediğini merak ediyorum. Akıllı bir çocuk, o durumda arkadaşlarına alay konusu olabileceğini bile düşünür. Aynı zenginliğe sahip olmayan çocukların üzüleceğini, özeneceğini de... Acaba bugüne kadar takdir toplayan Bakan Ali Babacan ve eşi oğullarını bu yaşta bu gösterişe, bu 'güç duygusuna' alıştırmakla doğruyu yaptıklarına inanıyorlar mı onu da merak ediyorum.

Bırakın lordların, Avrupa, ABD trilyonerlerinin, başkanlarının çocuklarına her zaman sınırlar koymalarını, İngiliz prensi William'ı neden yokluk şartlarında yaşatıp, tuvalet temizlettiklerini hiç düşündüler mi acaba?

Bizim gösteriş seven, sonradan görme bazı zenginlerimiz hiç düşünüyorlar mı?

DİĞER YENİ YAZILAR