Ödüllü eğitim!!

Halimiz gerçekten "içler acısı" mı, bana mı öyle geliyor

Haberin Devamı

Halimiz gerçekten "içler acısı" mı, bana mı öyle geliyor. Daha önce arada bir oluyordu, artık okuduğum her haber cinimi tepeme sıçrattığına göre "acıya dayanma eşiği" m de düşmüş olabilir.

Dershaneler ÖSS yarışında öne geçebilmek ve elbette bu sonucu paraya çevirebilmek için yarışa girmişler. Kimi son model BMW veriyor dereceye girenlere, kimi Peugeot ve hatta kimi traktör... Yakında rekabet hızlandıkça otobüs, daire, müstakil ev verecekleri de duyabiliriz. Zira kazanan öğrenci listesinin afişlerini dershane duvarına boydan boya asanlar zaten kaybettikleri araba paralarını anında çıkarıyorlar. Zarar yok yani...

Medeni ülkelerde bunun benzerini görebilir misiniz; hayır... Zira bu durum bir ülkenin eğitim sisteminin çökmüş olduğunun açık ifadesidir ve hiçbir gelişmiş ülkede buna izin verilmez. Devletin, hükümetlerin öncelikli görevi toplumun eğitim sorununu çözmek, sistemde hata varsa onu gidermektir.

Bizde malumunuz "hükümet" dedin mi öncelikli işi her konuyu ve hatta "din" i istismarla oy toplama, partisine devlet kesesinden gelir kaynağı yaratma, kadrolaşma, kendine yakın "sermaye"ye kazanç yolu bulma vb. vb'dir. Onun için de düştüğümüz hallere, eğitim sistemine filan şaşmamak lazım aslında.

Dershaneler bir de kalkıp verdikleri ödüllere makul açıklama bulmaya çalışıyorlar. Oysa onların açısından da tutar tarafı yok işin; öğrenciden özel okul fiyatı gibi milyarlarca lira kurs parası alacaklarına, başarılı olacaklara araba vaad edeceklerine fiyatları biraz düşürseler, fakir ama başarılı öğrencilere ücretsiz "kurslara katılma" hakkı sağlasalar daha olumlu bir iş yapmış, haksız rekabeti biraz azaltmış olurlardı.

Devlete gelince... Dershanelerin sağladığı eğitimi okullarda veremediği için öğrenciler okulu bırakıp dershaneye koşuyorlar. Bunun sonucunda, milyonlarca öğrenci arasından çok az sayıda "şanslı" üniversiteye kapağı atabildiği için büyük çoğunluğa bunalım reva görülüyor. Ailelerin ve gençlerin yıllar süren çabası, maddi manevi fedakârlıkları hüsranla sonuçlanıyor.

İşsizliğe çare bulunmadığı, mevcut üniversite mezunlarının bile çoğu açıkta olduğu için zaten girenlerin "bitirince ne olacağı" da soru işareti... Gençler bir yandan üniversiteye hazırlanırken, bir yandan da bu soruyu soruyorlar çevrelerine...

Devlet yetersiz, devlet çözümsüz. Hiç değilse zaman kaybetmeden öğrencilere "sınavda başarı sağlayamamanın dünyanın sonu olmadığını" psikolog yardımıyla anlatan TV programlarına yapsınlar.

Moral bozukluğunun çok kötü sonuç verebildiğini gördük daha önce... Yenilerini görmek istemiyoruz!

"Altın kalpli"lerden 6 milyar!
Geçen hafta Çapa'da yatan 25 yaşındaki felçli gencin durumunu yazmış, sizlerden "gönlünüzden kopan ne olursa olsun, yardım" istemiştim. Çocukluğunda düştükten sonra felç olan, tüm yaşamını tekerlekli sandalyede geçiren ve şimdi de "devamlı oturmaktan omuriliğinde oluşan büyük kanserli kitle" nedeniyle hayati tehlikeyle karşı karşıya olan bir genç hasta...

Ameliyat 15-16 saat sürecek ve çok tehlikeli.

Ama o "yaşamak istiyorum" diyor. Ailesi 10 milyar TL'yi borç/harç bulmuş ama daha 20 milyara ihtiyaç olduğunu belirtiyordu.

Yazımdan sonra birkaç gün içinde, verdiğim hesapta 6 milyar TL birikti. Para gönderen altın kalpli okurlarıma sonsuz teşekkürler ediyorum.

Günümüz hayat koşullarında 50 milyon bile ayırmanın, hem de hiç tanımadığımız biri için ayırmanın güçlüğünü biliyorum. Ama unutmayın her birimiz bırakın 50'yi, 20 milyon göndersek, birikerek milyarlar tutuyor.

Göndermeyenlere sesleniyorum; ne demiş atalarımız "İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir"... Yapın bu iyiliği birgün, bir yerde yine iyilik olarak size döner. Yardım etmek isteyenler için hesap numarası: Akbank Yeniköy Şubesi, No: 31662, ağabeyi Hasan Yalçın'ın hesabı.)

Akbank'tan da bir kez daha "transfer ücreti almamalarını" rica ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR