Obama size daha ne desin?

Haberin Devamı

Aman ne yakışıklı”, “Ay pek de güzel ve farklı konuşuyor”, “Ermenistan sınır kapısını açın” buyurdu, hemen yapalım ve daha neler neler... Sadece “baktığını gören” gözler Obama’nın da “gerekeni”, kendi işine geleni yapacağını göremiyordu yine.

Hükümet, Türkiye’yi “yol haritası belirledik”, “çerçeve belirledik” diye oyalarken soykırım suçlamasına ve Ermenistan’ın Karabağ işgali ile zulmüne son vermesi için elimizdeki tek koz olan Ermenistan sınır kapısını haftada bir gün açmaya karar verdi.

“Karabağ’dan asla çekilmeyeceğiz, soykırım iddiasından da vazgeçmeyeceğiz” diyen Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan Ermenistan’a yapılan “Soykırımı anma günü”nde de şöyle konuştu:

“Osmanlı İmparatorluğu 94 yıl önce devlet seviyesinde Ermeni soykırımını yaptı. Her masum kurbanın bir acı hikâyesi, bir ailesi var. Ermeni milleti ‘soykırım suçunun kınanmasını’ sağlama çabalarında tek başına değil. Tarihî adalet için mücadele veren Türk aydınlarını destekliyoruz (...) Ama soykırımın Türkiye tarafından tanınmasını Türkiye ile ikili ilişkilerin kurulması için ön koşul olarak dayatmıyoruz.”

1915 öncesinde ve sonrasında Ermeni çetelerinin Anadolu’nun dört bir yanında kestiği, yaktığı, işkencelerle katlettiği Türklerin, hamile kadınların, dedelerin ailesi yokmuş gibi, ilk Ermenistan Başbakanı Kaçaznuni’nin “Bütün hata bizdeydi, Osmanlı’yı arkadan vurduk, tehcire mecbur ettik” sözleri bilinmiyormuş gibi, “tarihî adalet” tek tarafa lazımmış gibi adaletten, ailelerden söz ediyor. Aynen “Taner Akçam, Halil Berktay, Elif Şafak, Fatma Müge Göçek” ve bir grup akademisyenin ABD gazetelerine yazdıkları; “Türk devleti soykırımı inkâr etmesin, kabul etsin” anlamındaki makalelere Ermeni lobilerinin teşekkür yağdırıp methiyeler dizmesi gibi Türkiye’de “soykırıma destek imza kampanyası” yapanlara da minnet duygularını belirtiyor. Ve sıra küstahlığa geliyor:

“İkili ilişki için

Türkiye’nin soykırımı kabulünü dayatmıyoruz.”

Sanki kapının açılmasını daha çok biz istiyoruz da beyefendi lütfediyor, dayatmıyor... Ortada dış politika diye bir şey olmayınca, tek ölçü “Obama’nın dayatması” olup, tavizler verilip, Türkiye dik duramayınca konuşur elbette. Bir de onu dayatsa tam olacaktı zaten.

Şimdi bizim hükümet “Ama efendim iki ülke tarihçilerinden oluşan komisyon kurulacak, Dağlık Karabağ’dan ’çekilme süreci için müzakere’ler başlatılacak” oyalaması yapıyor, sınırı açma kararına “mantık kılıfı” bulmaya çalışıyor.

Bunların ikisinden de hiçbir sonuç çıkmayacağını ama yine de o kapının artık açılmış olduğunu hepimiz biliyoruz.

CESUR TÜRK BÜYÜKLERİ

Buna karşılık Obama ne yaptı; soykırım sözcüğünü kullanmadan Ermeni tehcirini (Osmanlı toprakları içinde Anadolu’dan başka bir yere nakil) 20. yüzyılın en büyük gaddarlıklarından biri diye niteledi,

Ermenilerin Osmanlı tarafından katledildiğini de söyledikten sonra Ermeni diasporasının soykırım için kullandığı, “büyük felaket” anlamına gelen “Meds Yeghern”i kullandı ki kendisinden önceki başkanları bunu yapmamıştı.

Ayrıca, olayları çete katliamlarıyla Ermenilerin başlattığını hiç hesaba katmadan (bildiğinden bile emin değilim) yakın gelecekte Ermenistan’la uzlaşma için Türkiye’yi ’soykırıma kabule’zorlayacaklarının işaretini de “1915 olayları insanın insana insanlık dışı davranışının karanlık çehresini bize hatırlattığı gibi, geçmişte yaşananları kabullenmek uzlaşmanın gereğidir” dedi.

Bu arada, Obama da konuşmasının bir başka bölümünde “Ermenilerle Türkler arasında ve Türkiye’nin kendi içinde cesur ve önemli bir diyalog sürüyor” derken yine imzacıları kastediyor.

Her ne kadar “Ermeni diasporası memnun olmadı” filan dense de onlar Obama’nın “kendilerine yarayan” bir konuşma yaptığını, hedefe yaklaştıklarını anladılar.

Obama bu yıl bu kadar söyledi, gelecek yıl 24 Nisan’da “soykırım” da der, sonra geriye kalan ülkelere kabul ettirip “Türkiye’nin AB’ye girişi için kabul etmesi şartını” da getirirler. Sıra gelir toprak ve tazminat isteğine...

“20. yüzyılın ilk soykırımcısı Türkler” alınlarına yapıştırılmış etiketleriyle bir 10-15 yılı da toprak, tazminat tartışmalarıyla tüketir, sonunda “bir başka Obama” nın dayatmasıyla onu da kabul ederler.

Haydi geçmiş olsun.

DİĞER YENİ YAZILAR