“İki koyun bile gütmeyenler” muhabbetini tartışırken ortaya deve konusu çıktı. Artık “Havaalanı apronunda bir deve bile kesmeyenler”in de siyasi literatürümüze girmesi gerek.
“Ne konuşuyonuz siz, havaalanı apronunda deve kesip arkasında poz verebildiniz mi” diyeceksiniz örneğin... Deve kesmediyseniz “fazla lâfın lüzumunu mevzubahis alâkadar etmez” yani...
Kime rastlasam konu dönüp dolaşıp Havaalanında uçakların yolu üstünde kesilen deveye geliyor. Gelince de konuşan herkes dehşetini belirtmek için gözlerini iyice açıp elini ağzına kapatıyor. Hani Türkiye çok rezalet, çok “güleriz biz ağlanacak halimize” durumu yaşadı ve hâlâ yaşamakta ama bu da hepsinin üstüne tüy dikenlerden biri...
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım gazetecilerin “Deveyi kesen THY Uçak Bakım Başkanı Şükrü Can’ın görevden alınması yeterli mi” sorusuna “Ne yapalım asalım mı” cevabını vermiş. Sonra da eklemiş:
“THY imajını kısa sürede düzeltir, bizim insanımız hoşgörülüdür.”
İnsanımızın fazlasıyla hoşgörülü ve hatta fazlasıyla unutkan olduğuna hiç şüphe yok. Zaten bu tür olaylarda -skandallarda desek daha doğru- yönetimlerin güvendiği de hep bu; “unuturlar, unuturlar”...
Her şeye “alışırlar” ve her şeyi “unuturlar”.
Yalnız söz ettikleri imaj meselesi sadece içerde kendi toplumumuzun unutması veya hoşgörüsü ile ilgili değil. Bakan Yıldırım “globalleşme”nin anlamını biraz hatırlamak zorunda, artık İstanbul’daki öksürük anında Brüksel’den veya New York’tan duyuluyor.
Rezaletler Türkiye ile sınırlı kalmıyor, dünyaya rezil oluyoruz.
Elbette sorumluları asacak değiller ama yapacakları önemli bir şey var; bu kafadaki insanları hiç değilse önemli, sorumlu görevlere getirmemek.
THY’den TRT’ye ve çocuk yuvalarına kadar “bu kafa”yı yönetim kademelerine yerleştirdikleri ve hâlâ yerleştirmeye çalıştıkları için skandalların arkası kesilmiyor.
Aslında sadece deve rezaleti o şahsı o göreve veren kişinin de gitmesini sağlardı, üstünde bulunan yöneticilerin de...
Dua etsinler ki burası Türkiye ve maalesef insanların “hoşgörüsüne”, “zayıf hafızasına” sığınarak kurtulabiliyorlar!
Mehmet Ağar’ın şifreleri çözülecek!
Bugüne kadar konuşmaları en çok tartışma yaratan genel başkanlardan biridir DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar.
“Dağda silahla dolaşacaklarına düz ovada siyaset yapsınlar” dedi, olay oldu.
Musul, Kerkük için “Yozgat’tan ne farkları var, insan kendi toprağında gümrükle ticaret yapar mı” dedi, olay oldu.
“Bizim hükümetimizde asker konuşamaz” dedi, günlerce tartışıldı. Ve bu konularda da, diğer konularda da konuşmaları hiçbir zaman tam olarak anlaşılamadı.
Aylardır televizyona çıkmayan Mehmet Ağar bugün öğleyin (saat 12’de) Her Açıdan programında konuk olacak. Meslektaşım Gülay Göktürk’ün de katılacağı programda Ağar’ın bugüne kadar yaptığı konuşmalarda ne demek istediğini anlamaya çalışacağız.
Bu Meclis’in, son aylarında cumhurbaşkanı seçmesinin yanlış olduğunun, bu nedenle önce genel seçim yapılmasının gündeme geldiği bir sırada DYP Genel Başkanı’nın şifreli konuşmalarının açılması daha çok önem taşıyor.
Onun için bir kez de ben hatırlatmak istedim; 12’de STAR’da olacağız.

