Tarhan Erdem in NTV için yaptığı seçim anketinin yine NTV'de tartışıldığı Oğuz Haksever'in "Büyük Seçim Araştırması programı bugüne kadar yapılan seçim programlarının herhalde en enteresan olanıydı. Sadece bu nedenle bile programın basın masasında yer almaktan memnunluk duydum.
Anketten çıkan ve üç büyük şehirden ikisinde AKP'nin açık farkla kazanacağını gösteren sonuçlar çok yönlü olarak değerlendirildi. Programda konuşmacıların çoğu "AKP'nin her gelir grubuna ve her kesime, kendi öz seçmeninin dışındakilere de cazip hale geldiğini" sık sık dile getirdiler.
Benim sadece bir köşe yazarı olarak görüp izlemekten farklı bir siyasi deneyimim var. Demokrat parti döneminden başlayarak 25 yıl milletvekili ve senatör olarak görev yapmış bir siyasetçinin çocuğu olmak. Çok genç yaşlardan itibaren siyaseti anlayarak, öğrenerek yetişmiş olmak. Bu özelliğin bana belki biraz daha farklı bir analiz yeteneği kazandırdığını sanıyorum.
Konuşmalarımda sonucun "AKP'nin her kesime cazip bir parti" olmaya başlamasından çok, güçsüz bir rakibe karşı oynayan, hatta karşısında rakip bulunmayan bir futbol takımına benzemesinden kaynaklandığını anlatmaya çalıştım. Ki bence bu seçimi kendisinden öncekilerden daha ilginç hale getiren de bu özelliğidir.
Görünüşte AKP, üyelerinin değişim geçirdiğini bir ölçüde kabul ettirmiş, Avrupa Birliği ve Kıbrıs konularında çözüm arayan, ekonomik önlemleri ve IMF politikalarını benimseyen ve devam ettirmek niyetinde olan bir tablo sergilemiş bir parti. Bu özelliğiyle, bugüne kadar merkez sağın belli başlı partilerine oy vermiş seçmenden de çok sayıda oy kazandı.
Zaten seçmenin -her ne kadar üç şehirdeki anket tamamen bütün Türkiye'yi yansıtamazsa da- bu üç partiyi neredeyse sıfırın altına indirmek istediği sonuçlardan açıkça görülüyor. Belediye seçimlerinde, tek parti iktidarlarının başarılı olacağı zaten bellidir ve daha önce örnekleri görülmüştür. Hele bir de Başbakan, Maliye Bakanı ve Dışişleri Bakanı'ndan başlayarak hükümet üyeleri, açıkça kendi adaylarının kazandığı yerlere "kolaylık sağlayacaklarını" belirtmişlerse daha da çok bellidir.
Ama burada, genel seçimden sonra geçen sürenin kısalığı nedeniyle daha henüz vatandaş tarafından verilen kredinin sürmekte oluşunun, ekonomi, işsizlik, vergi, terör, deprem, eğitim, sağlık ve her konunun çözümü için toplumun hâlâ sabırla beklemekte olmasının da önemli rolü var. Biz sabırlı bir milletiz. ABD'de veya Avrupa ülkelerinde hükümet seçildikten hemen sonra bu konulardaki basan grafiği çizilmeye başlanır. Biz senelerce bekleriz.
Kısacası bu seçimde çok sayıda faktör iktidar partisine şans getirmektedir. Ruşen Çakır'ın dediği gibi, kendi iradesi ve tercihi dışındaki "Irak Sava-şı'na girmeme" olayı da bunlardan biri... Ama bence en önemlisi halkın, diğer partileri, CHP dahil cezalandırma isteği ve öfkesidir.
Bu istek ve öfke devam ediyor. Şimdi, yerel seçimlerden önce de toparlanmayan, birleşmeyi reddeden veya proje üretmek yerine iç ve dış kavgalarla zaman tüketen sağ ve sol partiler mecbur kalacaklar.
Değişim veya yeniden oluşum ve yeni liderler artık tercih değil, zorunluluk olacak. Bütün bu nedenlerle AKP'nin fazla heyecana kapılmaması, "tek ve güçlü parti" psikolojisine girmemesi lâzım. Bizim halk öyle çabuk karar değiştiriyor ki!
15 günde konuşma
Kısa süre önce kekemeliği bilgisayar yardımıyla tedavi eden KONUŞMA MERKEZİ'nden söz etmiştim. Bazı okurlarımız adresini bulamamışlar. Ben buldum, veriyorum: İstiklâl Caddesi, 73-74, Sekban İş Hanı Kat 6, D-11 Beyoğlu, İstanbul
Bu arada, şizofreni hastalan için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde "İkinci Evimiz" adlı yeni bir hastane açılmış. Hastalara ve yakınlarına büyük kolaylıklar sağlayabilecek bu hastane için de Üniversite'den bilgi alabilirsiniz.
NTV anketi bize ne anlattı?
Tarhan Erdem in NTV için yaptığı seçim anketinin yine NTV'de tartışıldığı Oğuz Haksever'in "Büyük Seçim Araştırması programı bugüne kadar yapılan seçim programlarının herhalde en enteresan olanıydı
Haberin Devamı

