Yılbaşı haberlerine bakıyorum, baktıkça cinim tepeme çıkıyor. Yolda yürürken bir araba gelip iki gence çarpmış. Doğal olarak kızmış ve söylenmişler. Bunun üzerine araçtan inen biri gençleri bıçaklayıp kaçmış. Biri ölmüş, diğeri kurtulmuş.
Anne ile oğlu aşırı sürat yüzünden TEM'den uçarak hayatını kaybetmiş. Üniversiteli bir genç içki ve esrardan sonra Ecstasy aldığı için ölmüş.
Gözcü Gazetesi Yayın Yönetmeni Rahmi Turan'ın sekreteri, içkili bir sürücünün içinde bulunduğu araca çarpması ile yaşamını yitirmiş. Ve daha bir sürü benzer olay...
Söylerken dile kolay (ki hiç de öyle gelmiyor bana) ama ateş düştüğü yeri yakar, kaç aile ihmâl ve bile bile yapılan yanlışlarla yeni yıla içi yanarak girdi.
Nedir bütün bu sersemliğin nedeni artık araştırsak diyorum... Bu sınırları zorlama, aykırı davranma, başkalarının hayatıyla oynama, bu saldırganlık nedir? Niye kuduruyoruz?
Düzgün yaşamak, kendine ve diğer insanlara ve de yasalara, kurallara saygılı olmak bu kadar mı zor?
Tanrım, dönüp dolaşıp TV'leri, en yaygın iletişim aracını suçlamaktan kendimi alamıyorum. Hiçbir kanalda, hiçbir önemli sorunun çözümüne yardımcı olacak program yapılmıyor. Bu yapılmadığı gibi dizilerin tamamında küfürden, kavgadan, hakaretten geçilmiyor. Sanki milletin 'normal ve tek' konuşma, davranış yöntemi bu... Tutturmuşlar bir reyting çılgınlığı, abuuk subuuk ne varsa sürüyorlar önümüze.
Sinyal
Bir de üstelik en fazla rezillik içereni kim yapmışsa, öbürleri "Tüh biz kaçırdık" diye hayıflanarak. Bu gidişle sonunda ilginç olmak adına "Sex and the City" benzeri dizilere varacak iş.
Tek bir düzgün program geliyor aklıma; Show TV'deki Sinyal... Trafik kurallarını, dünya televizyonlarından da alıntılar yaparak, araya eğlence sıkıştırarak, ünlü isimleri direksiyona geçirerek o kadar güzel öğretiyorlar ki ödül verme imkânım olsa en büyük TV ödüllerini "Sinyal"i hazırlayanlara verirdim.
Bu arada TRT'nin de, reyting derdi olmamasına, binlerce çalışanına, devletin döktüğü trilyonlara rağmen etkileyici, beğenilen, eğitici programlar yapamadığını, Ayşe Özgün, Mehmet Barlas, Baki Özilhan gibi isimlerin düzeyli programlarını da bitirdiğini hatırlatmadan geçemeyeceğim. Bir program kötüyse durdurulması anlaşılabilir; örneğin Ayşe Özgün'ün "TRT'de görülmemiş derecede kaliteli" programı (ve diğerleri) hangi nedenle bitirildi açıklasınlar millete değil mi? Siyaset midir neden, başka bir şey mi insanlar anlasın.
TRT keyfî uygulamalar yapılan bir kurum olamaz. Her yeni genel müdürde ümitle bekliyoruz ama ne yazık ki boşa çıkıyor beklentiler.
Çok yazık!
"Kadından Sorumlu"Bakan değişiyor mu?
Yeni yılda değişecek bakanlar arasında "Kadın ve Aileden Sorumlu" Bakan Güldal Akşit'in de adı geçiyor. "Olabilir" diyeceksiniz, biliyorum. Evet, olabilir, diğerleri değişebiliyorsa o da değişebilir ama bir değişiklik TV konusunda da söylediğimiz gibi "daha iyi"ye doğru yapılacaksa kabul edilir.
Onun yerine bir başka kadın milletvekilinin adı dolaşıyor fısıltı gazetesinde ki erkek milletvekili olsa bu kadar itirazla karşılanmazdı. Adı geçen hanım, TCK'nın tartışılma döneminde kadınlarla ilgili her olumsuz durumda (bunu düzeltmek için konuşacağına) parti yönetiminin gözüne gireceğini düşünerek hiçbir milletvekilinin yapmadığı "kadın karşıtı" konuşmalar yapmıştı.
Hafızalar o kadar da kötü değil, herkes hatırlıyor ve "Aman Allah korusun" diyor.
Bu kadar ciddi şiddet olayları, genç kız ve çocuk tecavüzleri, bu nedenle intiharlar yaşanan, kadın sorunları çözülmemiş bir ülkede böyle birini bakan yaparsanız kimse kabul etmez.
Hatırlatmış olayım.
Niye kuduruyoruz ki?
Yılbaşı haberlerine bakıyorum, baktıkça cinim tepeme çıkıyor. Yolda yürürken bir araba gelip iki gence çarpmış. Doğal olarak kızmış ve söylenmişler
Haberin Devamı

