Gamze Özçelik olayının üzerinde ısrarla durmamın nedeni bu olayın ciddi ve en kısa zamanda önlenmesi gereken bir toplumsal sorun haline gelmesi... Dün iki değerli kadın hukukçumuzla yaptığım konuşmayı okuyanlar o hukukçuların benzer olaylarla ne kadar sık karşılaştıklarını anlamışlardır.
Bunun önünü alabilmenin tek yolu da mevcut örneklerin peşini bırakmayarak sonuna kadar takipçisi olmamızdan geçiyor. Ben Pazartesi günü Show TV'de Serap Ezgü'nün bu konuyla ilgili sorularını cevaplarken, programda konuk olan erkek hukukçu "Gamze Özçelik'in tecavüz olayı gerçekleştiğinde, olaydan hemen sonra neden şikayetçi olmadığını" sordu. Ona ve izleyicilere "Türkiye'de bir kadının bundan dolayı tenkit edilemeyeceğini, toplumumuzda tecavüz mağduru kadınların hayatlarının sonuna kadar mağdur bırakılmaları, 'namusu elden gitmiş'gözüyle bakılmaları yanında neredeyse suçun da onlann üzerine yıkıldığını" anlattım.
Aynı noktaya dün SKY Türk TV'de özel yaşam, ilerleyen teknolojinin yarattığı tehlikeler ve hukuki çözümlerle ilgili olarak sorulan soruları yanıtlarken de değindim.
Nitekim gördük ki Özçelik'in "tecavüz ettiğini" ileri sürdüğü erkek arkadaşı "Biz onunla zaten karı koca hayatı yaşıyorduk, bunu neden yapayım ki" dediği anda tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. O suçlu mudur, değil midir henüz bilmiyoruz ama tecavüze uğrayan kadın, bulunduğu odanın o şahsın annesine ait olduğunu bile söyledikten sonra bu kadar kolay salıvermenin anlamı nedir?
Bu ülkede yuvada küçük çocukları taciz eden müdürler tekrar yuvaların başına getiriliyor.
Bu ülkede küçük kızlara toplu olarak tecavüz edenler halâ serbest bırakılıyor. Ve bu ülkede tecavüze uğrayan kızlar halâ aileleri tarafından öldürülüyor.
Eşe tecavüz
Bu ülkede havaalanına bomba koyan teröristler de cezasını çekmeden tahliye ediliyor. Suçlu ile suçsuzun farkının kalmadığı, siyasetçilerin bile doğru ile yanlışı birbirine karıştırdığı, masum insanların ve mağdurların hukuk kaosunun cezasını çektiği bir ülkede adaleti arayamaz ve hatta adaletten hiç söz edemezsiniz.
Köşemde yakında röportajını yayımlamaya devam edeceğim iki ünlü kadın hukukçudan biri, Hülya Gülbahar: "Kadının rızası yoksa olay tecavüzdür. Erkeğin sevgili, nişanlı veya koca olması hiç bir şeyi değiştirmez" diyor ve bir erkek hukuk profesörünün "Karımla şehvetimi tatmin etmişsem buna tecavüz mü diyeceksiniz" sözünü hatırlatıyor:
"Evet, karınız istemeden eylem gerçekleştiriliyorsa tecavüzdür. Kadını malı, mülkü gibi gören anlayış sürdüğü içindir ki erkekler boşanmak isteyen karılarına karşı dayak, şantaj, silahla rehin alma, öldürme gibi suçları halen işleyebiliyorlar."
Erkekler değişiyor!
Gamze Özçelik olayıyla ilgili olarak erkek okurlarımızdan da kadınlarla aynı tepkiyi gösteren çok sayıda mektup geliyor.
"Artık erkekler olarak, bu yapılan pisliklerin, onda biri kendi kızlarımıza ve eşlerimize
yapıldığında nasıl da aslan kesildiğimizi, hatta namus kirlendi diye namusumuzu nasıl temizlediğimizi düşünüp bu ilkelliklerden kurtulmamız, kadınlar gibi, bir insan olarak özeleştiri yapmamız lâzım" diyen Koral Özdemir bunlardan sadece biri.
Mehmet hiç ayrılmadı
Özçelik'in nişanlısı Mehmet Mutlu'nun ablası Zeynep Mutlu Kulaberoğlu ise bana gönderdiği mailde yazıma teşekkür ediyor ve şunları söylüyor:
"Mehmet Gamze'den hiç ayrılmamıştır (...) Bu acı olayda Mehmet muhtemelen Türkiye'deki birçok erkeğin yapmayacağını yaptı ve halâ da kesintisiz devam ediyor. Kendi psikolojisi de bozulmasına rağmen güçlü olarak sözlüsüne destek çıkıyor. Bu destekler de profesyonel yardımlarla devam ediyor. Mehmet Gamze'yi evden hiç bir zaman kovmadı Gamze zaten Mehmet'in evinde (ailesiyle yaşıyor) kalmak istememiştir.
Her ikisi de ailesiyle yaşayan gençlerdir.
Bu tip haberleri nasıl uydurduklarını biz de, onlar da anlayamadık. Dedikodu mahiyetinde çıkan uydurma haberlere inanıp acele eden ve sabırsızlıkla kötü yazılar yazan tüm gazetecilere de önyargı ve araştırmadan yazı yazmanın yanlış olduğunu anlatmak isterdik.
Sadece iyi niyetli, üzüntülü, şevkatli olmasına rağmen neredeyse tecavüzcü kadar tepki çeken biri haline gelmenin bir insan için çok zor olduğunu da maalesef bu düşüncesiz ve sabırsız gazeteciler zaten anlamak istemeyeceklerdir.
Size tekrar teşekkür ederim. Saygılarımla, Zeynep Mutlu Kulaberoğlu"
Bilmem ki ne kadar çok şey öğrenmekte olduğumuzun farkında mısınız?
(Not: Sevgili okurlarım, dün köşemde röportajın 5. sayfada yayımlanacağını söylemiştim. Ben gazeteden saat 20.30'da çıktığımda oradaydı, sonradan değiştirilmiş ve 12. sayfaya alınmış. Elimde olmayan bu hatadan dolayı yine de ben özür diliyorum.)
Türkiye'nin üyeliği için tıklayın!
Bugünlerde Alman N-TV sitesinin linkinde
Türkiye'nin AB'ye girişi oylanıyormuş. isteyenler "ja" diyebilirler.
http://www.n-tv.de/5463250.html adresinde ja kutusunu işaretleyip "abstimmen"e basarak.
Son duruma göre 2418 oy verenin % 29'u evet, % 71'i hayır imiş. Ne kadar değiştirebiliriz bilmiyorum ama acele etsek iyi olur!
"Nişanlı" nın ablasından mektup!
Gamze Özçelik olayının üzerinde ısrarla durmamın nedeni bu olayın ciddi ve en kısa zamanda önlenmesi gereken bir toplumsal sorun haline gelmesi...
Haberin Devamı

